Rahim İçi Yapışıklık (Asherman Sendromu)
- Asherman sendromu, genellikle cerrahi müdahaleler veya enfeksiyonlar sonucu rahim iç duvarlarının birbirine yapışmasıyla oluşan, adet düzensizliği ve kısırlığa yol açabilen bir durumdur.
- Hastalığın kesin tanısı için rahim filmi (HSG) ve sulu ultrason gibi yöntemlerin yanı sıra altın standart olarak kabul edilen histeroskopi yöntemi kullanılır.
- Tedavide histeroskopik cerrahi ile yapışıklıklar açılır; operasyonun başarı oranı rahim dokusundaki hasarın derinliğine ve altta yatan nedene bağlı olarak %60 ile %90 arasında değişir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Asherman Sendromu (Rahim İçi Yapışıklık) Nedir?
Asherman sendromu, tıp literatüründe intrauterin sineşi olarak da bilinen, rahim iç duvarlarının birbirine yapışması durumudur. Bu tabloyu ilk kez 1948 yılında "travmatik amenore" ismiyle tanımlayan Dr. Joseph G. Asherman'ın anısına bu isimle adlandırılmaktadır. Sendromun gelişmesindeki en temel etken, rahim içine yönelik gerçekleştirilen cerrahi müdahalelerdir.
Özellikle geçmişte uygulanan sert kürtaj işlemlerinin rahim içini zedelemesi veya geçirilen ciddi enfeksiyonlar, rahim içinde yapışıklıkların oluşmasına zemin hazırlar. Bu durum, kadın sağlığı ve üreme potansiyeli üzerinde doğrudan olumsuz etkilere sahiptir.
Asherman Sendromu Belirtileri ve Etkileri
Rahim içi yapışıklıklar, hastanın yaşam kalitesini ve çocuk sahibi olma şansını etkileyen çeşitli semptomlarla kendini gösterir. En yaygın görülen belirtiler ve sonuçlar şunlardır:
- Adet Düzensizlikleri: Adet kanamalarının miktarında belirgin azalma veya adet kanamasının tamamen kesilmesi.
- İnfertilite (Kısırlık): Yapışıklıklar nedeniyle spermin ilerleyememesi veya embriyonun tutunamaması sonucu zor gebe kalma.
- Gebelik Komplikasyonları: Gebe kalınsa dahi gebeliğin devam etmesinde güçlük yaşanması.
- Düşük Riski: Tekrarlayan düşükler veya düşük tehdidi ile karşılaşılması.
Tanı Yöntemleri: Rahim İçi Yapışıklık Nasıl Anlaşılır?
Asherman sendromunun teşhisinde rutin ultrasonografi her zaman yeterli olmayabilir; çünkü endometrium (rahim zarı) bazen normal görünebilir. Kesin tanı için şu yöntemler kullanılır:
- Rahim Filmi (HSG): Yapışıklıkların yerini ve boyutunu belirlemede temel yöntemdir.
- Sulu Ultrason (SİS): Rahim içine sıvı verilerek yapılan bu işlemle rahim boşluğu detaylıca incelenir.
- Histeroskopi: Hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılan en güvenilir yöntemdir. Optik bir cihazla rahim içine girilerek yapışıklıklar doğrudan gözlemlenir.
Asherman Sendromu Tedavisi ve Histeroskopi
Histeroskopik cerrahi, Asherman sendromunun tedavisinde altın standarttır. Bu işlemde, rahim ağzından girilen cihazlarla yapışıklıklar; lazer, elektrokoter veya makas yardımıyla açılır. Tedavi süreci şu adımları içerir:
| İşlem Aşaması | Uygulama Detayı |
|---|---|
| Cerrahi Müdahale | Histeroskopi ile yapışıklıkların mekanik olarak açılması. |
| Tekrarı Önleme | Yapışıklığın nüksetmemesi için rahim içine spiral yerleştirilmesi. |
| İlaç Tedavisi | İyileşme sürecinde antibiyotik ve hormon ilaçlarının kullanımı. |
| Kontrol | Tedaviden 1-2 ay sonra başarının ölçülmesi için yeniden rahim filmi çekilmesi. |
Tedavide Başarı Oranları ve Komplikasyonlar
Histeroskopik sineşi açılması sonrası başarı şansını önceden kestirmek güçtür. Başarı, rahim içindeki bazalis tabakasının (rezervuar görevi gören alt tabaka) ne kadar korunduğuna bağlıdır. Eğer yapışıklıklar sadece bu tabakadaysa sonuçlar umut vericidir; ancak kas dokusuna (myometrium) kadar ilerlemişse tedavi zorlaşabilir.
- Kürtaj kaynaklı vakalarda başarı oranı %60-90 arasındadır.
- Tüberküloz kaynaklı vakalarda başarı şansı çok daha düşüktür.
- Komplikasyonlar: Nadiren kanama, rahim delinmesi veya enfeksiyon görülebilir.
Önemli bir not olarak; yapışıklıkların çok yoğun olduğu durumlarda birden fazla operasyon gerekebilir veya yardımcı üreme tekniklerine başvurulması zorunlu hale gelebilir.


