Doktorsitesi.com

RAMAZANIN YARISINA YAKLAŞIRKEN BESLENME…

Dr.Öğr.Üyesi Aylin Hasbay Büyükkaragöz
Dr.Öğr.Üyesi Aylin Hasbay Büyükkaragöz
15 Haziran 2016172 görüntülenme
Randevu Al
  • İftar süreci mideyi yormamak adına iki aşamaya bölünmeli; oruç su, hurma ve çorba ile açıldıktan sonra ana yemeğe geçmeden önce 30 dakika ara verilmelidir.
  • Metabolizmayı canlı tutmak için iftar sonrası aralıklarla meyve ve probiyotik yoğurt içeren ara öğünler yapılmalı, sahurda ise tokluk süresini uzatan protein ve lif zengini besinler tercih edilmelidir.
  • Günlük sıvı ihtiyacını karşılamak için iftar ile sahur arasında en az 2 litre su tüketilmeli, tatlı tercihlerinde ise ağır şerbetli tatlılar yerine hafif sütlü alternatiflere yönelinmelidir.
RAMAZANIN YARISINA YAKLAŞIRKEN BESLENME…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ramazan Ayında Beslenme Düzeni ve Kilo Kontrolü

Ramazan ayının ortalarına yaklaştığımız bu günlerde, pek çok kişi beslenme düzenini oturtmakta güçlük çekebilir. 17 saat süren uzun süreli açlık sonrası, tüketilen besinlerin çeşidi kadar miktarı ve yeme sıklığı da sağlık üzerinde doğrudan etkilidir. Bu süreçte kilo değişimlerini dengelemek ve oruç tutmayı kolaylaştırmak için stratejik bir beslenme planı uygulanmalıdır.

İftar Sofrasında Doğru Başlangıç ve Ana Öğün

Uzun süreli açlığın ardından mideyi yormamak adına iftar süreci iki aşamaya bölünmelidir. İlk aşamada kan şekerini dengeli yükseltecek ve sindirimi başlatacak hafif besinler tercih edilmelidir. İdeal bir iftar başlangıcı şu şekilde olmalıdır:

  • Su Tüketimi: Oruç 2 bardak su ile açılmalı, ancak su çok hızlı içilmemelidir.
  • İftariyelikler: 2 adet hurma, 2 adet zeytin, yarım kibrit kutusu peynir, 1 tatlı kaşığı reçel ve 1 avuç içi büyüklüğünde pide.
  • Çorba Seçimi: Sindirim problemlerini önlemek için 2 kepçe çorba içilmelidir. Çorbaların çok yoğun ve yağlı olmamasına dikkat edilmelidir.

İftariyelik ve çorba tüketildikten sonra 30 dakika ara vermek, hem doygunluk hissini artırır hem de mide rahatsızlıklarını önler. Ana yemekte ise ızgara veya fırında tavuk gibi protein kaynakları tercih edilmeli, kızartmalardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu öğün haşlama sebze garnitür, 1 porsiyon bulgur pilavı ve taze salata ile desteklenmelidir.

Metabolizmayı Canlı Tutan Ara Öğünler

Ana yemeğin ardından metabolizmanın aktif kalmasını sağlamak için yatana kadar 1-1.5 saat aralıklarla ara öğün yapılmalıdır. Bu uygulama, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Ara öğün seçenekleri şunları içerebilir:

  • 1 porsiyon taze meyve.
  • 1 küçük kase leblebi, 2-3 adet galeta veya 4-5 adet grissini.

Yatmadan hemen önce ise sindirimi desteklemek amacıyla 1 porsiyon meyve ile birlikte, içerisine 1 tatlı kaşığı yulaf ve 1 tatlı kaşığı keten tohumu eklenmiş 1 küçük kase probiyotik yoğurt tüketilmelidir.

Sahurda Tokluk Süresini Uzatan Tercihler

Sahur, gün boyu ihtiyaç duyulan enerjinin temeli olduğu için protein ve lif açısından zengin olmalıdır. Aşağıdaki tablo, örnek bir sahur menüsünü özetlemektedir:

Besin GrubuÖnerilen Miktar
Protein1 adet yumurta, 1-2 kibrit kutusu peynir, 1 bardak süt
Sağlıklı Yağlar2 tam ceviz, 4-5 adet zeytin
Vitamin ve Lif1 dilim karpuz, domates, salatalık, biber

Sıvı Dengesi ve Tatlı Tüketimi Hakkında Uyarılar

Vücudun su ihtiyacını karşılamak için iftar ile sahur arasında en az 2 litre sıvı tüketilmelidir. Vücuttaki su miktarının yeterli olup olmadığını anlamanın en pratik yolu idrar rengini kontrol etmektir; idrarın renksiz olması yeterli hidrasyonun işaretidir.

Tatlı ihtiyacı oluştuğunda ise şerbetli ve ağır tatlılar yerine güllaç, sütlü tatlılar veya dondurma gibi hafif seçeneklere yönelmek sağlık açısından daha isabetli olacaktır.

Yrd. Doç. Dr. Diyetisyen Aylin Hasbay Büyükkaragöz

Etiketler

Ramazan ayında neden kilo alınıyor?Oruç tutanların beslenmesiRamazan ayında sağlımızı korumak içinRamazan ayında doğru beslenmekRamazan ayında öğün saatleri ne olmalıdırRamazan ayında bunlara dikkat

Yazar Hakkında

Dr.Öğr.Üyesi Aylin Hasbay Büyükkaragöz

Dr.Öğr.Üyesi Aylin Hasbay Büyükkaragöz

Yrd. Doç. Dr. Aylin HASBAY BÜYÜKKARAGÖZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde başladığı lisans eğitimini 1995 yılında tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. Yine aynı üniversitenin Beslenme Bilimleri'nde 1998 yılında Master derecesini ve 2005 yılında Beslenme ve Diyetetik alanında doktora derecesini almıştır. 2000-2001 yılları arasında Amerika'da Minnosota Üniversitesi'nde gözlemci olarak çalışmalarda bulunmuş ve çeşitli eğitimlere katılmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.