Doktorsitesi.com

SULAR TERSİNE Mİ AKIYOR! GENÇLERİN GÖZÜNDEN HEDEFSİZ ANNE BABALAR.

Aile Danışmanı Gülnaz Kaynak
Aile Danışmanı Gülnaz Kaynak
21 Aralık 2023118 görüntülenme
Randevu Al
Bugünün gençlerini hedefsizlikle,amaçsız boş yaşamakla suçlayan ebeveynlerin çoğunun yaşam tarzına baktığımızda gençlerin durumundan daha vahim tablolar karşılıyor bizleri.Gençlere kulak verdiğimde şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Altmışlı yaşlara gelmiş tüm gününü sosyal medyada geçiren bir babaanne yada dede unutkanlıktan şikayetçiyken, ellili yaşlara gelmiş bir baba part time çalışırken günün yarısını bilgisayar oyunuyla geçiren ve konular arası bağ kuramamaktan, kırklı yaşlarda tüm gün planını tv proglarına göre ayarlamış ancak bırakın çocuklarını anlamayı yaşadıkları sorunları algılayamamaktan çözüm bulamamaktan şikayetçi nur topu gibi ebeveynlerimiz olduğunu öğreniyoruz.
SULAR TERSİNE Mİ AKIYOR! GENÇLERİN GÖZÜNDEN HEDEFSİZ ANNE BABALAR.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dijital Çağda Ebeveyn-Çocuk İlişkisi: Roller Değişiyor mu?

Günümüzde ebeveynlik rolleri ciddi bir dönüşüm geçirmektedir. Geleneksel yapıda çocuğuna doğruyu ve yanlışı öğreten anne babaların yerini, artık ebeveynlerini uyararak ilgi bekleyen çocuklar almıştır. Sosyal medya ve teknoloji bağımlılığı, aile içi iletişimin temel taşlarını yerinden oynatırken, çocukların duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine neden olmaktadır.

Birçok ailede, 3 yaşındaki bir çocuğun ebeveynini sigara dumanı konusunda uyarmasına veya 12 yaşındaki bir öğrencinin annesinden telefondan daha fazla ilgi görmeyi talep etmesine şahit oluyoruz. Hatta bilgisayar başından kalkmayan babasına ders çalışmak için yer açmasını söyleyen gençlerin, sert tepkilerle karşılaştığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu durum, aile içi hiyerarşinin ve sağlıklı iletişimin ciddi bir erozyona uğradığını göstermektedir.

İlgisizliğin Ağır Bedeli: Duygusal Tahribat ve Riskler

Zamanın içinde zamansızlığı yaşayan ailelerin, çocuklarının yardım çığlıklarını duymaması telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir. Bir danışan hikayesinde görüldüğü üzere, okulda akran zorbalığına uğrayan bir gencin ailesine sesini duyuramaması, süreci uyuşturucu bağımlılığına kadar sürükleyebilmektedir. Ebeveynler tarafından "dinlemeye değer bulunmayan" sorunlar, çocukların ruh dünyasında derin ve kalıcı tahribatlar yaratmaktadır.

Geçmişte aile bağlarını güçlendiren pek çok değerli alışkanlık, dijitalleşmenin gölgesinde kalarak unutulmaya yüz tutmuştur. Bugün ebeveynlerin ve çocukların birlikte yapmaktan uzaklaştığı bazı temel aktiviteler şunlardır:

  • Kitap okuma ve müzik dinleme seansları
  • Ailece oynanan oyunlar ve ortak yürüyüşler
  • Piknik yapmak ve uçurtma uçurmak
  • Balık tutmak gibi sabır gerektiren hobiler
  • Birlikte film izleyip üzerine derinlemesine sohbet etmek
  • Gelecek hayalleri kurarak çocukların dünyasını tanımaya çalışmak

Sosyal Medya: Hedef Yoksunluğu ve Duygusal Uyuşma

Sosyal medya, günümüz insanı için problemleri erteleme, yok sayma ve sahte bir mutluluk arama mecrası haline gelmiştir. Kişinin evindeki huzuru dışarıda araması veya tüm dünyayı bir ekranın içine sığdırması, anda kalma becerisini yok etmektedir. Bu mecralar, geçip giden ömrün en değerli yıllarını unutturacak kadar etkili bir uyuşturucu işlevi görmektedir.

Hedef yoksunluğu, modern gençliğin en büyük sorunlarından biridir. Beyinleri dijital içeriklerle uyuşan bireylerin hedef belirleme ve bu hedefe odaklanacak iradeyi sergileme güçleri zayıflamaktadır. Kendi karakteriyle uyumlu, doğru hedefler belirleyemeyen bireyler, hayatın getirdiği yüklerin altında ezilmeye mahkum olmaktadır.

Çözüm Yolu: Örnek Olmak ve İrade Sahibi Olmak

Ölmüş bir ruhu ayağa kaldırmak zor olsa da imkansız değildir. Aileyi ve sevdikleri birbirinden uzaklaştıran her türlü unsurdan denge içinde el çekmek, ebeveynler için bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki; "ön tekerlek nereye giderse, arka tekerlek de onu takip eder." Büyüklerinin kendini geliştirdiğini gören bir çocuk, büyük düşünmeye ve gelişmeye aday olacaktır.

Sağlıklı Bir İletişim İçin Atılması Gereken Adımlar

UygulamaAçıklama
Dijital DetoksBildirimleri kapatma ve telefon kullanımını sınırlandırma iradesi göstermek.
Hal Dilini AnlamakÇocukların sözlerinden önce duygusal ihtiyaçlarını ve tavırlarını analiz etmek.
Göz TemasıSevdiklerimizle konuşurken ekran yerine doğrudan gözlerinin içine bakmak.
Doğru Rol ModelYaşayarak öğretmek ve sergilenen davranışlarla örnek teşkil etmek.

Sonuç olarak, kendisi dijital dünyada kaybolmuş bir ebeveynin, çocuğunu bulması mümkün değildir. Mehmet Akif Ersoy'un da ifade ettiği gibi, bir milletin en büyük hüsranı ruhun ve hislerin ölmesidir. Bu felaketten kurtulmanın yolu, öz benliğimize dönmek ve ailemize ayırdığımız vaktin kalitesini artırmaktan geçmektedir.

Etiketler

Hedef koymakanne babanın hedefi

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Gülnaz Kaynak

Aile Danışmanı Gülnaz Kaynak

Branş olarak Aile Danışmanlığını seçmesinde İlahiyat alanında 14 yıllık öğretmenlik deneyimi sürecinde öğrencileriyle olan yakın ilgisi sonucu ailelerin , çocukların başarı yada başarısızlıklarındaki rollerinin ne denli önemli olduğunu görmesi ,aile düzelirse çocuk düzelir, çocuk düzelirse toplum düzelir anlayışının gelişmesi etkili olmuş. Bu anlayışla yola çıktığı İstanbul üniversitesi sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra Sanat terapisi, Yaşam Koçluğu, Oyun terapisi ,Drama ,Masal terapisi ,Resim analizi , Travma ,Bireysel terapi ,Etik,çocuk-ergen terapisi ,Aile içi iletişim ,Evlilik öncesi terapi ,Çift terapisi ,Cinsel Terapi eğitimlerini Üsküdar Üniversitesinden örgün olarak ,her biri alanlarında uzman olan Akademik kadro ile yola çıktığı Aile danışmanlığı , eğitimini başarıyla tamamlamıştır. Uzun yıllar Ceşitli dernek,vakıf ve Egitim kurumlarında aktif görev alarak çeşitli dergilerde köşe yazarlığı yapmış hali hazırda Hicrethaber.com da yazılarını paylaşmaya devam etmektedir..Kendini geliştirmeyi her daim önceleyerek yine dernek ve vakıf ve okullarda gelişirken gelişmeye katkı sunan seminer ve konferanslar vermeye devam etmektedir.Beş yıldır alanında Uzman Eğitmen Kenan Boyraz dan almış olduğu temel ve ileri seviye Alfabioenerji ile 2000 üzerinde aktif Bioenerji seansları sonucu mucize dönüşler ile başlayan Bioenerji yolculuğunu kadim şifa alanında başka bir uzmandan aldığı Bioenerji Eğitmenlik eğitimini başarı ile tamamlayarak Bioenerji alanında Eğitmen olarak devam etmektedir. Birçok hayata katkı sunabilmenin mutluluguyla ara ara online yada yuzyüze eğitimler vermektedir.Bütüncül şifa anlayışıyla hareket eden iletişim önündeki en büyük engelin zihin,ruh ve beden sağlığının birlikte düşünülmemesinden kaynaklandığını savunan çocuklugundan beri Uzak Doğu sporlarına ilgi duyan Sayın Kaynak'ın Tai Chi ile başlayan serüveni yollarını Bütüncül şifa anlayışıyla yol alan Abay Alperen Kaplan & Düşlem Kaplan tarafından kurulan Qigong Akademi ile kesiştirmiştir. Hali hazırda Geleneksel Çin Tıbbı ve Qigong eğitmenlik öğrencisi olarak yolculuguna devam etmektedir.Tüm bunların yanında bir çok terapiyi birleştirerek özgün olarak uyguladığı seanslarda danışanlarından tam not alan Gülnaz Kaynak Ailenin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bir anlayışla halen alanında Uzman Klinik Psikolog Dr.Mehmet Başkak' tan bilinçaltı trans teknikleri eğitimlerini almaya meslek kariyerine dahil etmek için çalışmaya devam etmektedir.Numeroloji , Beyin temelli öğrenme , nöropsikoloji ,EFT ,NLP eğitimlerini tamamlamıstır.Hâlihazırda Aileye dair konuğu olduğu ON4 TV Aile ve Sağlık programı ile topluma faydayı gözeten bir anlayışla çalışmalarını sürdürmektedir. Hayata ve insana dokunmayı adeta görev bilen sayın Kaynak "Aile kurmak bir karardır.Aile olmak bir sanattır.Aile bireylerinin her birinin bir sanatçı titizliğinde çalısabilmeleri mutlu aileyi olusturur" derken nasıl çalışılmalı ? Nasıl bir ekip ruhu ile hareket etmeli ? noktasında ortaya güzel bir Aile tablosu çıkarabilmenize destek olmak için Aile ve bireysel danışmanlık hizmetleriyle Bioenerji seanslarını online yada yüzyüze devam ettirmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.