Quantitative Analysis of Optical Coherence Tomography Angiography Features in Patients with Nonocular Behcet’s Disease

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Behçet Hastalığında Oküler Tutulum Öncesi OCTA Analizi
Bu çalışma, oküler tutulumu bulunmayan Behçet Hastalığı (BH) tanılı bireylerde, Optik Koherens Tomografi Anjiyografi (OCTA) parametrelerini kantitatif olarak ölçmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında; akış (flow), akış dışı (nonflow), yoğunluk ve foveal avasküler zon (FAZ) değerlendirme aracı parametreleri incelenerek sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır.
Metodoloji ve Değerlendirme Kriterleri
Çalışma sırasında hastaların retina yapıları modern görüntüleme teknikleriyle detaylıca analiz edilmiştir. OCTA kullanılarak elde edilen veriler şu ana başlıklar altında toplanmıştır:
- FAZ parametreleri (alan ve çevre ölçümleri),
- Koryokapillaris akış alanı,
- Yüzeyel kapiller pleksus (SCP) damar yoğunluğu,
- Derin kapiller pleksus (DCP) damar yoğunluğu.
Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Veriler
Yapılan analizler sonucunda, Behçet Hastalığı grubunda kontrol grubuna oranla belirgin farklılıklar saptanmıştır. Özellikle FAZ alanı ve çevresindeki genişleme ile damar yoğunluğundaki azalma dikkat çekicidir. Elde edilen temel bulgular aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Parametre | Behçet Grubu Bulgusu | P Değeri |
|---|---|---|
| SCP FAZ Alanı | Anlamlı Derecede Yüksek | p = 0.008 |
| Tam Retina FAZ Alanı | Anlamlı Derecede Yüksek | p = 0.015 |
| FAZ Perimetresi (Çevresi) | Anlamlı Derecede Yüksek | p = 0.011 |
| Foveal Yoğunluk-300 | Anlamlı Derecede Düşük | p = 0.045 |
Kapiller Damar Yoğunluğu Analizi
Veriler incelendiğinde, foveal bölgedeki damar yoğunluğunun Behçet hastalarında ciddi bir değişim gösterdiği görülmektedir. SCP ve DCP foveal bölge damar yoğunluğu, kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (sırasıyla p = 0.039 ve p = 0.010).
Sonuç: Subklinik Oküler Tutulum Belirtileri
Araştırma sonuçları, oküler tutulumu olmayan Behçet hastalarında dahi retinal mikrovasküler yapıların etkilendiğini göstermektedir. Özellikle foveal bölgede gözlemlenen düşük kapiller damar yoğunluğu, Behçet hastalığının subklinik bir oküler tutulum formu olarak kabul edilebilir. Bu bulgular, hastalığın takibinde OCTA kullanımının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.



