PSİKİYATRİK İLAÇLAR ÖCÜ MÜ?

· Psikiyatri ilaçları o kadar kötü anlatılıyor ki hastaların korkmaması imkânsız.

· İlaçların uyuşturduğundan, sersemleştirdiğinden tutunda bağımlılık yaptığına kadar birçok yan etkisinden bahsediliyor.

· İlaçlarla ilgili bu kadar yanlış bilginin yayılmasının birçok nedeni var.

· BİRİNCİSİ: BİZ PSİKİYATRİ HEKİMLERİ.

· İlk önce iğneyi kendimize batıralım.

· Eğer hastalarınıza ilaçların yan etkilerinin olabileceğini anlatırsanız hastalar ilaçlarını bırakmıyor. Bu konuda hastalarımıza yeterince vakit ayırmıyoruz ya da ayıramıyoruz. Bunun nedeni de bakılması mecburi olan hasta sayıları.

· İKİNCİSİ; KOMŞU TEYZELER.

· KOMŞU TEYZELER öyle akıl almaz şeyler anlatılıyor ki ben bile şüphe duyuyor hale geliyorum.

· Yakınlarından birinin “ …..” isimli ilacı kullandığını, ona çok kötü ettiğini, yerinden kaldırmadığını, şaşkınlaştırdığını, ilacın sürekli uyuttuğunu birkaç kez içtikten sonra içemediklerini ya da kendilerinin içirmediğini ballandıra ballandıra anlatırlar.

· Biliyorsunuz ki komşuların günlerinde konuşulacak konu sıradan özelliklere sahip olmaması gerekir. Olay ne kadar dehşetli bir dille anlatılır, olaya aksiyon eklenirse o kadar etkileyici olur.

· Bu hikâyeleri komşularından dinleyen bir insan günün birinde bir psikiyatri hekimine başvurduğunda ve ilaç kullanması gerektiği söylendiğinde aklına gelecek ilk hikâye KOMŞU TEYZELERİN anlattığı o korkutucu ÖCÜ hikâyeleri olacaktır. Psikolojik olarak iyi durumda olmayan zaten korkmuş olan hasta bu ön yargıyla ilacı içecek ve daha ilacı içer içmez şikâyetleri başlayacaktır.

· Bunları nerden mi biliyorum çünkü hastalarım anlatıyor.

· Duyduğum hikâyeler de ki ilacı içip yan etki görmüş kişilerin tanıları ne hikmetse hep aynıdır. O tanıda hep depresyon olur.

· Böyle bir şey kesinlikle yok. “Benim de bir yakınım vardı psikiyatriste gitti aynı senin ilacı verdi” böyle standart kalıp bir cümle olabilir mi? Herkesin tanısı depresyon olabilir mi? Hikâyenin tamamen uydurma olduğu hikâyenin başından belli oluyor.

· ÜÇÜNCÜ neden Ruh Sağlığı ile ilgilenen DİĞER ÇALŞANLAR.

· Toplumda öyle bir algı oluşturuluyor ki. Psikiyatristler sadece ilaç yazar. DİĞERLERİ ise hastaları dinler konuşarak çözer.

· Yok öyle bir şey!

· Bu da koca bir yalandan ibaret. Bunu okuduğunuz da “Evet ben şuraya gittim ve psikiyatrist bana hemen ilaç yazdı” diyecekler olduğunu biliyorum. Bunun nedenini çok basit anlatayım. Devlet ya da Özel Hastanede çalışan bir psikiyatri hekiminin hastalarına bakması için belirli bir zaman aralığı verilir. Bu zaman aralığında hastalarına bakmak zorundadır. Bu zaman aralığında psikoterapi yapılabilmesi imkânsızdır. Bir psikoterapi süresi 45-60 dakika arasındadır. Bunu anlamanın tek yolu hem devlet hem de özel hastanelerin randevu saat aralıklarına bakmanız olacaktır.

· Konuşarak psikiyatrik bozukluk TEDAVİ EDİLEMEZ. PSİKOTERAPİ ile HASTA TEDAVİ EDİLİR.

· PSİKOTERAPİ YAPILMADAN YAPILAN KONUŞMALAR SİZİ RAHATLATMADAN İLERİ GİTMEZ. Adı TERAPİ değil MUHABBET olur. Konuştuğunuz zaman ve sonraki birkaç saat ya da gün kendinizi iyi hisseder sonrasında kötü hissetmeye devam edersiniz.

· DÖRDÜNCÜSÜ PROSPEKTÜS OKUYAN HASTALAR.

· Özellikle OKB’si olanların ilk yaptıkları şey psikiyatri ilaçlarının PROSPEKTÜSÜNÜ okumaktır.

· Prospektüste okuduğu tüm yan etkilerin kendinde çıkıp çıkmayacağına dair takıntıları oluşur. İlacı içtikten sonra bunların oluşup oluşmayacağını kontrol ederler.

· Vücudunuzu kontrol etmeye başladığınız da bırakın sizi, o ilacı psikiyatri doktoru içse vücudunda olup bitenin ilaçtan mı yoksa başka bir şeyden mi kaynaklandığını ayırt edemez.

· SONUNCUSU SOSYAL MEDYA ÂLİMLERİ;

· Ben gerçekten hastalarıma hak veriyorum.

· Bu kadar bilgi kirliliğinin içerisinde doğru bilgiye ulaşmak o kadar zor ki.

· Eskiden biraz bilgisayardan anlayan biri bu saçma sapan bilgileri internete yazabiliyordu. Şimdi Instagram ve Facebook un çıkmasıyla birlikte herkes istediği her konuda yazabiliyor.

· Farklı psikiyatrik bozuklukları olan hastaların da son zamanlarda internet siteleri, blogları ve forum sitelerinin olduğunu görüyoruz.

· Psikotik atak dönemlerinde yazdıkları birçok bilgi hezeyanları ve halüsinasyonları doğrultusunda oluyor. Kendisinin tedavisini yapan hekime ve kullanmak zorunda kaldığı ilaçlara karşı oldukça olumsuz şeyler yazabiliyorlar.

· Sosyal Medyadan bir şey takip etmek istiyorsanız psikiyatri hekimlerinin sitelerini, sosyal medya hesaplarını ve Türkiye Psikiyatri Derneğinin sitesini takip edebilirsiniz.

· Bu yazıyı okuyan değerli okuyucular;

· ANTİDEPRESAN İLAÇLAR, ANTİPSİKOTİK İLAÇLAR ve DUYGUDURUM DÜZENLEYİCİ İLAÇLAR BAĞIMLILIK YAPMAZ.

· Sadece Yeşil Reçeteli ilaçlar bağımlılık yapar.

· Antidepresan ilaçlara ait yan etkiler var mıdır? Elbette ki var.

· İlk 3 gün mevcut sıkıntınızı daha çok arttırabilir.

· Hafif bir mide bulantısı, sersemlik hissi, uyku hali, dalgınlık, dikkat azalması yapabilir.

· En sık görülen yan etkileri de bunlardır zaten.

· İlaçlara ait yan etkiler ilk hafta daha sık görülürken 3. Haftada yan etkiler kaybolma noktasına gelir.

· KOMŞU TEYZELERDEN duyduğunuz ilaca ait öcü hikâyeleri de hep bu zamanı kapsar. Doktor ilacı verir. Yan etkiler yeterince anlatılmaz. İlaç yan etkisi olduğunda doktora başvurmak yerine ilacı bırakır. Başka bir doktora gider. Bu sefer de başka bir ilaç başlanır yine yan etki yapar. İlaç yine bırakılır. Ve duyduğunuz hikâyeler başlar.

· Düzenli kullanımda birçok yan etki kaybolur.

· Bunların dışında yan etkiler çıkabilir mi? Elbette ki çıkabilir. Bu yan etkileri çıkma riski basit diye nitelendirdiğiniz ağrı kesicilerden çok değildir. Benzer risklere sahiptir.

· Antidepresan ilaçlar sadece depresyonda kullanılmaz. Tüm anksiyete bozukluklarında, şizofrenide, bipolar bozukluk depresif dönemde, paranoid bozuklukta kullanılabilir.

· Diğer bir ilaç grubu ANTİPSİKOTİKLER.

· En sık görülen yan etkileri uyku ve iştah artması ve bunun sonucunda oluşan kilo alımıdır.

· Antipsikotik ilaçlarda antidepresanlar gibi birçok psikiyatrik bozuklukta kullanılır.

· Şizofreni, paranoid bozukluk ve bipolar bozukluk ana kullanım yerleri olmakla birlikte tedaviye dirençli depresyon, OKB ve diğer bozukluklarda güçlendirme tedavisi olarak tedaviye eklenebilir.

· Kullanım alanlarını yazmamdaki neden ise hastaların prospektüsünü okuyup benim böyle bir hastalığım yok ben niye kullanayım demelerinden kaynaklanıyor.

· Yeşil reçeteli ilaçlara gelince ben hastalarımın tedavisinde kullanmıyorum.

· Kısa süreli kullanımda bağımlılık yapmaz bu doğru. Ama ne yazık ki hastalar verdiği rahatlıktan dolayı diğer ilaçları değil de bu yeşil reçeteli ilaçları kullanmak istiyorlar. Bir yolunu bulup başka hekimlere yazdırıyorlar. Belirli bir süre sonra bağımlı hale geliyorlar.

* Asıl sorun ilaç kulanmak ya da kullanmamak değil. Asıl sorun tedavi yöntemlerinden birinin yanlış bilgiler nedeniyle kullanılamaması, hastanın sağlayacağı faydayı görememesi, uzun süre hastalıkla mücadele etmek zorunda kalması.

· KISACASI; PSİKİYATRİK İLAÇLARDAN KORKMAYIN. Kafanızda ki soruları doktorunuza sorun. Yan etki gördüğünüzde ilacı bırakmak yerine doktorunuza başvurun. KOMŞU TEYZELERİ değil DOKTORUNUZU dinleyin.


Eskişehir Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!