Doktorsitesi.com

PROBİYOTİK TAKVİYELERİN SPORCU PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ

Dyt. Zümra Fındıkçı
Dyt. Zümra Fındıkçı
23 Ekim 2020330 görüntülenme
Randevu Al
PROBİYOTİK TAKVİYELERİN SPORCU PERFORMANSI ÜZERİNE ETKİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sporcularda Probiyotik Kullanımı ve Sağlık Üzerindeki Etkileri

Probiyotik takviyeleri, özellikle sağlıklı yetişkinler ve sporcular üzerinde yapılan çalışmalarla sağlık üzerindeki olumlu etkileri kanıtlanmış canlı bakterilerdir. Bu mikroorganizmalar, mevcut hastalıkların tedavisinde rol oynamalarının yanı sıra, çeşitli hastalıkları önlemede de kritik bir öneme sahiptir. Sporcularda, özellikle dayanıklılık sporcularında görülen üst solunum yolu ve gastrointestinal semptomları hafifletmek amacıyla kullanımı son yıllarda hızla artmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yapılan tanıma göre probiyotikler; yeterli miktarda alındığında konakçı sağlığını olumlu etkileyen mikroorganizmalardır. Yoğun egzersiz dönemlerinde bağışıklık sisteminin baskılanması, üst solunum yolu enfeksiyonları ve gastrointestinal bozuklukların görülme sıklığını artırır. Bu süreçte stres, beslenme, yetersiz uyku ve yoğun antrenman programları gibi faktörler bağışıklık üzerinde belirleyici rol oynar.

Egzersiz ve Bağırsak Mikrobiyotası İlişkisi

Bağırsaktaki yararlı mikroorganizmaların zararlı olanlara karşı üstünlüğü normobiyozis olarak adlandırılır. Uzun süreli ve yoğun egzersizler, bağırsak mikrobiyotasında olumsuz değişimler yaratarak bu dengeyi bozabilir. Egzersiz sırasında kan akışının sindirim sisteminden kalp ve kaslara yönelmesi, bağırsak mukozasında termal hasara ve bağırsak bariyerinin bozulmasına neden olabilir.

Bağırsak duvarındaki geçirgenlik artışı, antijenlerin kana geçmesine ve vücutta bir immün yanıt oluşmasına yol açar. Probiyotiklerin, mikrobiyotayı iyileştirerek bağırsak sağlığını ve homeostazını artırdığı, böylece hastalık risklerini azalttığı düşünülmektedir. Güncel araştırmalar, probiyotiklerin sporcu performansında hem doğrudan hem de dolaylı iyileşmeler sağlayabileceğini göstermektedir.

Bir Mikroorganizmanın Probiyotik Olma Kriterleri

Bir mikroorganizmanın probiyotik olarak sınıflandırılabilmesi için belirli kriterleri karşılaması gerekir. Bu temel özellikler şunlardır:

  • Patojen ve toksik özellik taşımamalıdır.
  • Mide asidine ve safraya karşı dirençli olmalıdır.
  • İnsan kaynaklı olmalıdır.
  • Bağırsak epiteline tutunabilme yeteneğine sahip olmalıdır.
  • Gastrointestinal sistemde kolonize olabilmelidir.
  • Tutunduğu bölgede antimikrobiyal salgı yapabilmelidir.
  • Konakçı sağlığı üzerinde net olumlu etkiler bırakmalıdır.

Spor Branşlarına Göre Probiyotiklerin Performans Etkileri

Probiyotiklerin etkileri, yapılan sporun türüne ve süresine göre farklılıklar gösterebilmektedir. Bilimsel çalışmalar bu etkileri üç ana kategoride incelemektedir:

1. Dayanıklılık Sporları

Dayanıklılık atletlerinde yapılan çalışmalarda, L. acidophilus takviyesinin bağışıklık sistemini güçlendiren interferon salgısını artırdığı görülmüştür. Elit koşucularda L. fermentum kullanımı, solunum semptomlarını plaseboya göre %50'den fazla azaltmıştır. Ancak, kadın ve erkek sporcular arasında takviyeye verilen yanıtların ve dışkı mikroorganizma oranlarının farklılık gösterebildiği not edilmelidir.

2. Kuvvet Sporları

Kuvvet sporcularında probiyotiklerin kas fonksiyonu üzerindeki etkisi henüz sınırlı sayıda çalışmayla incelenmiştir. BC30 probiyotiği ve kazein proteininin birlikte kullanımının, sporcularda sıçrama gücünde artış eğilimi yarattığı gözlemlenmiştir. Vücut kompozisyonu üzerinde ise henüz anlamlı bir fark saptanmamıştır.

3. Takım Sporları

Rugby oyuncuları üzerinde yapılan araştırmalarda, çoklu suş içeren (L. gasseri, B. bifidum, B. longum) probiyotiklerin kullanımı, üst solunum yolu ve gastrointestinal semptom görülme oranını anlamlı düzeyde düşürmüştür. Takviye alan grupta semptomsuz kalma oranı %47 iken, plasebo grubunda bu oran %20'de kalmıştır.

Sporcularda Sık Çalışılan Suşlar ve Kullanım Süreleri

Probiyotik MikroorganizmaTipik Kullanım Süresi
Lactobacillus casei4 - 16 Hafta
Lactobacillus fermentum4 - 16 Hafta
Lactobacillus acidophilus4 - 16 Hafta
Bifidobacterium Lactis4 - 16 Hafta
Bifidobacterium breve4 - 16 Hafta

Önerilen Doz ve Uygulama Stratejileri

Ulusal Olimpiyat Komitesi (IOC) 2018 verilerine göre, yüksek performanslı sporcular için önerilen günlük doz 10^10 canlı bakteri (CFU) seviyesindedir. Probiyotiklerin bağırsakta kolonileşmeye başlaması için takviyeye önemli bir müsabakadan en az 14-15 gün önce başlanmalıdır.

Takviye sürecinin ilk 10-15 gününde görülen diyare, vücudun adaptasyon sürecinde olduğunu gösterir; ancak bu durumun uzaması suşun bireye uygun olmadığını işaret edebilir. Bireysel tolerasyonun ölçülmesi için kısa süreli denemeler yapılmalı ve takviye her gün aynı saatte tüketilmelidir.

Saklama Koşulları ve Güvenlik

Probiyotik takviyelerin etkinliğini korumak için orijinal kaplarında, güneş ışığından korunarak saklanması ve taşınması şarttır. Özellikle uluslararası seyahatlerde ürünün tanımlanabilir olması için orijinal ambalaj kritik önem taşır. Sporculara öneride bulunurken; sporun türü, şiddeti, sporcunun diyet öyküsü ve yaşadığı semptomlar bütüncül bir şekilde değerlendirilmelidir.

Etiketler

Spor yapmakProbiyotiklerProbiyotiklerin kullanım alanlarıSporda başarı içinProbiyotikSporcular için beslenmeSporcular ve beslenmeSporcuProbiyotik faydalarıProbiyotik besinlerProbiyotik kullanımı faydalarıProbiyotikler ne işe yararProbiyotik nedir?Probiyotik ürünler yararlı mı?Probiyotikler neden gereklidirProbiyotiklerin faydası nedirProbiyotikler nasıl alınabilirSporcu beslenmesiSporcu takviyeleriSporcu beslenmesi uzmanıSporcu beslenmesi nasıl olmalısporcu beslenmeprobiyotik takviyesisporcularda probiyotik

Yazar Hakkında

Dyt. Zümra Fındıkçı

Dyt. Zümra Fındıkçı

Dyt. Zümra Fındıkçı, Lise eğitimini 2015 yılında İstanbul Üsküdar Lisesi'nde (Sayısal) tamamlamıştır. Ardından lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nü tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 2018 -2020 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nde Aşçılık eğitimi almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.