Doktorsitesi.com

Rektal Prolapsus (Makat Sarkması) Tedavisi

Prof. Dr. Erdal Türk
Prof. Dr. Erdal Türk
18 Nisan 2019331 görüntülenme
Randevu Al
Rektal Prolapsus (Makat Sarkması) Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rektal Prolapsus Nedir ve Kimlerde Görülür?

Rektal prolapsus, rektum duvarının tam kat veya sadece mukoza tabakasının anal kanaldan aşağı ve dışarıya doğru sarkması durumudur. Bu klinik tablo hem erken hem de ileri yaş gruplarında gözlemlenebilen bir sağlık sorunudur. Erken yaş grubundaki vakaların büyük bir çoğunluğunu 5 yaşından küçük çocuklar oluşturmaktadır. Yapılan gözlemler, bu durumun kız ve erkek çocuklarda eşit oranlarda etkili olduğunu göstermektedir.

Rektal Prolapsus Evreleri

Rahatsızlığın şiddeti ve dışarı çıkma derecesine göre rektal prolapsus üç ana evrede sınıflandırılmaktadır:

  • Evre 1: Sadece mukozal prolapsus görülür.
  • Evre 2: Rektumun veya rektosigmoid bileşkenin iç içe geçmesi durumudur.
  • Evre 3: Gerçek rektal prolapsus olarak tanımlanan tam kat sarkma durumudur.

Rektal Prolapsusun Nedenleri ve Risk Faktörleri

Rektal prolapsusun altında yatan kesin neden henüz tam olarak netlik kazanmamış olsa da, klinik süreçte en çok kronik kabızlık üzerinde durulmaktadır. Bununla birlikte, çeşitli anatomik faktörler de hastalığın gelişiminde rol oynayabilmektedir. Özellikle yenidoğan ve çocuklarda görülen risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Anatomik Nedenler: Rektovezikal/rektovajinal ya da douglas poşu, uzamış sigmoid kolon, zayıf internal sfinkter, şekilsiz anüs ve pelvik döşeme defektleri.
  • Gelişimsel Faktörler: Pelvis ve sakrumun dik pozisyonu, rektum ile sakrum arasındaki bağların yokluğu veya gevşekliği.
  • Eşlik Eden Durumlar: Nörolojik hastalıklar, geçirilmiş cerrahi girişimler, paraziter hastalıklar, kronik öksürük ve büyüme süreci.

Dışkı Kaçırma (İnkontinans) Mekanizması

Rektal prolapsus vakalarında görülen dışkı kaçırma, prolapsus nedeniyle pudental sinirdeki gerilmeye bağlı olarak gelişen nöropatik bir durumdur. Bu durum, daha önce varsayıldığı gibi anal sfinkterin mekanik olarak gerilmesinden kaynaklanmamaktadır. Rektal prolapsus sürecinde karşılaşılan birçok faktörün neden mi yoksa sonuç mu olduğu tıbbi literatürde halen tartışılmaya devam etmektedir.

Tedavi Yöntemleri ve Yaklaşımlar

Tedavi sürecinde basamaklı bir strateji izlenmesi esastır. İlk aşamada mevcut olan altta yatan nedenler belirlenmeli ve bu nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Parazit varlığı, kabızlık, ishal ve beslenme bozukluğu gibi sorunlar öncelikle tedavi edilmeli; çocuğa düzenli bir tuvalet eğitimi kazandırılmalıdır.

Tedavi AşamasıUygulanan Yöntemler
Birinci BasamakBeslenmenin düzenlenmesi, kilo alımı ve altta yatan hastalıkların tedavisi
Konservatif YaklaşımRedüksiyon (dışarı sarkan kısmın elle yerine konması) ve tıbbi tedavi
İleri Seviye MüdahaleEnjeksiyon Tedavisi (Skleroterapi) ve Cerrahi Yöntemler

İyileşme Süreci ve Cerrahi Müdahale

5 yaş altındaki çocuklarda rektal prolapsus genellikle iyi seyirli bir özellik taşır. Uygun tıbbi tedavi ve redüksiyon işlemleri sonrasında hastalık genellikle kendi kendine düzelebilmektedir. Ancak, alınan tüm önlemlere rağmen düzelmeyen ve tekrarlayan vakalarda Enjeksiyon Tedavisi (Skleroterapi) veya Cerrahi Tedavi Yöntemleri gündeme gelmektedir. Ailelerin, dışarı çıkan bağırsak kısmının manuel olarak yerine konması (redükte edilmesi) konusunda uzmanlar tarafından bilgilendirilmesi sürecin yönetimi açısından kritiktir.

Etiketler

Makat sarkmasırektal prolapsusmakat sarkması tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erdal Türk

Prof. Dr. Erdal Türk

Prof. Dr. Erdal TÜRK, 20 Nisan 1974 yılında Çorum'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Çocuk Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.