Sağlıklı, mutlu bir kış için yetişkinlerin aşı mevsimi geldi !

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Grip Hastalığının Riskleri ve Korunma Yolları
Gribe yakalanan bireylerde iş gücü, üretim ve aktivite kaybı gibi ciddi sosyal etkiler görülmektedir. Tıbbi açıdan ise doktora başvuru oranlarında, hastanede yatış sürelerinde ve tedavi maliyetlerinde belirgin bir artış yaşanmaktadır. Grip, çeşitli komplikasyonlara yol açabilen ve dünya genelinde her yıl 250 bin ile 500 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olan ciddi bir hastalıktır.
Bulaşıcılığı oldukça yüksek olan ve geniş çaplı salgınlara yol açabilen bu hastalıktan korunmanın en etkili yolu grip aşısı yaptırmaktır. Her yıl sonbahar aylarında (Ekim ve Kasım) uygulanan tek doz aşı ile gripten korunmak mümkündür. Aşının koruyuculuğu %100 olmasa da hastalığı önlemede bilinen en güvenilir yöntemdir.
Grip Aşısı Kimlere Yapılmalıdır?
Grip aşısı, özellikle risk grubunda bulunan ve hastalığı ağır geçirme ihtimali olan şu kişilere önerilmektedir:
- Kronik hastalığı olanlar (Akciğer, kalp, böbrek hastaları, diyabet vb.) ve bu kişilerin evdeki bakıcıları,
- 50 yaş ve üzeri bireyler (Özellikle 65 yaş ve üstü olanlar),
- Sağlık çalışanları,
- Huzurevi ve bakımevi sakinleri ile buralarda görev yapan personel,
- Hamileler (Gebeliğin 14. haftasından itibaren),
- Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (Kanser hastaları, kemoterapi alanlar, AIDS ve organ nakli hastaları vb.),
- 6 ay ile 18 yaş arası uzun süreli aspirin (asetil salisilik asit) kullanması gereken çocuk ve gençler.
Grip Aşısı Kimlere Yapılmamalıdır?
Belirli sağlık durumlarına sahip kişilerin grip aşısı yaptırması uygun olmayabilir veya ertelenmesi gerekebilir:
- Yumurta ve aşı içeriğindeki maddelere karşı alerjisi olanlar,
- Daha önce grip aşısına karşı alerjik reaksiyon gösterenler,
- Aşılanma sonrası ilk 6 hafta içinde Guillain-Barre sendromu geçirenler,
- Orta veya şiddetli derecede akut hastalığı olanlar (Bu kişilerde aşının iyileşme sonrasına ertelenmesi önerilir).
Grip Aşısının Etki Süresi ve Yan Etkileri
Grip virüsü sürekli bir antijenik değişim içinde olduğu için aşılar, toplumda son bir yıl içinde görülen suşlara göre her yıl yeniden hazırlanır. Bu nedenle grip aşısı her yıl yinelenmelidir. Aşı sonrası bağışıklığın (antikor gelişimi) oluşması yaklaşık 14 gün sürer. Bu süreçte vücut henüz tam korunmadığı için gribe yakalanma riski devam eder.
Ülkemizde kullanılan aşılar inaktif (cansız) virüs aşılarıdır; dolayısıyla aşının gribe yol açması mümkün değildir. En sık görülen yan etkiler şunlardır:
- Uygulama bölgesinde kas ağrısı, hafif kızarıklık ve sertlik,
- Hafif ateş.
Bu belirtiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden ortadan kalkar.
Zatürre (Pnömokok) Aşısının Önemi
Sonbahar mevsiminde gribin yanı sıra zatürre (pnömoni) gibi alt solunum yolu enfeksiyonları da artış göstermektedir. Gribin vücut direncini düşürmesi sonucu gelişen zatürre, ciddi klinik tablolara ve ölümlere sebebiyet verebilir. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin grip aşısı ile birlikte zatürre aşısı yaptırmaları kritik öneme sahiptir.
Zatürre Aşısı Kimlere Uygulanmalıdır?
- 65 yaş ve üstü tüm bireyler,
- Kronik akciğer hastaları (KOAH, kistik fibrozis),
- Akut ve kronik kalp yetmezliği olanlar,
- Şeker hastalığı (diyabet) olanlar,
- Kronik böbrek yetmezliği hastaları,
- Dalağı çıkarılmış kişiler,
- Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler,
- Tekrarlayan pnömokok enfeksiyonu öyküsü olanlar.
Not: Aşı içeriğine alerjisi olanlarda veya akut hastalık döneminde olanlarda aşı uygulaması ertelenmelidir.
Zatürre Aşısı Çeşitleri ve Koruyuculuk Süresi
Pnömokok aşıları inaktif özelliktedir ve iki farklı türde uygulanmaktadır:
| Aşı Türü | Uygulama Dozu ve Süresi |
|---|---|
| 13 Valanlı Konjüge Aşı | Hayat boyu sadece bir kez yapılır. |
| 23 Valanlı Polisakkarid Aşı | 2-64 yaş arası 5 yıl arayla maksimum iki doz; 65 yaş üstü ise bir kez yapılır. |
Zatürre aşısının yan etkileri grip aşısı ile benzerlik gösterir; uygulama bölgesinde lokal hassasiyet ve hafif ateş görülebilir, ancak bu durum geçicidir.

