Doktorsitesi.com

Tekrarlayan Düşükler

Op. Dr. Semih Hızıroğlu
Op. Dr. Semih Hızıroğlu
25 Şubat 2016132 görüntülenme
Randevu Al
  • Tekrarlayan düşükler, genellikle iki veya daha fazla gebelik kaybı yaşanması durumunda detaylı inceleme gerektiren ve kadınların yaklaşık %1'ini etkileyen kronik bir sorundur.
  • Düşüklerin temel nedenleri arasında rahimdeki anatomik bozukluklar, genetik kusurlar, hormonal hastalıklar ve pıhtılaşma sistemi bozuklukları gibi faktörler yer almaktadır.
  • Sağlıklı bir gebelik süreci için ideal vücut kitle endeksine sahip olmak, zararlı alışkanlıklardan kaçınmak ve mevcut sistemik hastalıkları kontrol altına almak kritik öneme sahiptir.
Tekrarlayan Düşükler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tekrarlayan Düşük Nedir ve Kimlerde Görülür?

Fark edilen tüm gebeliklerin yaklaşık %15-20’si düşükle sonuçlanmaktadır. Ancak daha önce hiç canlı doğum yapmamış ve 2 veya daha fazla gebelik kaybı yaşamış kadınlarda bu risk oranı %40’a yaklaşmaktadır. Tekrarlayan düşükler, klasik tıbbi literatürde ardışık 3 veya daha fazla kayıp olarak tanımlansa da, günümüzde özellikle kısırlık tedavisi sonrası yaşanan iki kayıp, detaylı incelemelerin başlatılması için yeterli kabul edilmektedir. Genel popülasyondaki kadınların yaklaşık %1’i bu kronik sorunla karşı karşıya kalmaktadır.

Tekrarlayan Gebelik Kayıplarının Temel Nedenleri

Tekrarlayan düşüklerin altında yatan faktörler oldukça çeşitlidir. Yapılan araştırmalar; anatomik, genetik, hormonal, mikrobik ve çevresel etkenlerin yanı sıra bağışıklık ve pıhtılaşma sistemindeki kusurların da bu duruma yol açabileceğini göstermektedir. Bu nedenleri şu başlıklar altında incelemek mümkündür:

1. Anatomik Faktörler ve Rahim Yapısı

Rahimdeki doğuştan gelen şekil bozuklukları (septum, çift rahim) veya sonradan gelişen myomlar ve polipler gebelik kaybına zemin hazırlayabilmektedir. Özellikle kürtaj sonrası gelişen rahim içi yapışıklıklar, embriyonun yerleşmesini ve sağlıklı kanlanmasını engelleyerek düşüğe neden olur. Bu tür anatomik sorunlar ultrasonografi ve histeroskopi yöntemleri ile tespit edilerek cerrahi girişimlerle tedavi edilebilir.

2. Genetik Kusurlar

Erken dönem gebelik kayıplarının yarısından fazlası genetik sorunlardan kaynaklanmaktadır. Bu sorunların büyük bir kısmı anne veya babadan kalıtımsal olarak geçmemekte, fetüsün gelişimi sırasında tesadüfen oluşmaktadır. Bununla birlikte, tekrarlayan düşük vakalarının %2-4’ünde ebeveynlerden gelen kalıtsal genetik kusurlar mevcuttur.

Genetik Bozukluk TürüAçıklama
Dengeli TranslokasyonlarEn sık görülen yapısal kromozomal bozukluktur.
Diğer AnomalilerMikrodelesyonlar ve Robertsonyan translokasyonlar.
Tanı YöntemiDüşük materyalinin ve ailenin genetik incelemesi.

3. Hormonal ve Sistemik Hastalıklar

Kontrol altına alınmamış diyabet (şeker hastalığı), tiroid hastalıkları ve diğer sistemik rahatsızlıklar, yumurta ve endometriyum gelişimini bozarak düşüğe yol açabilir. Gebelik öncesinde bu hastalıkların tespit edilip kontrol altına alınması, gebelik sonuçlarını anlamlı ölçüde iyileştirmektedir.

Bağışıklık Sistemi ve Gebelik İlişkisi

Gebelik sürecinde annenin bağışıklık sistemi, babadan gelen antijenleri yabancı olarak algılamamak için çeşitli adaptasyonlar geliştirir. MHC II antijenlerinin üretilmemesi veya blokan antikorların gelişimi bu sürecin parçasıdır. Bağışıklık sisteminde üretilen bazı maddeler gebeliği desteklerken (Th2, Il-3, Il-4, Il-5, Il-10, Il-13), bazıları (Th1, TNF-alfa, Il-2) zararlı etkiler gösterebilir.

Özellikle Th1 sitokinlerinin plasentaya doğrudan zarar verdiği düşünülmektedir. Kanda natural killer (katil hücre) düzeyinin yüksekliği ile üreme sorunları arasında bir bağ kurulsa da, bu durumun gebelik kayıplarındaki rolü halen tartışmalıdır. Günümüzde bu alandaki sorunlara yönelik rutin bağışıklık sistemi testleri ve IvIG veya lökosit aşılaması gibi tedavilerin faydası büyük ölçekli çalışmalarda henüz kanıtlanmamıştır.

Pıhtılaşma Bozuklukları (Trombofili)

Vücuttaki pıhtılaşma ve pıhtı eritme (fibrinoliz) dengesinin pıhtılaşma lehine bozulması, plasenta damarlarının tıkanmasına neden olarak düşüğe yol açabilir. Bu durum hem doğumsal hem de edinsel kusurlardan kaynaklanabilir.

  • Sık Görülen Kusurlar: Faktör V Leiden mutasyonu, protrombin gen mutasyonu ve hiperhomosisteinemi.
  • Nadir Görülen Kusurlar: Protein C, Protein S ve Antitrombin III eksiklikleri.
  • Antifosfolipid Sendromu: Gebelik kaybı, gelişme geriliği ve erken doğuma neden olabilen önemli bir pıhtılaşma bozukluğudur.

Bu tanılar konulduğunda, gebelik sırasında heparin gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanımı başarı şansını artırmaktadır.

Yaşam Tarzı ve Çevresel Faktörler

Enfeksiyöz etkenlerin tekrarlayan düşüklerle ilişkisi zayıf olsa da, genel gebelik sağlığı için taranmaları önerilir. Bunun yanı sıra yaşam tarzı değişiklikleri kritik öneme sahiptir:

  • Vücut Kitle Endeksi (VKE): İdeal aralık olan 19 – 25 kg/m2 dışında kalan kadınların dengeli bir diyetle normal kiloya ulaşması önerilir.
  • Beslenme: Yeterli folik asit alımı sağlanmalıdır.
  • Zararlı Alışkanlıklar: Sigara, kafein ve alkol tüketiminden kesinlikle kaçınılmalıdır.
  • İlaç Kullanımı: Mevcut kullanılan ilaçlar doktor kontrolünde gözden geçirilerek uygun olmayanlar değiştirilmelidir.

Etiketler

Tekrarlayan düşüklerde ne yapılmalıTekrarlayan düşüklerin nedenleriTekrarlayan düşüklerin sebepleriTekrarlayan düşükler neden olurTekrarlayan düşüklerde ne yapmalı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Semih Hızıroğlu

Op. Dr. Semih Hızıroğlu

Op. Dr. Semih HIZIROĞLU, 1963 yılında İzmir’de doğmuştur. 1978 yılında İzmir Saint-Joseph Fransız Koleji'nden, 1981 yılında İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olmuştur. Ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1987 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul’da yapmış ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.