Doktorsitesi.com

Serviks kanseri (rahim ağzı kanseri)

Prof. Dr. Tevfik Güvenal
Prof. Dr. Tevfik Güvenal
16 Ekim 2014851 görüntülenme
Randevu Al
  • Serviks kanseri, temel olarak HPV 16 ve 18 virüs tiplerinin neden olduğu, erken yaşta cinsel aktivite ve sigara kullanımı gibi risk faktörleriyle tetiklenen bir hastalıktır.
  • Hastalığın erken teşhisinde Pap testi (smear) kritik bir rol oynarken, kesin tanı kolposkopi eşliğinde yapılan biyopsi yöntemleriyle konulmaktadır.
  • Tedavi süreci tümörün evresine göre belirlenmekte; erken evrelerde cerrahi müdahale tercih edilirken, ileri evrelerde radyoterapi ön plana çıkmaktadır.
Serviks kanseri (rahim ağzı kanseri)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Nedir?

Serviks (rahim ağzı) kanseri, dünya genelinde kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür. Kanser taramalarının düzenli yapılamadığı bölgelerde görülme sıklığı artarken, gelişmiş ülkelerde bu oran daha düşüktür. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de; rahim ve yumurtalık kanserinden sonra üçüncü sırada yer alan bu hastalık, gelişmiş ülkelerdeki istatistiklere benzer seyretmektedir.

Pap testi (smear), serviks kanserinin erken teşhisinde kullanılan en temel tarama yöntemidir. Bu tarama programlarının etkin uygulandığı ülkelerde, kanser vakalarında ve buna bağlı ölümlerde ciddi azalmalar kaydedilmiştir.

Risk Faktörleri ve Hastalığın Etyolojisi

Servikal kanser, cinsel yolla bulaşan İnsan Papillom Virüsü (HPV) enfeksiyonu sonucunda gelişen bir hastalıktır. Hastalığın gelişiminde rol oynayan temel risk faktörleri şunlardır:

  • Erken yaşta (14-15 yaş) cinsel aktivitenin başlaması
  • Gebelik sayısının fazla olması
  • Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı
  • Sigara kullanımı ve HIV enfeksiyonu
  • Birden çok cinsel partnerin olması
  • Bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar (örneğin renal transplant)
  • Diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (Klamidya, Herpes Simplex)

HPV Virüsü ve Onkojenik Tipleri

HPV, çift sarmallı bir DNA virüsüdür ve 30'u onkojenik (kanser yapıcı) olmak üzere 100'den fazla tipi bulunur. HPV 16 ve 18, serviks kanseri vakalarının yaklaşık %70'inden sorumludur.

Kadınların yaklaşık %50'si cinsel aktivite başladıktan sonraki ilk 4 yıl içinde HPV ile enfekte olur. Ancak yüksek prevalansa rağmen, enfekte olanların sadece %5-15'inde servikal displazi gelişir. Genç yaşlarda görülen enfeksiyonların %90'ı 2 yıl içinde kendiliğinden temizlenmektedir.

Serviks Anatomisi ve Kanser Gelişimi

Uterus (rahim); fundus, corpus, istmus ve serviks bölümlerinden oluşur. Serviks, çok katlı yassı epitelyum (squamoz) ve columnar epitelyum ile örtülüdür. Bu iki dokunun birleştiği bölgeye squamocolumnar bileşke, bu bölgeyi kapsayan alana ise transformasyon zonu denir. Kanser öncüsü lezyonlar ve kanser dokusu tipik olarak bu bölgeden köken alır.

Hastalığın Doğal Seyri ve Preinvazif Dönem

Kanser gelişmeden önce epitelyumda Servikal İntraepitelyal Neoplazi (CIN) olarak adlandırılan displastik değişiklikler görülür. Bu süreçte düşük dereceli lezyonlar epitelyumun 1/3'ünü tutarken, yüksek dereceli lezyonlar 2/3'ünü kapsar. Tüm katmanların tutulması durumuna "carcinoma insitu" (CIS) adı verilir.

2001 Bethesda Sistemi ve Patolojik Değerlendirme

Servikal sitoloji sonuçları genellikle Bethesda sistemi ile kategorize edilir. Bu sistem, alınan örneğin yeterliliğini ve hücre anomalilerini şu şekilde sınıflandırır:

KategoriDetaylar
Örnek UygunluğuDeğerlendirme için yeterli veya yetersiz durumlar
Negatif SonuçlarTrichomonas, Candida, Bakteriyel Vajinozis, Herpes, İnflamasyon
Squamöz HücrelerASC-US, ASC-H, LSIL (CIN 1), HSIL (CIN 2,3), Squamöz Hücreli Karsinom
Glandüler HücrelerAGC, Endoservikal Adenokarsinoma Insitu (AIS), Adenokarsinoma

Anormal smear sonuçlarının büyük çoğunluğunu ASC-US oluşturur. Bu lezyonların gerileme olasılığı (ASC-US için %68) ilerleme olasılığından daha yüksektir. Ancak yüksek dereceli lezyonlarda (HSIL) kansere ilerleme riski belirgin şekilde arttığı için titiz bir takip ve tedavi gereklidir.

Serviks Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

Kesin tanı biyopsi ile konur. Gözle görülebilen lezyonlardan direkt biyopsi alınabilirken, anormal smear sonuçlarında lezyonun yerini tam belirlemek için kolposkopi (büyüteç sistemi) kullanılır. Uygulanan biyopsi yöntemleri şunlardır:

  1. Dört kadran biyopsi
  2. Kon biyopsi
  3. LEEP biyopsisi

Evreleme ve Yayılım Şekli

Tanı konulduktan sonra hastalığın yaygınlığını belirlemek amacıyla klinik evreleme yapılır. Muayene ve görüntüleme teknikleri (BT, MR) kullanılarak hastalık dört evrede incelenir.

Kanser; parametrium, vajina, mesane ve rektuma direkt uzanım yoluyla; iliak ve para-aortik lenf nodlarına ise lenfatik yolla yayılabilir. Kan yoluyla yayılımda en sık akciğer, karaciğer ve kemik etkilenir. Nükslerin (rekürrens) büyük çoğunluğu ilk 24 ay içinde gerçekleşmektedir.

Tedavi Yöntemleri

Tedavi planındaki en kritik faktör tümörün evresidir.

  • Cerrahi Tedavi: Tümör servikse sınırlı olduğunda tercih edilir. İleri yaştaki kadınlarda histerektomi (rahmin alınması) ve lenf nodu diseksiyonu uygulanırken; çocuk isteği olan genç hastalarda koruyucu (konservatif) yaklaşımlar değerlendirilebilir.
  • Radyoterapi: Tümörün serviks dışına yayıldığı durumlarda ilk seçenek olarak uygulanır.

Etiketler

Rahim ağzı kanseri neden olurRahim ağzı kanseri kimlerde görülürRahim ağzı kanserinin belirtileri nelerdirServikal kanserler nedirRahim ağzı kanseri ve evrelemesiServikal kanserlerin tanısı ve evrelemesi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tevfik Güvenal

Prof. Dr. Tevfik Güvenal

Prof. Dr. Tevfik GÜVENAL,1966 yılında Sivas’ta doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini Sivas’ta bitirdikten sonra Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1989 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 1995 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.