Doktorsitesi.com

Rahim Ağzı Kanseri Ve Korunma

Op. Dr. Nesrin Kalelioğlu
Op. Dr. Nesrin Kalelioğlu
23 Mayıs 2016370 görüntülenme
Randevu Al
  • Serviks kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olup düzenli tarama testleri ve erken tanı ile %95'in üzerinde iyileşme oranına sahiptir.
  • Hastalığın en temel nedeni %99 oranında HPV enfeksiyonudur; özellikle HPV 16 ve 18 tipleri kanser vakalarının büyük çoğunluğundan sorumludur.
  • Erken evrelerde belirti vermeyen bu kanser türünden korunmak için Pap-Smear ve HPV testleri gibi düzenli tarama yöntemleri hayati önem taşımaktadır.
Rahim Ağzı Kanseri Ve Korunma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Serviks Kanseri Nedir? Erken Tanının Hayati Önemi

Serviks kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olup, gelişmiş ülkelerde kadın ölümlerinin önde gelen nedenleri arasında yer almaktadır. Türkiye'de görülme oranı her 100.000 kadında 4.5 olarak kaydedilen bu hastalık, düzenli jinekolojik muayeneler ile önlenebilir bir nitelik taşır. Meme ve endometrium (rahim içi zarı) kanserinden sonra en sık rastlanan üçüncü kadın kanseri olan serviks kanserinde, erken tanı ile iyileşme oranı %95'in üzerine çıkmaktadır.

Genellikle 40-45 yaş aralığında teşhis edilen bu hastalık, nadiren gebelik döneminde de ortaya çıkabilmektedir. Tam iyileşme başarısı, lezyonların boyutu ve erken saptanabilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle tarama testleri hayat kurtarıcı bir rol oynamaktadır.

Rahim Ağzı Kanseri Neden Olur? HPV ve Displazi İlişkisi

Rahim ağzında "transformasyon tabakası" olarak adlandırılan bölgedeki yoğun hücresel aktivite, kanser öncüsü hücrelerin oluşmasına zemin hazırlayabilir. Bu hücresel değişim tıp literatüründe displazi olarak tanımlanır. Displazilerin en yaygın etkeni ise HPV (Human Papilloma Virüs) enfeksiyonudur.

HPV enfeksiyonu bulaştıktan sonraki 3-5 yıl içerisinde rahim ağzında kanser öncüsü hücreler gözlemlenebilir. Cinsel yolla bulaşan bu virüs, ülkemizde de son yıllarda en sık rastlanan sağlık sorunları arasındadır.

Serviks Kanseri Risk Faktörleri

Serviks kanseri gelişiminde yaşam tarzı ve viral enfeksiyonlar belirleyici rol oynar. Hastalığın gelişimini tetikleyen temel risk faktörleri şunlardır:

  • HPV Enfeksiyonu: Vakaların %99'unda HPV pozitifliği saptanmaktadır. Özellikle HPV 16 ve HPV 18 tipleri, rahim ağzı kanserlerinin %70'inden sorumludur.
  • Cinsel Aktivite: Erken yaşta başlayan seksüel aktivite ve çok eşli yaşam tarzı riski artırır.
  • Sigara Kullanımı: Kanser gelişimini tetikleyen önemli bir çevresel faktördür.
  • Genital Hijyen ve Sağlık Geçmişi: Kötü genital hijyen, geçirilmiş cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve genital siğil öyküsü.
  • Diğer Faktörler: Doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanımı.

Kansere Yol Açan HPV Tipleri

Risk GrubuHPV Tipleri
Yüksek Riskli (Kanserle İlişkili)16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73, 82
Düşük Riskli (Siğil Odaklı)6, 11

Serviks Kanseri Belirtileri ve Tanı Yöntemleri

Küçük lezyonlar genellikle belirti vermez ve sadece Pap-Smear testi ile saptanabilir. Ancak hastalık ilerledikçe şu semptomlar belirginleşir:

  • Anormal vajinal akıntı ve kötü koku,
  • Sıra dışı vajinal kanamalar,
  • Cinsel ilişki sonrası lekelenme veya kanama,
  • Kasıklara ve bacaklara vuran ağrılar,
  • İleri evrelerde zayıflık, kilo kaybı ve anemi.

Tanı Süreci ve Testler

Kesin tanı biyopsi ile konulur. Şüpheli durumlarda LEEP (Elektrocerrahi Eksizyon Yöntemi) veya konizasyon (koni şeklinde doku çıkarılması) yöntemleri uygulanır. Patolojik incelemede hücresel değişiklikler şu şekilde sınıflandırılır:

  1. Normal endoservikal kolumnar epitel
  2. Skuamöz metaplazi
  3. Hafif-orta-ağır displazi (CIN I, CIN II, CIN III)
  4. Karsinoma in situ
  5. Mikroinvazif karsinom
  6. Belirgin invazif karsinom

Serviks Kanseri Tedavi Yöntemleri

Tedavi planı; lezyonun büyüklüğüne, stromal invazyon derinliğine ve hastanın çocuk sahibi olma isteğine göre bireyselleştirilir. Erken tanıda tedavi başarısı %100'e ulaşabilmektedir.

  • Erken Evre Tedavisi: Sadece hastalıklı bölgenin LEEP veya konizasyon ile çıkarılması yeterli olabilir.
  • Cerrahi Müdahale: İlerlemiş olgularda basit histerektomi (rahmin alınması) veya daha ileri evrelerde lenf bezlerini de kapsayan geniş çaplı operasyonlar gerekebilir.
  • Ek Tedaviler: Tümörün yayılma oranına göre cerrahi sonrası radyoterapi veya kemoterapi planlanabilir.

Sonuç olarak; Pap-Smear testi ve HPV taraması, rahim ağzı kanserinden korunmada ve erken teşhiste en etkin, maliyeti en düşük yöntemlerdir. Cinsel aktivitesi olan her kadın, yıllık düzenli jinekolojik muayenelerini ihmal etmemelidir.

Etiketler

Rahim ağzı kanseri şüphesiRahim ağzı kanseri başlangıcıRahim ağzı kanseri medikal tedaviRahim ağzı kanserine yaklaşımRahim ağzı kanseri tedavisi yaşıRahim ağzı kanseri ve korunma

Yazar Hakkında

Op. Dr. Nesrin Kalelioğlu

Op. Dr. Nesrin Kalelioğlu

Op. Dr. Nesrin KALELİOĞLU, Bursa'da doğmuştur. Lise öğreniminin ardından Almanya - Berlin Freie Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1988 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasına ise yine aynı üniversitenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde başlamıştır. Aynı zaman zarfında Berlin ve Almanya’nın en başarılı tüp bebek merkezinde çalışma fırsatı bulmuştur. 1991-1994 yılları arasında Hamburg ili Eppendorf Bölge Eğitim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde uzmanlık eğitimini tamamlayarak 1994 yılında Türkiye’ye dönmüştür. 1995 yılında da Uludağ Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan denklik almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.