Doktorsitesi.com

SPİNAL TÜMÖRLER İÇİN MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ SEÇENEKLERİ

Prof. Dr. Seyit Ali Gümüştaş
Prof. Dr. Seyit Ali Gümüştaş
25 Şubat 2022231 görüntülenme
Randevu Al
SPİNAL TÜMÖRLER İÇİN MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ SEÇENEKLERİ
SPİNAL TÜMÖRLER İÇİN MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ SEÇENEKLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Spinal Metastazlarda Genel Yaklaşım ve Tanı

Kanser tedavilerindeki teknolojik gelişmelere paralel olarak hastaların yaşam süreleri uzadıkça, metastatik kemik kanseri ile karşılaşma sıklığı da artmaktadır. Kanser tipine bağlı olarak hastaların %20 ile %85'inde kemik metastazı görülebilmektedir. Özellikle meme, prostat ve akciğer kanseri tanısı alan hastaların otopsi bulguları, bu bireylerin %85’inde iskelet metastazı olduğunu doğrulamaktadır.

İskelet metastazı sonrası prognoz; tümörün tipine ve yaygınlığına göre değişkenlik gösterir. Bazı tümörlerde sağkalım aylarla sınırlıyken; meme, prostat, böbrek ve tiroid karsinomu gibi yavaş seyirli türlerde yeni tedavi seçenekleri sayesinde bu süre yıllara yayılabilmektedir. Tümör tipinden bağımsız olarak, bu metastazlar şiddetli ağrı, yürüme güçlüğü ve kırık riskine yol açarak yaşam kalitesini ciddi oranda düşürmektedir.

Standart Tedavi Yöntemleri ve Sınırları

Spinal metastaz hastalarında başlangıçta kemoterapi, hormon tedavisi, bifosfonatlar ve radyoterapi (RT) gibi medikal yöntemler tercih edilir. Standart tedavilerle hastaların %60’ında etkili bir ağrı palyasyonu sağlanırken, üçte birinde tam remisyon elde edilir. Ancak radyorezistan tümörler (böbrek, kolon, melanom, sarkom vb.) bu tedavilere direnç gösterebilir ve hastalık progresyonu devam edebilir.

Cerrahi müdahale, özellikle nörolojik defisiti olan ve mekanik instabilite yaşayan hastalarda endikedir. Ancak metastatik hastaların genel durumunun zayıf olması ve kısa yaşam beklentisi, majör cerrahi operasyonları riskli hale getirebilir. Bu noktada, açık cerrahiyi tolere edemeyecek hastalar için minimal invaziv tedaviler etkili bir alternatif sunmaktadır.

Minimal İnvaziv Cerrahi Seçenekleri

Standart tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan başlıca minimal invaziv yöntemler şunlardır:

  • Perkütan Vertebroplasti (PVP)
  • Perkütan Kifoplasti (PKP)
  • Radyofrekans Ablasyon (RFA)
  • Perkütan Vidalama (Fiksasyon)
  • Minimal İnvaziv Dekompresyon (Seperasyon Cerrahisi)

Perkütan Vertebroplasti (PVP) ve Perkütan Kifoplasti (PKP)

İlk kez 1987 yılında uygulanan perkütan sement enjeksiyonu, günümüzde metastatik ve osteoporotik vertebra kırıklarında standart bir yöntemdir. Kifoplasti, balon yardımıyla kemik içinde boşluk oluşturarak sementin daha düşük basınçla ve güvenli bir şekilde enjekte edilmesini sağlar. Her iki yöntem de açık cerrahiye alternatif olarak mekanik stabilizasyon ve ağrı kontrolü sağlar.

ÖzellikPerkütan Vertebroplasti (PVP)Perkütan Kifoplasti (PKP)
Uygulama AmacıAğrı palyasyonu ve stabilizasyonYükseklik restorasyonu ve stabilizasyon
Sement EnjeksiyonuDoğrudan doku içineBalonla açılan boşluğa
Güvenlik ProfiliStandartDüşük basınç nedeniyle daha güvenli
Anestezi TipiLokal anestezi / SedasyonLokal anestezi / Sedasyon

Radyofrekans Ablasyon (RFA) Uygulamaları

Radyofrekans ablasyon (RFA), alternatif akım kullanarak dokuda ısı üretilmesi yoluyla tümör hücrelerinin yok edilmesini sağlayan bir termal ablasyon yöntemidir. Özellikle litik metastazlarda sement enjeksiyonu ile kombine edildiğinde sinerjik bir etki yaratır. RFA, tümör hacmini azaltarak kemik çimentosunun doku içinde daha homojen dağılmasına olanak tanır.

RFA işleminin temel avantajları şunlardır:

  1. Tümör hücrelerinde koagülasyon nekrozu oluşturur.
  2. Sementasyon sırasındaki basınçla oluşabilecek tümör yayılım riskini azaltır.
  3. Periosteal sinir uçlarının aktivitesini azaltarak hızlı ağrı kontrolü sağlar.
  4. Termo-protektif önlemlerle sinir yapıları korunarak güvenle uygulanabilir.

Perkütan Fiksasyon ve Seperasyon Cerrahisi

İlerlemiş hastalığı olan ancak ön kolon restorasyonu gerektirmeyen vakalarda perkütan fiksasyon tercih edilir. Bu yöntem, açık cerrahiye göre komplikasyon oranını %25'ten %10 seviyelerine düşürmektedir. Hastaların %95'inde ağrı iyileşmesi sağlanırken, %40'ında nörolojik düzelme gözlemlenir.

Seperasyon cerrahisi ise semptomatik spinal kord basısı olan vakalarda uygulanır. Tümör ile omurilik arasında 2-3 mm'lik güvenli bir boşluk bırakılarak, sonrasında uygulanacak yüksek doz radyoterapinin etkinliği artırılır. Bu yöntem, mekanik stabilite ihtiyacı durumunda perkütan vida fiksasyonu ile kombine edilebilir.

Sonuç

Spinal metastazlı hastaların tedavisinde temel amaç palyatif yaklaşımdır. Minimal invaziv cerrahi; azaltılmış ameliyat süresi, düşük kanama miktarı ve hızlı iyileşme süreci ile hastaların fonksiyonlarını korumayı hedefler. PVP, PKP, RFA ve seperasyon cerrahisi gibi yöntemler, sınırlı yaşam beklentisi olan hastalarda yaşam kalitesini artıran en güvenilir seçenekler olarak öne çıkmaktadır.

Etiketler

Spinal tümörler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Seyit Ali Gümüştaş

Prof. Dr. Seyit Ali Gümüştaş

Prof. Dr. Seyit Ali Gümüştaş, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2005 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak 2011 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.