Doktorsitesi.com

Ramazan ve kabızlık

Uzm. Dyt. Turgay Köse
Uzm. Dyt. Turgay Köse
10 Ağustos 20101535 görüntülenme
Randevu Al
Ramazan ve kabızlık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kabızlık Nedir ve Neden Olur?

Kabızlık, dışkılama sıklığının azalması ve dışkılama eylemi sırasında güçlük çekilmesi durumudur. Sağlıklı bireylerde dışkılama sayısı kişiden kişiye farklılık gösterdiği için bu konuda kesin bir sayıdan bahsetmek mümkün değildir. Bazı kişilerin dışkı yapısı doğal olarak daha katı olabilir; ancak 3 günden uzun süren dışkılama eksikliğinde dışkı sertleşir ve tahliye süreci ağrılı bir hal alabilir.

Kabızlığın ortaya çıkmasında pek çok farklı faktör rol oynamaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri şunlardır:

  • Yüksek oranlarda rafine şeker tüketimi ve lifli (posalı) besinlerin az yenilmesi.
  • Dışkılama ihtiyacının sürekli ertelenmesi.
  • Bağırsaklardaki iltihabi durumlar, tümör veya kanser gibi patolojik nedenler.
  • Uzun mesafeli seyahatler ve kullanılan bazı ilaçlar.
  • Gebelik, hemoroit, Parkinson, şeker hastalığı veya tiroit bezinin az çalışması.

İdeal Tuvalet Sıklığı Ne Olmalıdır?

Toplumda yaygın olan yanlış inanışlardan biri, her gün mutlaka dışkılama yapılması gerektiğidir. Oysa bazı insanlar günde 3 kez, bazıları ise haftada 3 kez tuvalete çıkar; her iki durum da normal kabul edilir. Dışkılama ile atılamayan atıkların vücutta emilerek sağlığa zarar verdiği veya ömrü kısalttığı düşüncesi bilimsel bir temele dayanmamaktadır.

Özellikle yaşlı bireylerde, değişen alışkanlıklar nedeniyle endişeye kapılarak gereksiz yere laksatif ilaç kullanımı bağırsak florasına zarar verebilir. Hekim tavsiye etmedikçe posa hapları veya tozları kullanmaktan kaçınılmalıdır. Bu tür takviyeler, besinlerin sindirim sisteminden çok hızlı geçmesine neden olarak vitamin, mineral, sıvı ve potasyum kaybına yol açabilir.

Ramazan Ayında Kabızlık ve Doğal Çözümler

Ramazan döneminde gün boyu besin alımının durması ve iftarda hızlı yemek yenilmesi kabızlık riskini artırır. Bu dönemde sindirimi rahatlatmak için sahurda aç karnına içilecek bir bardak açık çay veya ılık limonlu su, doğal bir laksatif görevi görerek bağırsakları yumuşatır.

Kabızlığı Önlemek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bağırsak sağlığını korumak ve kabızlık şikayetlerini minimize etmek için şu ilkeler uygulanmalıdır:

  1. Beslenme Düzeni: İftardan sonra yatana kadar 3-4 öğün şeklinde az az ve sık beslenilmelidir.
  2. Çiğneme Alışkanlığı: Lokmalar iyice çiğnenmeli, yemekler acele edilmeden tüketilmelidir.
  3. Sıvı Tüketimi: Günlük en az 2 litre su ve sulu besin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  4. Doğal Destekler: Sahur öncesi erik veya kayısı marmeladı üzerine ılık su içmek bağırsak hareketlerini artırır.
  5. Probiyotik Kullanımı: Probiyotik etkili yoğurtlar veya prebiyotik sütler tercih edilmelidir.

Uzak Durulması Gereken Alışkanlıklar

Kaçınılması GerekenlerNedeni
Fast-food ve Rafine ŞekerSindirim sistemini yavaşlatır ve kabızlığı tetikler.
Demli Çay ve Fazla KahveVücuttan su atılımını artırabilir ve kabızlığı zorlaştırabilir.
Form ÇaylarıBağırsak tembelliğine yol açtığı için kesinlikle kullanılmamalıdır.

Bağırsak Hareketlerini Artıran Posa (Lif) Kaynakları

Günlük fiziksel aktiviteyi artırmak (her gün 45-60 dakika egzersiz) ve posa alımını yükseltmek kabızlıkla mücadelenin temelidir. Yüksek lif içeren besin grupları şunlardır:

  • Kurubaklagiller: Kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya, soya fasulyesi.
  • Kepekli Tahıllar: Esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç, makarna ve erişte.
  • Sebze ve Meyveler: Mümkünse kabukları soyulmadan tüketilen mevsim meyveleri ve sebzeleri.

Son olarak, tuvalet alışkanlığı kazanmak için her gün belirli bir süre tuvalette kalınmalıdır. Bu süreçte alaturka tuvalet kullanımı anatomik olarak dışkılamayı kolaylaştırabilir. Eğer kabızlık bulguları uzun sürüyorsa veya kişiyi halsiz bırakıyorsa mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Etiketler

İftarSahurDışkılama sıklığıKabızlık nedenleri

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Turgay Köse

Uzm. Dyt. Turgay Köse

Uzm. Dyt. M. Turgay KÖSE, 1977 yılında İstanbul'da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisans programını tamamlayarak Toplu Beslenme Sistemleri Bilim Uzmanlığı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.