Psikiyatrinin Acillerinden: Anoreksiya Nervoza
- Anoreksiya nervoza, düşük vücut ağırlığına rağmen kilo almaktan aşırı korkma ve beden algısında bozuklukla karakterize, kadınlarda daha sık görülen ciddi bir yeme bozukluğudur.
- Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yatkınlık, mükemmeliyetçi kişilik özellikleri ve sosyokültürel baskılar gibi biyopsikososyal faktörler bir arada rol oynamaktadır.
- Yüksek intihar riski taşıyan bu rahatsızlığın tedavisinde beslenme rehabilitasyonu ile bilişsel davranışçı terapileri kapsayan çok yönlü bir yaklaşım ve erken tanı kritik öneme sahiptir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Anoreksiya Nervoza: Modern Çağın Ötesinde Bir Yeme Bozukluğu
Anoreksiya nervoza, teknolojinin gelişmesi ve bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte toplumda bilinirliği artan ciddi bir yeme bozukluğudur. Sanılanın aksine modern çağa özgü bir rahatsızlık olmayan bu hastalık, tarihte de izler bırakmıştır. Bilinen en eski vakalardan biri 13. yüzyılda yaşamış olan İskoç Kraliçesi Mary Stewart'tır.
Anoreksiya nervozanın temel özellikleri; bireyin sağlıklı kabul edilen en az vücut ağırlığına sahip olmayı reddetmesi, kilo almaktan aşırı korkması ve vücut yapısını algılamada belirgin bir bozukluk sergilemesidir. Güncel araştırmalar, bu rahatsızlığın her 100.000 kişide 20.2 oranında, yani genel toplumda %0.02 sıklığında görüldüğünü göstermektedir. Kadınlarda erkeklere oranla 10-20 kat daha fazla görülen bu hastalık, genellikle ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlar.
Anoreksiya Nervoza Belirtileri Nelerdir?
Anoreksiya nervozanın özünde, zayıf kalmak için gösterilen aşırı çaba ve olumsuz beden algısı yatar. Hastalar, yaş ve boylarına göre olması gereken minimum ölçülerin bile altındadır. Kilo kaybı sağlamak için kullanılan temel yöntemler şunlardır:
- Alınan gıda miktarını aşırı kısıtlama,
- Kusma, idrar söktürücü veya laksatif kullanımı gibi çıkartma yöntemleri,
- Aşırı egzersiz yapma.
Bu bireylerde kilo verdikçe kaygı azalmaz; aksine kilo alma korkusu daha da şiddetlenir. Kilo vermek bir başarı ve disiplin göstergesi olarak kabul edilirken, kilo almak kontrol kaybı ve başarısızlık olarak görülür. Fizyolojik olarak kadınlarda amenore (adet görememe), erkeklerde ise cinsel isteksizlik ve güçsüzlük gözlenebilir. Bu durumun endokrin sistemdeki hormon dengesizliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Anoreksiya Nervozaya Yol Açan Risk Faktörleri
Hastalığın ortaya çıkmasında tek bir neden yerine birçok etkenin birleşimi rol oynar. Bu risk faktörlerini şu şekilde kategorize edebiliriz:
| Faktör Grubu | Açıklama |
|---|---|
| Sosyokültürel | Batı toplumlarındaki gibi zayıflığın ve diyet yapmanın kültürel olarak onaylanması. |
| Demografik | Genellikle ergenlikte başlasa da her yaşta görülebilir; kadınlarda risk çok daha yüksektir. |
| Psikolojik | Erken çocukluk dönemindeki ebeveyn tutumları ve gelişimsel dönem (oral, anal, ödipal) sorunları. |
| Kişilik Özellikleri | Obsesif (takıntılı), mükemmeliyetçi, içe dönük ve aşırı düzenli yapı. |
| Genetik | Tek yumurta ikizlerinde görülme oranı %66.6'dır; genetik geçiş belirgindir. |
| Biyolojik | GnRH, serotonin, CRF ve nöropeptid Y gibi hormon ve nörotransmitterlerdeki değişimler. |
DSM-5 Tanı Kriterleri ve Şiddet Belirleyicileri
DSM-5'e göre anoreksiya nervoza tanısı konulabilmesi için şu kriterler aranır:
- Enerji alımını kısıtlayarak yaş, cinsiyet ve gelişim düzeyine göre belirgin derecede düşük vücut ağırlığına sahip olmak.
- Düşük kiloda olmasına rağmen kilo almaktan aşırı korkmak veya kilo almayı engelleyici sürekli davranışlar sergilemek.
- Vücut ağırlığı veya biçimini algılamada bozukluk yaşamak, düşük kilonun ciddiyetini kavrayamamak.
Vücut Kitle İndeksi (VKİ) Üzerinden Şiddet Dereceleri:
- Ağır olmayan: VKİ > 17 kg/m²
- Orta derecede: VKİ 16-17 kg/m²
- Ağır: VKİ 15-16 kg/m²
- Aşırı düzeyde: VKİ < 15 kg/m²
Hastalığın Alt Tipleri
Anoreksiya nervoza iki ana alt tipte incelenir:
- Kısıtlayıcı Tip: Son 3 ayda tıkınırcasına yeme veya çıkarma dönemi olmamıştır. Kilo kaybı sadece diyet ve sporla sağlanır.
- Tıkınırcasına Yeme/Çıkarma Tipi: Son 3 ayda düzenli olarak tıkınırcasına yeme veya kusma/ilaç kullanımı gibi davranışlar gözlenir.
Ayırıcı Tanı ve Eşlik Eden Psikiyatrik Rahatsızlıklar
Tanı sürecinde Bulimiya Nervoza, depresif bozukluklar ve kilo kaybına neden olabilecek organik sebepler (Addison hastalığı, tümörler vb.) mutlaka elenmelidir. Hastalığa sıklıkla şu psikiyatrik tablolar eşlik eder:
- Depresif Bozukluk ve Bipolar Tip 2
- Panik Bozukluk ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu
- Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB)
Tedavi Yöntemleri ve Hastalığın Seyri
Anoreksiya nervoza, tıbbi komplikasyonlar ve %2-5 oranındaki yüksek intihar riski nedeniyle acil müdahale gerektiren bir durumdur. Tedavi süreci çok yönlüdür:
- Beslenme rehabilitasyonu
- Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT)
- Bireysel, grup ve aile terapileri
- Kişiler arası ilişki terapisi
Tedaviye yanıt oranlarına bakıldığında; hastaların %40'ı tamamen, %30'u kısmen iyileşirken, %30'u kronikleşmektedir. Erken tanı, tedavi uyumu ve aile desteği iyileşme sürecindeki en kritik faktörlerdir.
Eğer kendinizde veya bir yakınınızda bu belirtileri gözlemliyorsanız, vakit kaybetmeden bir psikiyatri polikliniğine başvurmanız hayati önem taşımaktadır.
Psikiyatrist Dr. Fikret Poyraz ÇÖKMÜŞ





