Polikistikover sendromu

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Polikistik Over Sendromu (PCOS) Nedir?
Polikistik over sendromu (PCOS), kadınlarda en sık rastlanan endokrin bozuklukların başında gelir. Temelinde kronik bir yumurtlama bozukluğu yatan bu sendromun nedenleri tam olarak aydınlatılamamış olsa da, günümüzde en güçlü etkenin genetik yatkınlık olduğu kabul edilmektedir. Genetik faktörlerin yanı sıra hatalı beslenme alışkanlıkları, aşırı kilo alımı ve hareketsiz yaşam tarzı gibi dışsal etkenler hastalığı tetikleyen unsurlar arasındadır.
Normal bir adet döngüsünde, her ay yaklaşık 20-40 yumurta hücresi gelişmeye başlar ve içlerinden biri baskın hale gelerek çatlar. Ancak polikistik over sendromunda yumurtalıklar normalden büyüktür ve çok sayıda küçük folikül (su keseciği) barındırır. Bu foliküllerin hiçbiri yeterli olgunluğa erişemediği için yumurtlama (ovülasyon) gerçekleşmez. Bu durum, adet gecikmelerine ve uzun vadede infertilite (kısırlık) sorununa yol açar.
Polikistik Over Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın bulguları tipik olarak ergenlik dönemi (puberte) ile birlikte kendini göstermeye başlar. PCOS, her kadında farklı seyreden bir tabloya sahip olsa da en yaygın belirtiler şunlardır:
- Adet Düzensizliği: Genellikle adet gecikmeleri veya hiç adet görmeme (amenore) şeklinde görülür.
- Hirsutizm (Tüylenme Artışı): Dudak üstü, çene, göğüs ve göbek çevresi gibi bölgelerde erkek tipi kıllanma.
- Cilt Sorunları: Akne (sivilce), yağlı cilt ve dirençli kepek sorunu.
- Kilo Problemleri: Özellikle göbek bölgesinde yoğunlaşan (android tip) hızlı kilo alımı ve zor kilo verme.
- İnfertilite: Yumurtlama olmaması nedeniyle hamile kalamama durumu.
- Acanthosis Nigricans: Boyun, koltuk altı ve kasıklarda görülen koyu renkli, kadifemsi cilt lekeleri.
Hormonal Değişimler ve Erkek Tipi Kıllanma
Sağlıklı bir döngüde üretilen androjen (erkeklik hormonu), östrojene dönüşür. Polikistik over sendromunda ise bu dönüşüm bozulur ve vücutta androjen hakimiyeti başlar. Bu hormonal dengesizlik, estetik kaygılara yol açan tüylenme artışına neden olur. İstatistiklere göre, tüylenme şikayetiyle doktora başvuran kadınların %15-40'ında temel neden PCOS'tur.
İnsülin Direnci ve PCOS İlişkisi
Son yıllarda yapılan araştırmalar, insülin direnci ile polikistik over sendromu arasında doğrudan bir bağ olduğunu kanıtlamıştır. İnsülin hormonu, kanda yükseldiğinde yumurtalıklarda androjen üretimini tetikleyerek hormonal dengeyi daha da bozar. Bu durum, damar yapısını olumsuz etkileyerek ilerleyen yaşlarda diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon ve kalp hastalıkları riskini artırır.
| Belirti Türü | PCOS ile İlişkisi |
|---|---|
| İnsülin Direnci | Şeker hastalığı eğilimini ve androjen üretimini artırır. |
| Obezite | Hormonal kısır döngüyü tetikler; kilo kaybı tedavinin anahtarıdır. |
| Kanser Riski | Uzun süreli östrojen etkisi rahim ve meme kanseri riskini artırabilir. |
Tanı ve Teşhis Yöntemleri
Polikistik over sendromu tanısı; klinik bulgular, hormon tahlilleri ve ultrasonografi sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle konur. Tek başına ultrason görüntüsü tanı için yeterli değildir; çünkü sağlıklı kadınların %8-25'inde de polikistik over görüntüsü rastlanabilir.
Tanı sürecinde şu adımlar izlenir:
- Hormon Ölçümü: Kanda LH, testosteron ve DHEAS seviyelerinin kontrol edilmesi.
- Ultrasonografi: Yumurtalıklarda 2-10 mm çapında çok sayıda folikülün (gerdanlık manzarası) tespiti.
- Ayırıcı Tanı: Adet düzensizliği yapabilecek tiroid veya prolaktin sorunlarının elenmesi.
Polikistik Over Sendromu Tedavisi
PCOS, tamamen ortadan kaldırılamayan ancak semptomları başarıyla yönetilebilen kronik bir durumdur. Tedavi planı, hastanın şikayetlerine ve çocuk isteğine göre kişiselleştirilir.
- Yaşam Tarzı Değişikliği: En etkili yöntem kilo vermektir. Kilo kaybı, hormonal dengenin kendiliğinden düzelmesini sağlayabilir.
- İlaç Tedavisi: Adet düzensizliği ve tüylenme için doğum kontrol hapları; insülin direnci için metformin içerikli ilaçlar kullanılır.
- İnfertilite Tedavisi: Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda yumurtlama sağlayıcı özel ilaçlar uygulanır.
- Cerrahi Müdahale: İlaç tedavisine yanıt vermeyen vakalarda laparoskopik "ovarian drilling" yöntemi tercih edilebilir.
- Estetik Çözümler: İlaçlar yeni tüy oluşumunu engeller; mevcut tüyler için lazer epilasyon veya elektroliz gereklidir.
Önemli Not: Hiçbir şikayeti olmayan hastaların dahi, rahim kanseri riskini azaltmak adına düzenli adet görmeleri sağlanmalı ve uzun süreli takip altında tutulmalıdırlar.



