Doktorsitesi.com

Prostat Kanseri Tedavisi Mümkün!

Prof. Dr. Barış Kuzgunbay
Prof. Dr. Barış Kuzgunbay
16 Temmuz 2020237 görüntülenme
Randevu Al
Prostat Kanseri Tedavisi Mümkün!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prostat Kanseri Nedir ve Kimlerde Görülür?

Prostat kanseri, dünya genelinde erkeklerde en sık görülen beşinci kanser türüdür ve görülme sıklığı coğrafi bölgelere göre farklılık göstermektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme riski artan bu hastalık, özellikle 70 yaş üstü erkeklerde en yaygın kanser tipi olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalığın gelişiminde ailesel yatkınlık, genetik faktörler ve çevresel etkenler kritik rol oynamaktadır.

Prostat Kanseri Risk Faktörleri ve Genetik Etkiler

Prostat kanseri riskini artıran unsurlar arasında genetik miras önemli bir yer tutar. Birinci derece akrabasında prostat kanseri öyküsü bulunan bireylerde risk düzeyi göreceli olarak daha yüksektir. Araştırmalar; Retinablastom1, C-myc, c-ERBB ve Bcl-2 gibi genlerin hastalığın gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Gelecekte bu genlere yönelik geliştirilecek tedavilerin hastalığın seyrini değiştireceği öngörülmektedir.

Çevresel Faktörler ve Beslenme

Hastalığın ortaya çıkmasında etkili olan temel çevresel faktörler şunlardır:

  • Sigara kullanımı
  • Yağlı diyet alışkanlıkları
  • Obezite

Bazı çalışmalarda E vitamini, selenyum, likopen (domates ve kırmızı meyveler) ve saw palmetto içeren takviyelerin riski azaltabileceği belirtilse de bu konuda henüz kesinleşmiş kanıtlar bulunmamaktadır.

Prostat Kanseri Belirtileri ve Tarama Yöntemleri

Prostat kanserine özgü tipik bir belirti bulunmamaktadır ve hastalık çoğu zaman asemptomatik (belirti vermeden) ilerler. Bazı durumlarda iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ile benzerlik gösteren şu şikayetler görülebilir:

  • İdrar yapmada zorlanma
  • Kesik kesik idrar yapma
  • Sık idrara çıkma

Hastalık ilerlediğinde ise ilk bulgular genellikle yaygın kemik ağrıları ve halsizlik şeklinde kendini gösterir. Erken teşhis için Rektal Tuşe (parmakla prostat muayenesi) ve kanda bakılan PSA testi oldukça ekonomik ve kolay yöntemlerdir.

Tarama KriteriÖnerilen Başlangıç Yaşı
Aile Öyküsü Olanlar45 Yaş
Aile Öyküsü Olmayanlar50 Yaş

Tanı ve Evreleme Süreci

Kanda PSA değerinin yükselmesi (>2.5-4 ng/dl) veya rektal muayenede sert lezyon saptanması durumunda prostat biyopsisi önerilmektedir. Kesin tanı, transrektal ultrasonografi veya MR eşliğinde 10-12 kordan yapılan biyopsi ile konulur. Tanı sonrası doğru tedavi planı için MR, Bilgisayarlı Tomografi, Kemik Sintigrafisi ve PSMA PET yöntemleri ile evreleme yapılmalıdır.

Prostat Kanseri Evreleri

  1. Lokal Evre: Kanserin sadece prostat içinde sınırlı olması.
  2. Lokal İleri Evre: Kanserin prostatı aşması veya lenf nodlarına ulaşması.
  3. Metastatik Evre: Kanserin diğer organlara yayılması.

Tedavi Yöntemleri ve Multidisipliner Yaklaşım

Tedavi seçenekleri hastalığın evresine ve hastanın durumuna göre değişkenlik gösterir. Lokal evre hastalıklarda cerrahi müdahale (Radikal Prostatektomi; açık veya robot yardımlı) veya radyoterapi (IMRT, IGRT) tercih edilir. Her iki yöntemin başarı oranları benzerdir; ancak idrar kaçırma ve sertleşme sorunu gibi yan etkiler görülebilir. Günümüzde sinir koruyucu cerrahiler ile bu yan etkiler minimuma indirilmektedir.

Evrelere Göre Tedavi Yaklaşımları:

  • Lokal İleri Evre: Cerrahi, radyoterapi ve hormonal tedaviyi içeren multimodal bir yaklaşım uygulanır.
  • Metastatik Evre: Cerrahi ve radyoterapinin yeri kısıtlıdır. Testislerin alınması, hormonal tedavi, kemoterapi ve immünoterapi öncelikli seçeneklerdir.
  • Aktif İzlem: Belirli kriterleri karşılayan kısıtlı bir hasta grubunda tercih edilebilir.

Prostat kanseri süreci; ürolog, radyasyon onkoloğu ve medikal onkolog tarafından multidisipliner bir anlayışla takip edilmelidir.

Etiketler

Prostat ameliyatıProstat nedirProstatProstat kanseri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Barış Kuzgunbay

Prof. Dr. Barış Kuzgunbay

Prof. Dr. Barış Kuzgunbay, 26 yılı aşkın süredir üroloji ve üroonkoloji alanında uzmanlaşmış deneyimli bir hekimdir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Prof. Dr. Kuzgunbay, meslek hayatına 1999 yılında başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.