Kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanseri neden gençleri hedef alıyor?
- Geleneksel olarak ileri yaş hastalığı kabul edilen kolorektal kanser, günümüzde 50 yaş altı bireylerde ve özellikle rektal bölgede endişe verici bir artış göstermektedir.
- Genç hastalarda belirtilerin ihmal edilmesi ve yanlış teşhis oranlarının yüksek olması, hastalığın genellikle daha ileri evrelerde fark edilmesine yol açmaktadır.
- Vakaların çoğunda genetik bir neden bulunmazken; obezite, şekerli içecek tüketimi ve hareketsiz yaşam tarzı gibi faktörlerin bu artışı tetiklediği düşünülmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Genç Yetişkinlerde Kolorektal Kanser Tehdidi
Aralık 2015’te düzenlenen 6. Ruesch Merkezi Sempozyumu kapsamında bir araya gelen uzmanlar, erken yaşlarda görülen kalın bağırsak (kolon ve rektum) kanserleri ile ilgili endişe verici bulguları kamuoyuyla paylaştı. Geleneksel olarak ileri yaş hastalığı olarak bilinen bu kanser türü, günümüzde 50 yaş altındaki bireyleri de ciddi şekilde tehdit etmektedir. Yapılan araştırmalar, hastalığın bazen ilk tarama yaşı olan 50'den onlarca yıl önce ortaya çıkabildiğini göstermektedir.
Sağlık bilinci yüksek olan 25 yaşındaki bir kadından, 36 yaşındaki bir diyaliz hastasına kadar geniş bir yelpazede görülen bu vakalar, hastalığın öngörülemezliğini kanıtlamaktadır. Kolorektal kanser, artık sadece yaşlı nüfusun değil, genç yetişkinlerin de öncelikli sağlık gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. Bu durum, erken teşhis ve farkındalık çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Kolorektal Kanser İstatistikleri ve Artış Eğilimi
Kolonoskopi ve dışkı testlerini içeren tarama programları sayesinde, 50 yaş ve üzeri bireylerde kanser görülme sıklığı ve buna bağlı yaşam kayıpları azalmaktadır. Ancak gelişmiş ülkelerde, 50 yaş altı nüfusta kolorektal kanser vakalarının hızla artması tıp dünyasını şaşırtmaktadır. Bu artışın kesin nedenleri henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da veriler durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
| Dönem | Kanser Türü / Grup | Artış Oranı |
|---|---|---|
| 1992-2005 | Genç Erkekler | Yıllık %1.5 |
| 1992-2005 | Genç Kadınlar | Yıllık %1.6 |
| 1973-1999 | Kolon Kanseri (Gençler) | %17 |
| 1973-1999 | Rektal Kanser (Gençler) | %75 |
Erken Yaşta Teşhis Zorlukları ve Yanlış Tanı Riski
Genç yetişkinlerde kolorektal kanserin genellikle ileri evrelerde teşhis edilmesi, yaşam kaybı oranlarının yüksek olmasındaki temel etkendir. Yapılan bir çalışmaya göre, 50 yaş ve altı hastaların %86'sına ancak semptomlar (belirti ve şikayetler) ortaya çıktıktan sonra teşhis konulabilmektedir. Gençlerin belirtileri ihmal etmesi ve doktorların bu yaş grubunda kanser ihtimalini düşük görmesi süreci zorlaştırmaktadır.
İstatistikler, genç yaşta kolorektal kansere yakalanan vakaların yaklaşık %15 ile %50’sinde ilk teşhisin yanlış olduğunu göstermektedir. Bu durum, tedavinin gecikmesine ve hastalığın yayılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hem bireylerin hem de sağlık profesyonellerinin gençlerde görülen belirtiler konusunda daha bilinçli olması hayati önem taşımaktadır.
Genetik Faktörler ve Tümör Biyolojisi
Geçmişte uzmanlar, gençlerdeki kolon kanserini genellikle Lynch sendromu gibi genetik geçişli durumlara bağlamaktaydı. Ancak güncel veriler, genç hastaların %75’inden fazlasında herhangi bir ailesel geçiş veya kalıtsal (herediter) durum bulunmadığını kanıtlamaktadır. Bu bulgu, gençlerde görülen kanserin biyolojik olarak yaşlılardakinden farklı olduğunu göstermektedir.
- Genetik Geçişli (Lynch Sendromu): Genellikle kolonun sağ tarafında gelişen tümörlerle ilişkilidir.
- Genetik Olmayan (Genç Vakalar): Genellikle kolon ve rektumun sol tarafında gelişen tümörlerden oluşur.
- Bireysel Farklılıklar: Tümörler aynı organda gelişse bile, her birinin kendine has bir genetik imzası bulunmaktadır.
Yaşam Tarzı, Obezite ve Beslenmenin Etkisi
Uzmanlar, erken yaşta artan kanser vakalarını modern yaşam tarzındaki değişikliklerle ilişkilendirmektedir. Son 30 yılda genç yetişkinlerde artan obezite ve şeker hastalığı oranları, kolorektal kanser artışıyla paralel bir seyir izlemektedir. Bu korelasyon, metabolik hastalıkların kanser riskini tetikleyebileceği hipotezini güçlendirmektedir.
Beslenme alışkanlıkları da risk faktörleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle şekerli içecek tüketimindeki artış ve koruyucu kalsiyum kaynağı olan süt tüketiminin azalması, risk artışının nedenleri arasında gösterilmektedir. Sağlıklı beslenme ve ideal kilonun korunması, sadece diyabet riskini değil, kolorektal kanser riskini de minimize etmek için kritik bir adımdır.
Kaynak: Why Is Colorectal Cancer Targeting the Young? Cynthia J. Gordon, PhD. January 20, 2016 http://www.medscape.com/








