Doktorsitesi.com

Sigara ile kanser ilişkisi

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan
24 Şubat 2016212 görüntülenme
Randevu Al
Sigara ile kanser ilişkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sigara ve Akciğer Kanseri: Hayati Bir Bağlantı

Sigara içilmeyen bir toplum inşa ederek akciğer kanseri vakalarının %90’ından fazlasını tamamen ortadan kaldırmak mümkündür. Günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar, sigara kullanımının çok sayıda kanser türü ile doğrudan ilişkili olduğunu kanıtlamıştır. Sigarasız bir yaşam tarzı benimsendiğinde, sadece akciğer kanserinde değil; baş-boyun, yutak (farinks), yemek borusu (özafagus), mide, pankreas, böbrek, mesane, lösemi ve hatta meme kanseri gibi birçok türde ciddi azalmalar sağlanacaktır.

Tütün Kullanımının Küresel Boyutu ve Tarihsel Süreci

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 20. yüzyılda tütün kullanımına bağlı olarak yaklaşık 100 milyon yaşam kaybı yaşanmıştır. Günümüzde ise bu sayıya her yıl 6 milyon yeni vaka eklenmektedir. Sigara dumanı, içerisinde doğrudan kanserle ilişkili 50’den fazla kimyasal madde barındırmaktadır. Bu maddelerin vücuda alınması, hücresel düzeyde geri dönülemez hasarlara yol açabilmektedir.

Sigara ile akciğer kanseri arasındaki ilişki ilk olarak 1900’lü yılların başında fark edilmiş, 1950’li yıllarda ise bilimsel olarak kesinleşmiştir. Ancak bu gerçekler, uzun yıllar boyunca devletler ve üreticiler tarafından toplumdan gizlenmiştir. 1997 yılında ABD’li üretici Liggett, bir hastanın açtığı dava sonucu mahkum edilmiş ve tüm dünyaya bir özür mesajı yayınlamak zorunda kalmıştır.

Filtreli ve "Light" Sigara Yanılgısı

Toplumda yaygın olanın aksine, filtreli sigara kullanmak kanserojen kimyasallara maruziyeti azaltmamaktadır. Aksine, filtreli veya "light" sigara içen bireyler, nikotin ihtiyacını karşılamak için dumanı daha derinlerine çekmektedir. Bu durum, akciğer kanserinin akciğerin daha derin ve alt loblarına yerleşmesine neden olmuş, kanser sıklığını düşürmemiştir.

Akciğer Kanseri Riskini Belirleyen Temel Faktörler

Akciğer kanseri oluşumu tek bir nedene bağlı olmamakla birlikte, faktörlerin büyük çoğunluğu tütün kullanımıyla doğrudan ilişkilidir. Bir sigara kullanıcısının kansere yakalanma riskini şu unsurlar belirler:

  • Sigaraya başlama yaşı
  • Sigara kullanım süresi
  • Günlük tüketilen sigara miktarı
  • Sigara dumanının ne kadar derine çekildiği

Diğer Tütün Ürünleri ve Pasif İçicilik

Puro ve pipo kullanıcıları, tütün kullanmayan bireylere göre çok daha yüksek akciğer kanseri riski taşırlar. Dumanı içlerine çekmeseler dahi, bu kişiler akciğer ve ağız kanseri türleri için ciddi risk altındadırlar. Ayrıca, tütün dumanına maruz kalan pasif içiciler de aktif içicilerle benzer oranda kanser riskiyle karşı karşıyadır.

Çocuklar, Gençler ve Aile Faktörü

Araştırmalar, sigara kullanan kişilerin yaklaşık %80’inin 18 yaşından önce bu alışkanlığa başladığını göstermektedir. 12 yaş ve üzeri çocukların %25’inden fazlasının düzenli sigara kullanıyor olması, ailelerin bu konuda tetikte olmasını zorunlu kılmaktadır. Çocuklar ebeveynlerini taklit ettiği için, ev ortamında sigara içilmesine izin verilmemelidir.

Sigaranın İlişkili Olduğu Diğer HastalıklarRisk Altındaki Organlar
Kanser TürleriAğız, Özafagus, Mesane, Böbrek, Pankreas
Diğer HastalıklarKalp ve Damar Hastalıkları

Akciğer kanserinden korunmanın en etkili yolu sigaraya hiç başlamamak veya mevcut alışkanlığı derhal bırakmaktır. Sigarayı bırakmak, sadece akciğer kanseri riskini düşürmekle kalmaz; kalp hastalıkları ve diğer kanser türlerine yakalanma ihtimalini de büyük ölçüde azaltır. Eğer sigara kullanıyorsanız, doktorunuzun yönlendirmesiyle profesyonel yardım alarak bu bağımlılıktan kurtulabilirsiniz.

Etiketler

Akciğer kanseri teşhis erken tanıAkciğer kanseriSigara ve akciğer kanseriAkciğer kanseri ve sigaraPasif içiciliğin çocuk kanserleri üzerine etkisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan lise öğreniminin ardından 1986 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1993 yılından tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Mecburi hizmetini Isparta ve Antalya’da görev yaptıktan sonra 1996-2003 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde İç hastalıkları ihtisası ve Tıbbi Onkoloji yan dal ihtisasını tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.