Doktorsitesi.com

Safra Kesesi ve Ameliyatı Hakkında

Op. Dr. Mahmut Doğan
Op. Dr. Mahmut Doğan
30 Mayıs 2018229 görüntülenme
Randevu Al
Safra Kesesi ve Ameliyatı Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Safra Kesesi Nedir ve Vücuttaki Görevi Nelerdir?

Safra kesesi, karaciğerin sağ ve sol lobunu birleştiren anatomik hat üzerinde konumlanan, armut biçiminde bir organdır. Yaklaşık 7-10 cm uzunluğunda olan bu organın lümeni, 30 ila 50 ml arasında sıvı depolama kapasitesine sahiptir. Karaciğer tarafından kesintisiz olarak üretilen safra, bu kesede depolanır ve sindirim sürecinde ihtiyaç duyuldukça on iki parmak bağırsağına salgılanır.

Günlük toplam safra salınımı 700-1200 ml civarındayken, safra kesesinin maksimal hacmi 30-60 ml ile sınırlıdır. Bu kapasite sayesinde yaklaşık 12 saatlik safra salgısı kesede muhafaza edilebilir. Safra kesesi taşları, kesedeki safrada çözünmüş halde bulunan katı maddelerin birleşerek kristalleşmesi sonucunda meydana gelir.

Safra Kesesi Taşı Belirtileri ve Tanı Süreci

Safra kesesi taşları, hastada çeşitli klinik şikayetlerle kendini gösterebilir. En yaygın görülen semptomlar şunlardır:

  • Tekrarlayan karın ağrısı atakları: Genellikle karnın sağ üst kısmında veya göbek üzerinde (epigastrik) hissedilir.
  • Yansıyan ağrı: Ağrı sıklıkla sağ kürek kemiğine doğru yayılım gösterir.
  • Biliyer kolik: Ağır yemeklerden sonra başlayan, kademeli artan ve birkaç saat kesintisiz süren ağrı tipidir.
  • Eşlik eden şikayetler: Bulantı, kusma, karında şişkinlik ve geğirme gözlenebilir.

Hiçbir şikayete yol açmayan (asemptomatik) safra kesesi taşları, genellikle farklı nedenlerle yapılan ultrasonografi veya tomografi incelemeleri sırasında tesadüfen tespit edilir. Belirtisiz taşların her yıl %3-5'i semptomatik hale gelirken, 20 yıllık süreçte yaklaşık üçte biri klinik şikayetlere yol açar.

Safra Kesesi Ameliyatı (Kolesistektomi) Hangi Durumlarda Yapılır?

Safra kesesi operasyonları, hem akut durumlar hem de kronik rahatsızlıklar nedeniyle gerçekleştirilebilir. Ameliyat gerektiren temel durumlar şunlardır:

  1. Akut kolesistit (Safra kesesi iltihabı)
  2. Semptomatik kolelitiazis (Belirti veren safra kesesi taşları)
  3. Pozitif safra kültürü olan Salmonella taşıyıcıları
  4. Porselen (kalsifiye) safra kesesi
  5. Orak hücreli anemi hastalığı
  6. Çocuklarda ve yetişkinlerde saptanan safra kesesi taşları
  7. Safra kesesi polipleri
  8. Safra kesesi tümörleri

Belirti Vermeyen Taşlarda Ameliyat Kriterleri

Şikayete yol açmayan (asemptomatik) taşlarda, belirli risk faktörleri varlığında cerrahi müdahale kararı alınabilir:

Hasta Grubu / DurumAmeliyat Gerekçesi
Diyabet HastalarıYaşlı ve şeker hastalığı olanlarda risk yüksektir
Taş Boyutu3 cm'den büyük veya 0.5 cm'den küçük taşlar
Erişim SorunuUzun süre sağlık hizmetine ulaşamayacak olanlar
Yapısal BozuklukPorselen safra kesesi varlığı
Yaş FaktörüGenç erişkin hastalar

Laparoskopik (Kapalı) Safra Kesesi Ameliyatı ve İyileşme Süreci

Günümüzde safra kesesi ameliyatları, çok nadir istisnalar dışında laparoskopik (kapalı yöntem) ile gerçekleştirilmektedir. Bu modern cerrahi yaklaşım, hastaya konforlu bir iyileşme süreci sunar.

Operasyon süresi genellikle 1 saatten kısa sürmektedir. Kapalı yöntem sayesinde hastalar ameliyat sonrası erken dönemde ayağa kalkabilir, yürüyebilir ve beslenmeye başlayabilirler. Hastaların büyük bir çoğunluğu, ameliyatın birinci gününde hastaneden taburcu edilerek günlük yaşamlarına hızlı bir dönüş yapabilmektedir.

Etiketler

Safra kesesiSafra kesesi ameliyatıSafra kesesi hastalığı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mahmut Doğan

Op. Dr. Mahmut Doğan

Op. Dr. Mahmut DOĞAN, 1983 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2007 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Bakırköy Doktor Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.