Doktorsitesi.com

Sık tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu olan çocuk hastaların aileleri dikkat…..

Prof. Dr. Mete Kilciler
Prof. Dr. Mete Kilciler
23 Temmuz 2016210 görüntülenme
Randevu Al
Sık tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu olan çocuk hastaların aileleri dikkat…..
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vezikoüreteral Reflü (Böbrek Reflüsü) Nedir?

Vezikoüreteral reflü (VUR), halk arasında bilinen adıyla böbrek reflüsü, mesanedeki idrarın idrar yapma esnasında böbreklere geri kaçması durumudur. Çocuklarda nükseden üriner sistem enfeksiyonlarının temel sebebi olan bu hastalık, tedavi edilmediği takdirde ileride böbrek yetmezliği ve diyaliz ihtiyacı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Hastalık, hastanın durumuna göre tek taraflı veya çift taraflı olarak görülebilir.

Böbrek Reflüsünün Nedenleri

Bu hastalığın ortaya çıkmasındaki temel etken, böbrekten sonraki idrar yolunun idrar torbasına (mesane) açıldığı bölgedeki yapısal veya fonksiyonel bozukluklardır. Bir diğer önemli sebep ise mesane içindeki basıncın normalden çok yüksek olmasıdır. Mesane içi basınç artışı, idrarın dışarı akışını engelleyen bir tıkanıklıktan veya mesanenin kasılıp gevşeme fonksiyonunu bozan bozukluklardan kaynaklanabilir.

Tanı ve Değerlendirme Süreci

Tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu yaşayan çocukların mutlaka vezikoüreteral reflü yönünden değerlendirilmesi gerekir. Tanı sürecinde kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  • Voiding Sistografi: Radyoloji ve üroloji uzmanlarının birlikte gerçekleştirdiği bu radyolojik görüntüleme yöntemi ile idrarın geri kaçışı tespit edilir.
  • DMSA Böbrek Sintigrafisi: Böbrek dokusundaki hasarın (renal skar) derecesini ve doku kaybını belirlemek için kullanılan ileri bir tetkiktir.

Hastalığın Görülme Sıklığı ve Riskleri

VUR, genel çocuk popülasyonunun %1-2’sinde görülürken, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu olan çocuklarda bu oran %30-50 aralığına yükselmektedir. Hastalıkla ilgili kritik veriler şu şekildedir:

DurumGörülme Oranı
Tekrarlayan enfeksiyonu olan çocuklarda VUR oranı%30 - %50
VUR hastalarında böbrekte skar (nedbe) oluşumu%30
Tedavi edilmeyen çocuklarda böbrek yetmezliği riski%10 - %20

Renal skar (nedbe dokusu) gelişmesi, böbrekteki idrar üreten dokuların ölmesi anlamına gelir. Bu durum, hem idrarın geri kaçarken oluşturduğu yüksek basınç hem de mesaneden gelen enfekte idrarın yarattığı hasar nedeniyle oluşur.

Derecelendirme ve Kalıtsal Geçiş

Hastalığın şiddeti, voiding sistografi sonuçlarına göre 1 (en hafif) ile 5 (en ağır) arasında sınıflandırılır. Bu derecelendirme, idrarın çıktığı seviye ve böbrekte oluşturduğu bozulmaya göre yapılır. Ayrıca hastalığın kalıtsal geçiş özelliği bulunduğundan, tanısı konmuş çocukların kardeşlerinin de mutlaka araştırılması önerilir.

Tedavi Yöntemleri

Tedavideki temel amaç, böbrek dokusunun korunması ve yetmezlik gelişiminin önlenmesidir. Üroloji uzmanı; reflünün derecesi, böbrekteki hasar yüzdesi, hastanın yaşı ve enfeksiyon sıklığına göre şu tedavi seçeneklerinden birine karar verir:

  1. Endoskopik Tedavi: Derecesi ileri olmayan vakalarda ilk tercih edilen yöntemdir.
  2. Laparoskopik Cerrahi: Kapalı yöntemle gerçekleştirilen cerrahi müdahaledir.
  3. Robotik Cerrahi: İleri teknoloji ile yapılan minimal invaziv cerrahidir.
  4. Açık Cerrahi: Geleneksel cerrahi onarım yöntemidir.

Çocuklarda böbrek nakli gerektiren yetmezliklerin en sık sebebi VUR'dur. Bu nedenle ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren veya ailesinde reflü öyküsü olan çocuklarda erken teşhis, böbrek yetmezliği riskini tamamen ortadan kaldırabilir.

Etiketler

Ürolojik hastalıklar tanı ve tedaviÜriner sistem enfeksiyonuÜriner sistem enfeksiyonu neden olurÇocuklarda üriner sistem enfeksiyonu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mete Kilciler

Prof. Dr. Mete Kilciler

Prof. Dr. Mete KİLCİLER, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kadrosunda olup, Bursa VM Medicalpark  Hastanesinde görevini sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.