Doktorsitesi.com

Rahim ağzı kanseri

Prof. Dr. Erdoğan Aslan
Prof. Dr. Erdoğan Aslan
3 Kasım 20122793 görüntülenme
Randevu Al
  • Rahim ağzı kanseri, vajina ile rahim arasındaki epitel tabakasının kontrolsüz büyümesiyle oluşur ve dünya genelinde her iki dakikada bir kadının ölümüne neden olan ciddi bir sağlık sorunudur.
  • Vakaların %99,7'si cinsel yolla bulaşan HPV virüsünden kaynaklanmakta olup, virüsün yüksek riskli tipleri uzun süreli enfeksiyonlar sonucunda hücre yapısını bozarak kansere yol açmaktadır.
  • Kanser öncesi lezyonların gelişimi 5-15 yıl sürdüğü için düzenli PAP Smear testleri ve HPV aşıları sayesinde hastalık erken teşhis edilebilir ve önlenebilir.
Rahim ağzı kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rahim Ağzı Kanseri: Tanımı ve Anatomik Yapısı

Rahim ağzı kanseri, vajinanın (dölyolu) bittiği ve rahimin başladığı bölgeyi kaplayan, epitel olarak adlandırılan örtücü tabakanın kontrolsüz şekilde kanserleşmesiyle oluşur. Bu bölge, kadın cinsel organlarının dış etkenlerle temas edebileceği en son anatomik nokta olması bakımından kritik bir öneme sahiptir. Günümüzde modern tıbbın en çok üzerinde durduğu konuların başında gelen bu hastalık, erken teşhis edilebilirliği ile dikkat çekmektedir.

Küresel ve Ulusal Boyutta Rahim Ağzı Kanseri İstatistikleri

Kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olmasına rağmen, rahim ağzı kanseri halen en çok ölüme yol açan kadın kanseri olma özelliğini korumaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri, bu hastalığın ciddiyetini çarpıcı rakamlarla ortaya koymaktadır.

Kategoriİstatistiksel Veri
Ölüm SıklığıOrtalama her 2 dakikada bir kadın
Mevcut Tanılı Hasta SayısıDünyada 2 milyondan fazla
Yıllık Yeni Vaka SayısıYaklaşık 490.000
Günlük Yeni Vaka SayısıYaklaşık 1.300

Türkiye'de ise sağlıklı verilerin eksikliğine rağmen, görülme sıklığının 100.000'de 4-5 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran, dünya ortalamasının bir miktar altında seyretmektedir.

Rahim Ağzı Kanserinin Temel Nedeni: HPV Virüsü

Bilimsel araştırmalar, rahim ağzı kanseri vakalarının neredeyse tamamının (%99,7) HPV (Human Papilloma Virus) olarak bilinen insan siğil virüslerinden kaynaklandığını kanıtlamıştır. Uzun süreli enfeksiyonlar sonucunda ortaya çıkan bu durum, tıp tarihinde bir kanser türünün nedeninin bu denli net bir şekilde belirlenmesi açısından devrim niteliğindedir. Cinsel yolla bulaşan bu etkenin kanser yapıcı rolü, son 25 yıldaki teknolojik gelişmelerle tam olarak aydınlatılmıştır.

HPV Enfeksiyonu ve Kansere Dönüşüm Süreci

HPV, oldukça yaygın ve yüksek bulaşıcılık oranına sahip bir virüstür. 200'den fazla tipi bulunan bu virüsün yaklaşık 30 türü cinsel bölgeye yerleşebilmektedir. Enfeksiyonun en sinsi yönü, özellikle erkeklerde ve çoğu zaman kadınlarda hiçbir belirti (lezyon) göstermeden seyretmesidir. Ancak bazı durumlarda cinsel bölgede çıkan siğiller enfeksiyonun habercisi olabilir.

Virüsle enfekte olan her kadında kanser gelişmeyeceğini vurgulamak gerekir. Kanser süreci, virüsün tipi ve diğer faktörlerin birleşimiyle oluşur. Yüksek riskli HPV tipleri, konak hücrenin genetik materyaliyle bütünleşerek hücre yapısını bozar ve kansere giden süreci hızlandırır.

Erken Teşhis ve Korunma Yöntemleri

Rahim ağzı kanseri, virüs bulaşmasından hemen sonra aniden gelişmez. Kanser öncesi öncü lezyonların oluşması genellikle 5 ile 15 yıl arasında bir zaman alır; nadiren bu süre birkaç yıla düşebilir. Bu uzun süreç, düzenli tarama yöntemleriyle hayat kurtarıcı bir fırsata dönüşmektedir.

PAP Smear Testi ve Tarama Sıklığı

Servikal smear veya PAP Smear testi, kanser öncüsü lezyonların erkenden tanınmasını sağlayarak tedavi edilmesine olanak tanır. Bu yöntemin aktif uygulandığı ülkelerde kanser görülme sıklığı yarı yarıya azalmıştır. Dünya genelinde kabul görmüş tarama protokolleri şu şekildedir:

  1. Başlangıç: İlk cinsel ilişkiden sonraki ilk 3 yıl içinde taramalara başlanmalıdır.
  2. Sıklık: Taramalar genellikle her yıl tekrarlanmalıdır.
  3. Düzenleme: Üst üste 3 yıl negatif (temiz) sonuç alınması durumunda, tarama sıklığı 3 yılda bire indirilebilir.
  4. Bitiş: 65-70 yaş sonrasında, geçmiş sonuçlar düzenliyse taramanın sürdürülmesi gerekli görülmemektedir.

Son olarak, tıp dünyasında bir ilk olan rahim ağzı kanseri aşısı, günümüzde eczanelerde ulaşılabilir durumdadır. Bu aşı, insanlığın kansere karşı yürüttüğü mücadelede en somut ve umut verici gelişmelerden biri olarak kabul edilmektedir.

Etiketler

Rahim ağzı kanseri nasıl tedavi edilirRahim ağzı kanseri neden olurRahim agzi kanserinin belirtileri nelerdirRahim ağzı kanserinde neler yapılırRahim ağzı kanseri hakkında

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erdoğan Aslan

Prof. Dr. Erdoğan Aslan

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1993 yılında mezun oldum. 1994-1997 yılları arasında 3 yıl 2 ay süre ile Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalında Radyoloji ihtisası yaptım. 1997- 2001 tarihleri arasında Göztepe Eğitim Araştırma Hastanesi (Şimdiki Medeniyet Üniversitesi) nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı eğitimini tamamladım. Daha sonra Başkent Üniversitesi Adana Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kariyerime Yardımcı Doçent olarak devam ettim.

Kadın Hastalıklarındaki gelişmeler ürojinekoloji dediğimiz bir üst ihtisas alanını gerekli kıldığı bir noktada kadınlardaki idrar kaçırma, rahim ve mesane sarkması gibi pelvik taban problemleriyle uğraşan bu dala ilgimin artması sebebiyle bu konuda resmi bir eğitim görmek için yurt dışında birçok yer ile iletişime geçtim. Birleşik Krallıkta , Londra St. George Hastanesi Ürojinekoloji Departmanına kabul edildim. Bu hastanede çalışabilmek için İngiltere'de geçerli olan PLAB sınavlarını geçerek General Medical Council'e kayıt oldum ve Birleşik Krallık 'ta doktorluk yapmaya hak kazandım.2006 – 2007 yıllarında yaklaşık 1,5 yıl klinik fellowship yapıp ülkeme geri döndüm.

Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD'da yardımcı doçent olarak çalıştım. 2009 yılında doçentlik sınavlarını geçerek doçent unvanı aldım. Bulunduğum bölgedeki yoğun ihtiyaç sebebiyle Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD, Jinekolojik Onkoloji Bilim dalında 3 ay süreylestaj yaptım. Hastaneme döndükten sonra kemoterapi de dahil olmak üzere kadın kanserlerinin tanı ve tedavisinde hizmet ettim. 2011 yılında memleketim olan Bursa'ya geçtim ve çeşitli özel hastanelerde ve serbest olarak mesleğimi icra ettim. 2016 – 2018 yılları arasında Yakındoğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD 'nda yarı zamanlı olarak çalıştım.2020 yılında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve DoğumAD'na Profesör olarak atandım. Aynı süreçte üniversitenin Rektör Yardımcısı olarak 3 yıl idari görev yaptım.
 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.