Doktorsitesi.com

STRESİN GÜCÜNÜ KULLAN!

Psk. Kadriye Sinem Çetintürk Kurşunlu
Psk. Kadriye Sinem Çetintürk Kurşunlu
17 Ocak 202385 görüntülenme
Randevu Al
Her yaş grubundan her meslekten ve kendimiz de dahil neredeyse her insanın günlük hayatta stresle yüz yüze kaldığını ve onunla baş etmeye çalıştığını görüyoruz, duyuyoruz. Peki nedir bu hayatımızın bir parçası olmuş olan stres? Neden strese gireriz? Vücudumuza nasıl etki eder? Yarattığı olumsuz durumlar nelerdir? Her zaman kötü müdür yoksa ondan faydalanabilir miyiz hatta onu yönetebilir miyiz?
STRESİN GÜCÜNÜ KULLAN!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Stres Nedir? 21. Yüzyılın Modern Hastalığı

Stres, bireyin zihinsel veya duygusal baskı ile baş edememe hissi olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde her yaş grubundan ve meslekten insanın karşılaştığı bu durum, sadece bir duygu durumu değil, aynı zamanda 21. yüzyılın bir hastalığı olarak nitelendirilmektedir. Kişinin yaşam kalitesini sosyal hayattan iş yaşantısına kadar geniş bir yelpazede etkileyen stres, doğru yönetilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

İnsan doğası, fizyolojik olarak stresle başa çıkma ve ona tepki verme eğilimindedir. Dünyaya bakış açımız, çevresel faktörler, düşünce yapımız ve fiziksel durumumuz temel stres faktörleri arasında yer alır. Bu karmaşık süreçte stresin türlerini ve vücudumuzdaki işleyişini anlamak, süreci yönetmenin ilk adımıdır.

Stres Türleri Nelerdir?

Stres, ortaya çıkış biçimine ve süresine göre üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Her bir türün birey üzerindeki etkisi ve çözüm yolları farklılık göstermektedir.

1. Akut Stres

Günlük hayatın getirdiği geçici gerginliklerle ortaya çıkan stres türüdür. Genellikle çözüm bekleyen, hoşnutsuzluk yaratan ancak rastlantısal ve geçici durumlardır. Vücudumuz bu stres türünü tanıdığı için hızla tepki verir ve çözüm üretir. Örneğin, kaybolan bir eşyayı ararken hissedilen gerginlik akut strese tipik bir örnektir.

2. Kronik Stres

Akut stresin süreklilik kazanmasıyla oluşan, uzun vadeli ve yıpratıcı bir süreçtir. Kişi, stres yaratan durumdan kurtulmak için bir yol bulamadığında stres kronikleşir. Yoksulluk, kötü iş yaşamı, işsizlik veya süregelen ailevi sorunlar bu türün başlıca nedenleridir. Kronik stres yaşayan bireyler, bu durumu zamanla normalleştirip ihmal etme eğilimi gösterirler.

3. Travmatik Stres

Büyük ve ani gelişen felaketler karşısında verilen tepkidir. Doğal afetler, kazalar, savaş veya şiddet gibi durumlara maruz kalan kişilerde görülür. Bu stres türünde olayların anıları yıllar sonra bile canlı kalabilir ve bireylerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) teşhis edilebilir.

Stresin Vücut Sistemleri Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Stres anında vücut, tehlikeyle başa çıkmak için "kaç ya da savaş" tepkisi verir. Bu esnada adrenalin, noradrenalin ve kortizol seviyeleri yükselerek organları fazla mesaiye zorlar. Bu hormonların uzun süre salgılanması, beyin yapısında hücresel bozulmalara ve bağışıklık sisteminin çökmesine neden olabilir.

Etkilenen SistemOlası Sağlık Sorunları
Solunum SistemiNefes darlığı, astım tetiklenmesi
KardiyovaskülerHipertansiyon, kalp krizi, felç riski
İskelet ve KasKas gerilmesi, migren, kronik ağrılar
Sindirim SistemiMide yanması, reflü, karın ağrısı, şişkinlik
Üreme SistemiHormonal bozulmalar, ereksiyon sorunları, adet düzensizliği
Bilişsel FonksiyonlarUnutkanlık, dikkat eksikliği, beyin hacminde azalma

Stresin Olumlu Yönleri: İyi Stres ve Yaratıcılık

Stres her zaman zararlı değildir; aksine yaşamın sağlıklı ve gerekli bir parçası olabilir. Noradrenalin hormonunun salgılanması, yeni anıların oluşmasında ve mizaç gelişiminde kilit rol oynar. Bu durum, bireyin zorluklar karşısında yaratıcı çözümler üretmesini ve cesaretle hareket etmesini sağlar.

Yaratıcı stres olarak adlandırılan bu süreç, bisiklet sürmeyi öğrenmek veya bir tezi tamamlamak gibi durumlarda motivasyonu artırır. Kısa süreli ve düşük yoğunluklu stresin, zihinsel performansı yükselttiği ve hafızayı güçlendirdiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Örneğin, sınav öncesi artan odaklanma kapasitesi bu durumun bir sonucudur.

Stres Yönetimi ve Stresörlerle Başa Çıkma Stratejileri

Stresten faydalanabilmek ve zararlarından korunabilmek için stresörleri (stres kaynaklarını) doğru yönetmek gerekir. Bu süreçte uygulanabilecek dört temel yöntem bulunmaktadır:

  1. Stresörü Modifiye Etmek: Stres kaynağını değiştirmek veya ondan uzaklaşmak (Örn: Sorunlu bir komşuyla iletişimi kesmek).
  2. Algı ve Değerlendirmeyi Değiştirmek: Olaylara bakış açısını dönüştürmek (Örn: Yöneticinin değişmeyeceğini kabul etmek).
  3. Tepkiyi Değiştirmek: Alışılmış tepkilerin dışına çıkmak (Örn: Bağırmak yerine sakin kalmayı denemek).
  4. Stres Aşısı: İyi stres faktörlerini bilinçli olarak artırmak.

Stres yönetimi için ayrıca bir aksiyon planı oluşturulmalıdır. Nelerin kontrol edilebileceği belirlenmeli, işler aciliyet sırasına göre dizilmeli ve "yeterli" kavramı kabul edilmelidir. Meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri gibi gevşeme teknikleri sürece dahil edilmelidir. En önemlisi, gerektiğinde hayır diyerek sınırlar çizilmeli ve profesyonel destek almaktan kaçınılmamalıdır.

Etiketler

Stres yönetimiStres nedirneden strese girerizstresin vücudumuza etkisi

Yazar Hakkında

Psk. Kadriye Sinem Çetintürk Kurşunlu

Psk. Kadriye Sinem Çetintürk Kurşunlu

Psk. Kadriye Sinem Çetintürk Kurşunlu, 1992 yılında Antalya’nın Kumluca ilçesinde doğdum, ilk orta ve lise öğrenimimi de yine Kumluca’ da tamamladım. Dumlupınar Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde ilk lisans eğitimimi, Kamu Yönetimi ana bilim dalında da ilk yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan ve Süleyman Demirel Üniversitesi’nde Sosyoloji bölümünde ikinci lisans eğitimi aldıktan sonra kadın/erkek/çocuk ayırmadan toplumun her kesimine faydalı olmak açısından bir dernekte 3 yıl boyunca Eğitim Koordinatörü olarak çalıştım. Daha sonra da 7-18 yaş arası çocuklar için 2 yıl boyunca Öğrenci Koçluğu yaptım. “ İnsan insana faydadır. “ mottosu kalbime yer ettiğinden, bireylere ve gruplara daha fazla fayda sağlamak ve çözüm üretmek amacıyla ruh bilimci olmak için çıktığım yolda İstanbul Üsküdar Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans eğitimini başarıyla tamamlayıp Psikolog olmaya hak kazandım. Mesleğim ve kişisel gelişimim açısından aldığım psikoterapi eğitimleriyle Aile ve İlişki Danışmanlığı, Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Terapi, Oyun Terapisi ve Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi alanlarında yetkinliğimi sürdürmekte ve almaya devam ettiğim eğitimlerle kendime yeni uzmanlıklar eklemekteyim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.