Doktorsitesi.com

Fıtık Tedavisi ve Fistül Tedavisi

Prof. Dr. Ersin Öztürk
Prof. Dr. Ersin Öztürk
8 Aralık 2016444 görüntülenme
Randevu Al
Fıtık Tedavisi ve Fistül Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Fıtık Nedir? Fıtığın Oluşumu ve Temel Nedenleri

Fıtık, vücuttaki anatomik yapının bozulması sonucunda doku veya organların normalde bulunmaları gereken konumdan başka bir alana yer değiştirmesi olarak tanımlanır. Bu durum, dokuların zayıflaması veya aşırı baskıya maruz kalmasıyla ortaya çıkar. Fıtık oluşumunun arkasında yatan temel faktörler genel olarak pasif işler ve ağır işler olmak üzere iki ana kategoride incelenmektedir.

Pasif işler kapsamında, özellikle uzun süreli sabit kalarak yapılan masa başı çalışmaları ve kontrolsüz şekilde egzersiz programlarına başlanması fıtık riskini artırmaktadır. Vücudun alışık olmadığı yüklenmeler veya uzun süreli hareketsizlik, kas ve eklem yapısını olumsuz etkileyerek fıtıklaşmaya zemin hazırlar.

Boyun ve Bel Fıtığında Risk Faktörleri

Fıtık türleri, bireylerin fiziksel özelliklerine ve alışkanlıklarına göre farklılık gösterebilmektedir. Bu bağlamda öne çıkan iki yaygın fıtık türü şunlardır:

  • Boyun Fıtığı: Genellikle zayıf bireylerde, başın aşırı derecede öne eğilmesi ve bu duruşun bir alışkanlık haline getirilmesi sonucunda gözlemlenir.
  • Bel Fıtığı: Aşırı kilolu bireylerde daha sık görülür. Bu durumun temel nedeni, genellikle doğru ve dengeli oturma alışkanlığının olmamasıdır.

Anal Fistül: Tanımı ve Klinik Yapısı

Fistül, vücutta normal şartlarda bulunmaması gereken, iki boşluk arasındaki anormal bağlantıyı ifade eder. İnsan anatomisinde bu durum en sık anüs ile deri arasında meydana gelir; bu nedenle tıbbi literatürde perianal fistül veya anal fistül olarak adlandırılır. Anal fistül, hayati tehlike arz eden "kötü" bir hastalık olmamakla birlikte, tedavi süreci titizlik gerektiren ve hastanın yaşam konforunu etkileyen zorlu bir rahatsızlıktır.

Anal Fistül Tedavisinde Kritik Başarı Faktörleri

Anal fistül tedavisindeki en büyük zorluk, dışkı kontrolünde hayati rol oynayan anal sfinkter (kas yapısı) mekanizmasıdır. Tedavi sırasında bu kaslara zarar verme riski, birçok genel cerrahın müdahale konusunda çekimser kalmasına neden olabilmektedir. Başarılı bir tedavi, bu kas yapısının korunması ile doğru orantılıdır.

Fistül TipiGörülme OranıTedavi Yaklaşımı
Basit Fistül%70Fistül tünelinin tavanının kesilerek açılması (Fistülotomi)
Kompleks Fistül%30Seton, lazer ve diğer sofistike yöntemler

Fistül Türlerine Göre Tedavi Yöntemleri

Anal fistüllerin yaklaşık %70'i basit yapıdadır ve bu vakaların tedavisi nispeten daha kolaydır. Fistül, tünel şeklinde bir yapı olduğu için bu tünelin tavanının kesilerek açılması etkin bir iyileşme sağlar. Bu yöntemin başarı şansı oldukça yüksektir.

Bununla birlikte, anal fistül tekrarlama eğilimi olan bir hastalıktır. Hastalık nüksettiğinde, fistül basit yapıda olsa dahi cerrahi müdahalede kas kesmemek büyük önem taşır. Vakaların %30'unu oluşturan kompleks fistüllerde ise süreç daha farklıdır. Bu tür sofistike vakalarda seton uygulamasından lazer teknolojisine kadar birçok alternatif ve ileri düzey tedavi yöntemi tercih edilmektedir.

Etiketler

Fıtık oluşumuFıtık tedavisiFistül tedavisiFistül sebepleriFıtık belirtisiFistül sonucu tedavi yöntemleriFistül amaliyatı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ersin Öztürk

Prof. Dr. Ersin Öztürk

Prof. Dr. Ersin ÖZTÜRK, 1974 yılında doğmuştur. 1998 yılında İstanbul Üniversitesi  Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimini tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 2005 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 2011 yılında Doçent Ünvanını almıştır. 2012 yılında da Cerrahi Onkoloji yandal uzmanlığını almıştır. 2014 yılında ise Avrupa Kolorektal Cerrahi Yeterliklik Kurulu’nun düzenlediği sınavları geçerek Kolorektal Cerrahi Yeterlilik diploması almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.