SKOLYOZ, KİFOSKOLYOZ VE SİVİL HAVACILIK
- Kifoskolyoz, omurgada hem yana hem de öne doğru eğriliğin aynı anda görüldüğü kompleks bir deformitedir.
- Türkiye'de özellikle kız çocuklarında daha sık görülen bu rahatsızlık, idiyopatik veya doğumsal nedenlerle ortaya çıkabilmektedir.
- Sivil havacılık sağlık sertifikası süreçlerinde, kifoskolyozun derecesi ve fonksiyonel etkileri kişisel muayene ve simülatör testleri ile değerlendirilerek uçuş uygunluğuna karar verilir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kifoskolyoz Nedir? Tanımı ve Temel Özellikleri
Kifoskolyoz, omurgada hem skolyoz (yana eğrilik) hem de kifoz (öne eğrilik) açılarının aynı anda bulunduğu kompleks bir deformitedir. En yalın tanımıyla, skolyozla birlikte görülen kifoza kifoskolyoz denir. Omurga, skolyozda sadece yana bakan bir açıklığa sahipken; kifozda öne bakan bir açıklığa sahiptir. Kifoskolyoz vakalarında ise bu açısal bozukluk hem öne hem de yana doğru gelişmektedir.
Türkiye'de Görülme Sıklığı ve Nedenleri
Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon skolyoz hastası bulunmaktadır. Bu hastalık, özellikle kız çocuklarında erkeklere oranla çok daha sık görülmektedir. Yapılan araştırmalar, 20 dereceyi geçen skolyozların kız çocuklarında erkeklere göre sekiz kat daha fazla olduğunu göstermektedir.
Skolyozun ortaya çıkma nedenleri çeşitlilik göstermektedir. En sık karşılaşılan türler şunlardır:
- İdiyopatik Skolyoz: Genellikle 10'lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak bilinmeyen grup.
- Doğumsal (Konjenital) Skolyoz: Anne karnındaki etkenler nedeniyle gelişen ve doğumdan itibaren bulgu veren grup.
Sivil Havacılık Sağlık Sertifikası ve Kas-İskelet Sistemi
Sivil havacılık sağlık kurallarına göre, Sınıf 1 ve Sınıf 2 sağlık sertifikası adaylarında, görevlerini yerine getirmelerini engelleyecek nitelikte kemik, eklem, kas ve tendon hastalığı bulunmamalıdır. Bu kural hem doğuştan gelen (konjenital) hem de sonradan edinilen (edinsel) rahatsızlıkları kapsamaktadır.
Havacılık muayenesi sürecinde kas-iskelet sistemi ayrıntılı bir şekilde analiz edilir. Pilot adayları, mevcut tüm hastalıklarını beyan etmekle yükümlüdür. Muayene süreci şu yöntemleri kapsayabilir:
- İnspeksiyon ve Palpasyon: Gözle ve elle yapılan fiziksel muayene.
- Radyolojik Değerlendirme: Gerekli görüldüğü durumlarda X-ray (röntgen) tetkikleri.
Pilotajda Deformite Değerlendirmesi ve Kritik Faktörler
Muayene sırasında bir deformite tespit edilirse; bunun altında yatan nedenin travma, hastalık sekeli, konjenital durum veya tümöral bir oluşum olup olmadığı titizlikle araştırılır. Özellikle helikopter pilotları, maruz kaldıkları vibrasyon ve postür bozukluğu riskleri nedeniyle daha detaylı bir değerlendirmeye tabi tutulur.
Torakolumbar bölge deformitelerinde aranan temel kriterler şunlardır:
| Kriter | Açıklama |
|---|---|
| Derece | Kas spazmına ve ağrıya neden olmayacak seviyede olmalıdır. |
| Fonksiyonellik | Acil durum prosedürlerini uygulamaya engel teşkil etmemelidir. |
| Tedavi Geçmişi | Opere olmuş veya tedavi görmüş adaylar özel değerlendirmeye alınır. |
Uçuş Uygunluk Kararı ve Kısıtlamalar
Anormal fiziksel yapıya sahip veya bu alanda cerrahi operasyon geçirmiş pilot adaylarının durumu, SHGM Havacılık Tıp Dairesi (AMS) tarafından onaylanan tıbbi değerlendirme uçuşu veya simülatör testi ile belirlenir. Bu testlerde özellikle acil uçak terk etme usulleri ve acil durum prosedürlerinin uygulanabilirliği denetlenir.
Değerlendirme sonucunda adaylara şu kısıtlamalar getirilebilir veya elverişsizlik kararı verilebilir:
- OML: Operational Multi-Crew Limitation
- OSL: Operational Safety Pilot Limitation
- OAL: Restricted to demonstrated aircraft type
- İlaç Kullanımı: Hastalık nedeniyle kullanılan ilaçların uçuş emniyetine etkisi.
Özetle, kifoskolyoz ileri derecede değilse uçuşa elverişlilik kararı verilebilir. Ancak havacılık tıbbında genel yaklaşımlardan ziyade kişisel değerlendirme ve muayene bulguları esas alınmaktadır.




