Doktorsitesi.com

Sistemik Lupus SLE / Koroner Arter Hastalığı / D Vitamini + Ca Kombinasyonu

Dr. Ceyhun Nuri
Dr. Ceyhun Nuri
2 Mayıs 2019286 görüntülenme
Randevu Al
Sistemik Lupus SLE / Koroner Arter Hastalığı / D Vitamini + Ca Kombinasyonu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) ve Kardiyovasküler Risk Faktörleri

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), bimodal mortalite paterni sergileyen sistemik inflamatuar bir hastalıktır. Bu hastalık grubunda, böbrek yetmezliğinden sonra en sık karşılaşılan ikinci ölüm nedeni kardiyovasküler hastalıklar olarak kaydedilmiştir. SLE hastaları, hızlandırılmış ateroskleroz (damar sertliği) süreci nedeniyle genel popülasyona kıyasla 4 ila 10 kat daha yüksek kardiyovasküler hastalık riskine sahiptir.

Ateroskleroz Gelişiminde Rol Oynayan Temel Etkenler

Geleneksel risk faktörleri bu süreçte etkili olsa da, SLE hastalarındaki yüksek ateroskleroz prevalansını tek başına açıklayamamaktadır. Hastalarda damar sertliğinin erken gelişiminde şu faktörler kritik rol oynamaktadır:

  • Sistemik kronik inflamasyon ve immünolojik bozukluklar,
  • SLE tedavilerinin yan etkileri,
  • Bağımsız bir risk faktörü olarak Diabetes Mellitus.

D Vitamininin Fonksiyonel Önemi ve Bağışıklık Sistemiyle İlişkisi

D vitamini, kalsiyum ve fosfor dengesi üzerinden kemik homeostazisini düzenleyen hormon yapısında bir vitamindir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, D vitamininin anti-inflamatuvar özellikleri sayesinde kanser, enfeksiyonlar ve kardiyovasküler hastalıklar üzerinde koruyucu etkileri olduğunu ortaya koymuştur.

D vitamini reseptörleri vücudun pek çok noktasında tanımlanmıştır:

  1. Bağışıklık Sistemi: Makrofajlar, dendritik hücreler, antijen önleyici hücreler, T ve B hücreleri.
  2. Kardiyovasküler Sistem: Kalp miyositleri ve endotel hücreleri.

D Vitamini Eksikliği ve Metabolik Riskler

Epidemiyolojik çalışmalar, D vitamini eksikliğinin genel popülasyonda ateroskleroz ve kardiyovasküler hastalıklarla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Düşük serum 25-hidroksi vitamin D (25-OH D) seviyeleri ile aşağıdaki klinik tablolar arasında anlamlı bir bağ bulunmaktadır:

Risk Faktörüİlişkili Durum
HipertansiyonDüşük 25-OH D Seviyesi
Diabetes MellitusDüşük 25-OH D Seviyesi
ObeziteDüşük 25-OH D Seviyesi
HipertrigliseridemiDüşük 25-OH D Seviyesi
MikroalbüminüriDüşük 25-OH D Seviyesi

Vasküler Patolojiler ve Ölüm Nedenleri

Gelişmekte olan ülkelerde en sık ölüm nedeni olan kardiyovasküler ve serebrovasküler (inme) hastalıkların temelinde vasküler patolojiler yatmaktadır. Damar sertliği ve buna bağlı tıkanıklıklar; kalp ve beyin gibi hayati organlarda infarkt alanları oluşturarak fonksiyon kaybına ve organ iflasına yol açar. Bu süreçte ailesel yatkınlık, beslenme alışkanlıkları ve yanlış tedavi protokolleri belirleyici olabilmektedir.

Romatizmal Hastalıklarda D Vitamini ve Kalsiyum Kombinasyonu Riski

Genellikle 50 yaş üstü bireylerde osteoporoz yönetimi için D vitamini ve kalsiyum kombine olarak verilmektedir. Ancak, 2019 yılında SLE hastaları üzerinde yapılan güncel bir çalışma, D Vitamini + Kalsiyum (Ca) kombinasyonlarının damar sertliğini artırdığını ortaya koymuştur.

Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar:

  • İnflamatuvar Süreç: Romatizmal hastalıklarda atak dönemlerinde yükselen inflamasyon, vasküler düzeyi doğrudan etkiler.
  • Kombinasyon Riski: İnflamatuvar süreçlerde kullanılan D Vit + Ca takviyeleri damar sertliğini tetikleyebilir.
  • Risk Altındaki Gruplar: SLE başta olmak üzere, CRP ve Sedimantasyon yüksekliği ile seyreden Romatoid Artrit ve Ailesel Akdeniz Ateşi gibi hastalıklarda bu risk göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç olarak; toplumda sık görülen bu inflamatuvar hastalıklarda D vitamini takviyesi planlanırken, damar sağlığını korumak adına kalsiyum kombinasyonlarından kaçınılmasına azami özen gösterilmelidir.

Etiketler

RomatizmalTutulumLupus teşhisiLupus tedavisiSle lupusLupus erythematosus systematicaLupus eritamatusLupus hastalığının kontrol önemi

Yazar Hakkında

Dr. Ceyhun Nuri

Dr. Ceyhun Nuri

Dr.Ceyhun Nuri, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladığı tıp eğitimini tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.