Doktorsitesi.com

Septum Deviasyonu Olan Burunlarda Estetik

Op. Dr. Defne Erkara
Op. Dr. Defne Erkara
10 Mart 20115248 görüntülenme
Randevu Al
Septum Deviasyonu Olan Burunlarda Estetik
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Burun Eğriliği ve Septum Deviasyonu Nedir?

Genellikle çocukluk döneminde yaşanan düşme ve çarpmalar sonucunda, burnun orta hattını oluşturan septum yapısında hasarlar meydana gelmektedir. Arkada kemik, önde ise kıkırdaktan oluşan bu yapıda görülen yaralanmalar, zamanla gelişimsel burun eğriliklerine yol açar. Bu eğrilikler bazen sadece iç kısımda sınırlı kalarak dış görünümü etkilemezken, ağır travmalar sonucunda burnun dış kaidesinde belirgin deformiteler ve hatta yüzde genel bir asimetri oluşturabilmektedir.

Ameliyat Yaşı ve Burun Eti (Konka) Sorunları

Burundaki estetik ve fonksiyonel deformitelerin düzeltilmesi için genellikle yüz gelişiminin tamamlanması beklenmektedir. Bu cerrahi müdahaleler için belirlenen en erken yaş sınırı 18'dir. Ancak, halk arasında burun eti olarak bilinen konka yapılarının aşırı büyümesi, solunum yolunda ciddi tıkanıklıklara yol açıyorsa daha erken müdahale gerekebilir.

Burun eti büyümesinde tedavi süreci şu şekilde ilerler:

  • İlaç Tedavisi: İlk tercih edilen yöntemdir.
  • Radyofrekans Yöntemi: İlaç tedavisine yanıt vermeyen vakalarda konkaların küçültülmesi için uygulanır.
  • Cerrahi Erteleme: Septumdaki eğriliğin kalıcı olarak düzeltilmesi, yüz gelişimi tamamlanana kadar bekletilir.

Septoplasti ve Cerrahi Yaklaşımlar

Estetik kaygısı olmayan ancak nefes alma güçlüğü çeken hastalar, genellikle septoplasti ameliyatı için kulak burun boğaz hekimlerine başvururlar. Septumun ön kısmındaki kıkırdak desteğinin sağlam olduğu durumlarda, L şeklinde bir koruma sağlanarak darlık yapan kemik ve kıkırdaklar çıkarılır. Bu işlemle burun içi darlıklar giderilerek fonksiyonel bir iyileşme hedeflenir.

Semer Burun Deformitesi ve Kıkırdak Nakli

İleri derecedeki septum yaralanmalarında burun desteği ciddi oranda azalır ve burun ucunda çökmeler meydana gelir. Bu durum literatürde "Semer Burun Deformitesi" olarak adlandırılmaktadır. Bu tip vakalarda, sadece içteki eğriliğin düzeltilmesi yeterli olmaz; aynı zamanda estetik çatının da sağlamlaştırılması gerekir. Aksi takdirde ameliyat sonrası burunda çok daha belirgin çökmeler oluşabilmektedir.

Onarım sırasında burun içindeki kıkırdak rezervi yetersiz kaldığında şu yöntemlere başvurulur:

Kıkırdak KaynağıUygulama Detayları
Kulak KıkırdağıKulak arkasından yapılan, iz bırakmayan küçük bir kesi ile alınır.
Kaburga Kıkırdağı6, 7 veya 8. kaburgalardan alınır; burun ucu desteği için en güçlü materyaldir.
Doku KorunumuKıkırdak zarı yerinde bırakıldığı için göğüs bölgesinde deformite oluşmaz.

Kaburga kıkırdağı alımı sırasında yapılan cerrahi kesi, kadınlarda meme altında gizlenirken; erkeklerde göğüs kılları sayesinde belirsiz hale gelmektedir.

Fonksiyonel ve Estetik Değerlendirme

Bazen sadece nefes alma sorunu yaşayan hastaların dahi fonksiyonel düzelme için estetik müdahale alması zorunlu olabilir. Bu nedenle, burun tıkanıklığı şikayeti olan kişilerin hem kulak burun boğaz hem de plastik cerrahi uzmanları tarafından muayene edilmesi kritik önem taşır. Tomografik inceleme ile septum, dış kaide ve konkalar detaylıca değerlendirilmeli; hastanın ihtiyacına yönelik en uygun girişim konsültasyonlar neticesinde kararlaştırılmalıdır.

Etiketler

Burun eğriliğiBurun kıkırdakBurun deformitesiSemer burunBurun çökmesi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Defne Erkara

Op. Dr. Defne Erkara

Op. Dr. Defne Erkara, 1975 yılının Ocak ayında İstanbul Erenköy’de dünyaya gelmiştir. İkokul öğrenimini 1980- 1985 yılları arasında Erenköy İlkokul’unda tamamlamış ve bu süreçte tüm diğer öğrenciler gibi oyun ağırlıklı bir dönem geçirmiştir. Ancak 1985 yılında Özel Doğuş Koleji’nde ortaokula başlamasıyla birlikte en başarılı öğrencilerden biri olmuş; lise öğrenimini de yine aynı okulda 1992 yılında tamamlayarak dereceyle mezun olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.