Doktorsitesi.com

PROBİYOTİKLER ve PREBİYOTİKLER

Doç. Dr. Bilge Baş
Doç. Dr. Bilge Baş
9 Ocak 2023190 görüntülenme
Randevu Al
PROBİYOTİK- PREBİYOTİK Probiyotikler artık herkesin bildiği gibi bağırsaklarımızda yaşayan ve bizim bir parçamız olan trilyonlarca canlıdır. Dışkımızın hacim olarak aslında büyük bir kısmı bu bakterilerdir. Bu bakterilerin bize faydalı olanları yediğimiz zararlı besinleri dahi temizlerler. Kan şekerimizi, kolesterolümüzü , kilomuzu, bağışıklık sistemimizi aslında ayarlayan hep bu bakterilerdir. Peki probiyotikleri nasıl sağlarız. Ev yapımı yoğurt, kefir, boza, tarhana, şalgam, elma sirkesi ile yapılmış turşu, peynir gibi gıdalar zengin probiyotik kaynaklarıdır. Zaten uzun yaşayan insanlara sorulduğumuzda bol bol yoğurt yediklerini duymuşuzdur. Prebiyotikler ise bu bakterilerin çok sevdiği ve üremelerini sağlayan besinlerdir. Ne kadar çok prebiyotikle beslenirsek o kadar sağlıklı probiyotiklerimiz olur. Peki nedir bu prebiyotikler? Sebzeler: Soğan, sarımsak, yer elması, enginar, kereviz, bamya, pırasa Baklagiller: Kuru fasülye, nohut, mercimek Tahıllar: Tam buğday, kara buğday, arpa (gluten çölyak hastalığı olmayanlar için zararlı değildir). Çerezler: Fındık, badem, ceviz Meyveler: Zeytin en başta, kırmızı meyveler, elma, tabi ki üzüm Unutmamak lazım ki biz ne yiyorsak bağırsaklarımızdaki bakteriler de onu yiyor. Bağırsaklarımızdaki bakterilerimiz ne ise biz de oyuz. Ne diyoruz, bakterilerinizi değiştirin hayatınız değişsin.
PROBİYOTİKLER ve PREBİYOTİKLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağırsak Sağlığının Temeli: Probiyotik ve Prebiyotik Nedir?

Probiyotikler, bağırsaklarımızda yaşayan ve biyolojik yapımızın ayrılmaz bir parçası olan trilyonlarca canlı mikroorganizmadır. Vücudumuzdaki bu yararlı bakteriler, sindirim sisteminden genel sağlık durumuna kadar pek çok kritik süreçte aktif rol oynar. Hatta dışkı hacmimizin büyük bir kısmını bu mikroorganizmalar oluşturmaktadır.

Probiyotiklerin Vücut Sağlığı Üzerindeki Kritik Etkileri

Bağırsaklarımızdaki faydalı bakteriler, tükettiğimiz zararlı besinlerin temizlenmesinde stratejik bir görev üstlenir. Kan şekeri, kolesterol, vücut ağırlığı ve bağışıklık sistemi gibi temel sağlık göstergeleri doğrudan bu bakterilerin dengesiyle ilişkilidir. Uzun ve sağlıklı bir ömür süren bireylerin beslenme alışkanlıkları incelendiğinde, probiyotik açısından zengin gıdaların tüketimi dikkat çekici bir ortak özelliktir.

En Zengin Probiyotik Kaynakları

Doğal yollarla probiyotik alımını artırmak için aşağıdaki fermente gıdalar beslenme düzenine dahil edilmelidir:

  • Ev yapımı yoğurt ve kefir
  • Boza ve tarhana
  • Şalgam ve peynir
  • Elma sirkesi ile hazırlanmış doğal turşular

Prebiyotikler: Faydalı Bakterilerin Yaşam Kaynağı

Prebiyotikler, bağırsaklardaki yararlı bakterilerin beslenmesini ve çoğalmasını sağlayan özel bileşenlerdir. Sağlıklı bir probiyotik florasına sahip olmanın temel şartı, bu bakterileri yeterli miktarda prebiyotik ile beslemektir. Tüketilen prebiyotik miktarı arttıkça, bağırsaklardaki probiyotiklerin etkinliği de aynı oranda güçlenir.

Prebiyotik Bakımından Zengin Besin Grupları

Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası için tüketilmesi gereken başlıca prebiyotik kaynakları şunlardır:

Besin GrubuÖne Çıkan Kaynaklar
SebzelerSoğan, sarımsak, yer elması, enginar, kereviz, bamya, pırasa
BaklagillerKuru fasulye, nohut, mercimek
TahıllarTam buğday, kara buğday, arpa (Çölyak hastası olmayanlar için gluten zararlı değildir)
ÇerezlerFındık, badem, ceviz
MeyvelerZeytin (en başta), kırmızı meyveler, elma ve üzüm

Sonuç: Bakterilerinizi Değiştirin, Hayatınız Değişsin

Unutulmamalıdır ki biz ne yiyorsak, bağırsaklarımızdaki bakteriler de aynı besinlerle beslenmektedir. Bağırsak mikrobiyotamızın kalitesi, genel sağlık kalitemizi doğrudan belirler. Kısacası, bağırsaklarımızdaki bakteriler ne ise biz de oyuz. Sağlıklı bir yaşam için temel prensibimiz şudur: Bakterilerinizi değiştirin, hayatınız değişsin.

Etiketler

Sağlıklı beslenme nasıl olmalıPrebiyotikProbiyotik

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Bilge Baş

Doç. Dr. Bilge Baş

1977 Yılında Samsun-Bafra’da doğdu. 1993 yılında, 16 yaşında İstanbul Tıp Fakültesini il birincisi olarak kazandı. 1999 yılında fakülteden mezun olup, aynı yıl İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'nde İç Hastalıkları ihtisasına başladı. 2003 yılında Dahiliye Uzmanı oldu. 2008-2011 yılları arasında İzmir Katip Çelebi Tıp Fakültesinde Gastroenteroloji ihtisasımı yaptı. 2013 yılından
beri Antalya’ da önce Atatürk Devlet Hastanesinde sonra Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yaptı. 2021 yılında Doçent unvanını kazandı. Şu an hem Antalya’ da muayenehaneside özel hekimliğe hem de Yakın Doğu Üniversitesinde öğretim üyeliğine devam etmektedir. İleri endoskopik işlemler diye tanımlanan Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), Per oral Endoskopik Mukozektomi (POEM), Endoskopik Ultrason (EUS) , EUS eşliğinde biyopsi, Endoskopik Retrograd Kolanjiografi (ERCP) işlemlerini; Bunun yanında gastroskopi, kolonoskopi, karaciğer biyopsisi, beslenme tüpü (PEG) takmak gibi diğer bütün endoskopik işlemleri yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler