Polikistik Over Sendromunda Beslenmenize Dikkat !

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Polikistik Over Sendromu ve Obezite İlişkisi
Polikistik over sendromu (PKOS) tanısı konulan kadınların, obezite riskinden korunmak adına beslenme alışkanlıklarına azami dikkat göstermeleri gerekmektedir. Bu sendrom, metabolik süreçleri doğrudan etkilediği için doğru bir beslenme planı, semptomların yönetilmesinde kritik bir rol oynar.
Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir?
Polikistik over sendromu, menopoz öncesi dönemdeki (15-45 yaş) kadınların yaklaşık %10'unda görülen yaygın bir hormonal bozukluktur. Kelime anlamı olarak "çok sayıda kist içeren yumurtalık" demektir. Bu durum; adet görememe, tüylenme artışı ve obezite gibi belirtilerle kendini gösterir.
PKOS gelişiminde; stres, obezite, insülin direnci, hormonal salınım bozuklukları ve genetik faktörler üzerinde durulmaktadır. Sık karşılaşılan bir tablo olmasına rağmen, teşhis ve tedavi süreçlerinde hala pek çok bilinmeyen unsur bulunmaktadır.
Polikistik Over Sendromunun En Sık Görülen Belirtileri
PKOS, vücutta farklı sistemleri etkileyen çeşitli semptomlarla ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
- Adet düzensizliği
- Sivilce (akne) ve yağlı cilt yapısı
- Tüylenmede belirgin artış
- Kontrolsüz kilo artışı
Bu sendrom, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan hormonların anormal üretimi sonucu oluşur. Hormonal dengesizlikler, her ay gerçekleşmesi gereken yumurtlama sürecini engeller. Bunun sonucunda adet döngüsü ya tamamen durur ya da seyrek ve düzensiz bir hal alır.
İnsülin Direnci ve Şeker Hastalığı Riski
Kilo fazlalığına bağlı olarak vücutta insülin direnci gelişebilir. İnsülin direnci, şeker metabolizmasının bozulmasına ve dolayısıyla şeker hastalığına (diyabet) eğilimin artmasına neden olur. Bu nedenle, PKOS yönetiminde kilo kontrolü hayati önem taşır.
PKOS ve Beslenmede Uygulanacak 5 Altın Kural
Polikistik over sendromu ile mücadelede yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturur. İşte dikkat edilmesi gereken 5 stratejik kural:
- İdeal Kilonuza Ulaşın: Fazla kiloların verilmesi; insülin direnci ve obezite kaynaklı diğer risk faktörlerini azaltmak için gereklidir. Bu süreçte mutlaka bir diyetisyen desteği alınmalıdır.
- Sürdürülebilir Alışkanlıklar Edinin: Kilo verme sürecinde kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları, geçici bir diyetten ziyade bir yaşam biçimi haline getirilmelidir.
- Doğru Karbonhidrat ve Posa Tüketimi: Şeker oranı düşük, posa miktarı yüksek olan tam tahıllı ürünler ve kurubaklagiller tercih edilmelidir. Vitamin ve mineral deposu olan sebze-meyve tüketimine ağırlık verilmeli; günde en az 4-5 porsiyon tüketilmelidir.
- Öğün Düzenine Dikkat Edin: Kan şekeri dengesini sağlamak için az ve sık beslenme modeli benimsenmelidir. Düzenli öğünler, insülin dalgalanmalarını önler.
- Fiziksel Aktiviteyi Artırın: Egzersizin metabolizma üzerindeki olumlu etkisi unutulmamalı ve düzenli egzersiz günlük rutine dahil edilmelidir.
| PKOS Belirtisi | Olası Metabolik Sonuç |
|---|---|
| Hormonal Dengesizlik | Yumurtlama Bozukluğu ve Adet Düzensizliği |
| Kilo Artışı | İnsülin Direnci Gelişimi |
| İnsülin Direnci | Şeker Hastalığı (Diyabet) Riski |





