Doktorsitesi.com

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS)

Prof. Dr. Hakan Yaralı
Prof. Dr. Hakan Yaralı
29 Kasım 20121431 görüntülenme
Randevu Al
POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polikistik Over Sendromu (PCOS) Nedir?

Polikistik over sendromu (PCOS), kadınlarda en sık rastlanan hormonal bozukluk olmasının yanı sıra, vücuttaki tüm organ sistemleri genelinde de en yaygın görülen endokrin problemdir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık gösteren bir yumurtalık hastalığı olduğu düşünülmektedir. Bu sendrom tipik olarak genç kızlarda, genellikle ergenlik döneminde (menarş) ortaya çıkar.

PCOS Belirtileri ve Metabolik Korunma

Polikistik over sendromunun temel özellikleri, ilk adet tarihinden itibaren seyrek adet görme (yılda 9 veya daha az) ve androjen fazlalığı bulgularıdır. Bu bulgular arasında kanda testosteron yüksekliği, tüylenmede artış, yağlı cilt, sivilce ve saç dökülmesi yer alır. Olguların %50’sinde kilo fazlalığı veya şişmanlık görülmektedir.

Kilo fazlalığı, PCOS’te tüm şikayetleri ve metabolik riskleri olumsuz etkileyen bağımsız bir risk faktörüdür. Bu nedenle tedavinin birinci basamağı kilo kontrolüdür. Kilo verme sürecinde başarı için profesyonel diyet desteği, uygun egzersiz programı ve hasta uyumu kritik önem taşır.

Şişmanlık Tipleri ve Sağlık Riskleri

Kadınlarda kilo alımı iki farklı tipte gerçekleşebilir. PCOS’li kadınlarda genellikle erkek tipi (santral) yağlanma görülür. Bu durumun özellikleri şunlardır:

Yağlanma TipiBölgesel DağılımSağlık Riskleri
Erkek TipiKarın çevresi ve üst gövde (Bacaklar ince)Yüksek kolesterol, şeker hastalığı riski
Bayan TipiKalça ve bacaklar (Gövde ince)Daha düşük metabolik risk

Karın çevresinin göbek hizasından ölçümünde 88 cm’in aşılması, artmış metabolik risklerin bir göstergesi olarak kabul edilir.

Şeker Hastalığı ve Uzun Dönemli Riskler

Polikistik over sendromu olan kadınlarda, 40’lı yaşlardan itibaren şeker hastalığı (Tip 2 Diyabet) riski belirgin şekilde artar. Bu olgularda gizli şeker oranı %40, aşikâr şeker hastalığı oranı ise %6-%8 civarındadır. Tanı anında ve sonrasında her iki yılda bir 75 gr şeker yükleme testi (OGTT) yapılması hayati önem taşır; sadece açlık kan şekerine bakılması yeterli değildir.

İlerleyen yaş, kilo fazlalığı ve ailede şeker hastalığı öyküsü, risk faktörlerini güçlendirir. Ayrıca hipertansiyon ve koroner kalp hastalığı risklerinde de artış gözlenebilir. Ancak, PCOS’li bireylerin genel hayat beklenti sürelerinde bir azalma saptanmamıştır.

Tüylenme Artışı ve Cilt Değişiklikleri Tedavisi

PCOS kaynaklı cilt sorunlarının tedavisinde anti-androjen (erkeklik hormonlarını baskılayan) ilaçlar kullanılır. Bu süreçte doğum kontrol hapları ve spironolakton (Aldakton) gibi ilaçlar tercih edilmektedir. Tedaviye dair bilinmesi gereken önemli noktalar şunlardır:

  • Tıbbi tedaviye yanıt yaklaşık 6 ay içinde geç alınır.
  • Mevcut tüyleri dökmez, yeni tüy oluşumunu engeller.
  • Çocuk isteği olan dönemlerde bu ilaçlar kullanılmamalıdır.
  • Doğum kontrol hapları aynı zamanda adet düzenini de sağlar.

PCOS’te Kısırlık ve Gebelik Tedavisi

Yumurtlamanın seyrek olması veya hiç olmaması, PCOS’li kadınlarda kısırlık (infertilite) sorununa yol açabilir. Bu durumda kademeli bir tedavi planı uygulanır:

  1. Birinci Basamak: İlk seçenek Klomifen Sitrat (CC) kullanımıdır. Bu tedavi ile 6 ayda %80 yumurtlama ve %40 gebelik başarısı elde edilir.
  2. İkinci Basamak: CC ile sonuç alınamayan durumlarda günlük iğne (FSH) tedavisine geçilir. Düşük doz protokolü ile gebelik oranları %50-60 seviyelerine çıkabilir.
  3. Üçüncü Basamak: İğne tedavisine yanıt vermeyen olgularda tüp bebek (IVF) yöntemi uygulanır. PCOS’li olgularda tüp bebek başarı oranları oldukça yüksektir.

Metformin kullanımı günümüzde yaygın olsa da, doğurganlık üzerindeki etkisi Klomifen Sitrat’a göre daha sınırlıdır ve canlı doğum oranlarında tek başına belirgin bir üstünlük sağlamamaktadır.

Rahim İç Tabakasının (Endometrium) Korunması

Uzun süreli adet düzensizliği veya hiç adet görmeme durumu, rahim iç tabakasında kalınlaşmaya (endometrial hiperplazi) ve rahim içi kanseri riskine neden olabilir. Bu riski önlemek amacıyla, çocuk isteminden bağımsız olarak hastaların progesteron veya doğum kontrol hapları ile düzenli adet görmeleri sağlanmalıdır. İhmal edilmiş vakalarda veya ultrasonografide şüpheli kalınlık saptanan durumlarda endometrial biyopsi yapılması önerilir.

Etiketler

Polikistik over nedirPolikistik over kimlerde görülürPolikistik ver sendromu neden oluşurPolikistik over sendromunun tedavisi nasıldırPolikistik overin tedavisi nasıldır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakan Yaralı

Prof. Dr. Hakan Yaralı

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.