Günümüz hayat şartları, alışkanlıklarımız ve eski zamanlara göre uzayan insan hayatı iyi sonuçları kadar bazı tıbbi sonuçların oluşmasına sebep olmuştur. Vücudumuzdaki eklemler ( başta diz ve kalça eklemi olmak üzere) ilerleyen yaşla beraber yıpranmaya başlar. Bu süreç kişiden kişiye değişmekle beraber genelde 40 lı yaşlardan sonra başlar. Burada en dikkat çekici özellik yıpranmanın başladığı ilk yıllar kişide herhangi bir şikayete neden olmamasıdır.

Eklemlerdeki yıpranma ve bozulma özellikle kilo ile hızlı ilerlemektedir. Buna ilaveten yaşam alışkanlıkları, ağır iş koşulları süreci başlatır ve hızlandırır. Eklemleri yeterince kullanmamakta yani hareketsiz bir yaşam tarzı da eklemlerdeki yıpranma ve eskime üzerine negatif yönde etki edebilmektedir.

Eklem yıpranması doğal bir süreçtir. Burada istenilen ve beklenen eskimenin kişinin kendi yaşı ile uyumlu ilerlemesidir. Ortopedik cerrahi bu süreçteki bozulmalara müdahale eder. Yaşa göre erken yıpranma nedenleri :

1.kilo

2.geçirilen eklem travmaları ve eklem kırıkları

3.eklemde hızlı yıpranmaya neden olan romatizmal ve metabolik kemik hastalıkları

4.ağır iş ve yaşam koşulları

5.geleneksel yaşam alışkanlıkları (oturma şekilleri v.b.)

Eklem bozulmalarında bozulmanın derecesine göre çeşitli tedavi prosedürleri uygulanmaktadır. Bu yazımızda tedavinin bir kısmını oluşturan protez cerrahisi uygulamalarından bahsedeceğim. Protez cerrahisinde göz önünde tutulması gereken en önemli husus bu yöntemin en son seçenek olduğudur. Yani diğer tedaviler ile çözülememiş sorunu devam eden hastalarda protez tedavisi gündeme gelmesidir. Konunun bir diğer boyutu da normal yaşlanma sürecinde olan ve şikayeti olan hastaya protez yapılıp yapılmamasıdır. Konuya yaklaşım günümüzde tam netleşmemiştir. Genelde hasta talebi ve günlük aktivasyonu ne kadar kısıtladığı gibi kriterler ile değerlendirilip hasta ile hekim beraber karar vermektedir. (konfor ameliyatı-elektif cerrahi)

Protez cerrahisi uygulanacak bir diğer grup ise doğuştan eklem anomalisi olan genç hasta grubudur. (doğuştan kalça çıkığı gibi)

Son olarak travma nedeniyle restore edilemeyecek kadar deforme olan eklem kırıklarında da protez cerrahisi düşünülebilir.

Sebep ne olursa olsun sonuçta eklem deforme olduysa ve hastanın yaşam kalitesinden ciddi kayıplar olmaya başladıysa protez cerrahisi kararı alındıysa süreç işlemeye başlatılır.

Planlama ve Hazırlık

Hastanın yaşı ve yandaş hastalıkları süreci belirler. Anestezi hekimi koordinasyonunda diğer branş hekimleri değerlendirir. (dahiliye , kardiyoloji , göğüs hastalıkları …) özellikle diabet gibi sistemik hastalıklarda kan şekeri ayarlaması oldukça önemlidir. İdrar yolu enfeksiyonu ya da diş eti enfeksiyonu mevcutsa cerrahi öncesi tedavi edilmelidir.

Protez Seçimi

Cerrahideki başarının en önemli koşullarından biridir. Günümüzde hastanın yaşına, kemik kalitesine, eklemin yapısına ve hastanın beklentisine göre dizayn edilmiş çok çeşitli protez tipleri vardır. Burada esas olan doğru hastaya doğru protez tipini belirlemek ve kullanmaktır. Mesela kalça protezlerinde total ya da parsiyel, çimentolu ya da çimentosuz gibi protez tipleri vardır. Burada iyi ya da kötü protez kavramı yanlıştır. En iyi protez hastaya uygun olandır.

Ameliyat Günü

Hazırlıkları tamamlanan hasta ameliyata alınır. Anestezi şekli hasta , anestezi hekimi ve cerrah tarafından ortak kararla alınır. Burada belirleyici hasta tercihi ve anestezi hekimi kararıdır. Genel olarak kalça, diz ve ayak bileği protezlerinde spinal veya spinal epidural anestezi şekilleri tercih edilir. (belden uyuşturma)

Ameliyathanenin protez cerrahisi uygulanabilir altyapı ve standartlarda olması önemlidir. Özellikle malzeme sterilizasyonu çok önemlidir. Yeterli sayıda el aletlerinin bulunması gereklidir.

Protez yapılan ekleme ve protez tipine göre cerrahi süre değişkenlik gösterir. Diz protezlerinde 1-1.5 saat

Kalça protezlerinde (parsiyel) 30-45 dk

(total) 1-1.5 saat

Ayak bilek protezlerinde 1.5-2 saat

Omuz protezlerinde (parsiyel) 1 saat

(total) 1.5-2 saat

Dirsek protezlerinde 1.5-2 saat

Kalça ve omuz protezleri hariç diğer protez uygulamalarında ameliyat sırasında turnike kullanıldığı için kanama olmaz. Kalça ve omuz protezlerinde cerrahi sırasında eğer ihtiyaç olursa kan transfüzyonu yapılabilir.

Ameliyat sonrasında hastanede ortalama kalış süresi 3-5 gündür. İlk iki hafta yara bakımı ve pansuman süreci vardır. Ameliyattan sonra ertesi gün hızlı bir şekilde rehabilitasyona başlanmalıdır. Fizik tedavinin şekli ve süreci çok farklıdır. Ama konunun ana fikri hastanın protez yapılan ekleminin hızlı bir şekilde çalıştırılmasıdır. Özellikle kalça protezlerinde büyük farklılıklar vardır. Parsiyel protezde tam yük ile yürümeye başlanırken total protezlerde kısmi yük verilmelidir. Eklem hareket genişliğinin tam olarak kazanılması diz, dirsek, omuz bölgesi gibi protezlerde önem arz eder. Bu süreç değişkenlik göstermeyle beraber ortalama 2-3 aylık bir rehabilitasyon gerektirir.

Sonuç olarak protez cerrahisi doğru hastada doğru zamanda ve doğru teknikler kullanılarak yapıldığında ciddi bir konfor sağlar. Bütün cerrahi girişimler olduğu gibi komplikasyon riskleri vardır. Ancak sağlanan fayda oranı göz önüne alındığında bu riskler minimumdur. Vücuda uygulanan her protez belirli bir ömre sahiptir ve bu süreler farklılık gösterir. Bunda en belirleyici faktör kemik kalitesi ve kullanılan malzemedir. Özellikle son 10 yılda protezlerin yüzeyleri geliştirilerek kemik ile daha iyi entegre olması sağlandı ve vücutta kalma süreleri uzatıldı. Her protez cerrahisi uygulanan hastada bu unsur göz önünde bulundurulmalı mutlaka hasta bilgilendirilmelidir. Özellikle genç yaş grubunda beklenen hayat süresi uzun olduğundan protezin yenilenmesi neredeyse kesin gibidir.


İzmir Ortopedi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!