Doktorsitesi.com

Plazmavaporizasyon yöntemi ile prostatınız buharlaşsın.

Prof. Dr. Mustafa Burak Hoşcan
Prof. Dr. Mustafa Burak Hoşcan
11 Nisan 2016249 görüntülenme
Randevu Al
Plazmavaporizasyon yöntemi ile prostatınız  buharlaşsın.
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İyi Huylu Prostat Büyümesi (BPH) Nedir?

Prostat, yalnızca erkek anatomisinde bulunan ve idrar kesesinin hemen altında konumlanan kritik bir salgı bezidir. Tıpta Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) olarak adlandırılan iyi huylu prostat büyümesi; yaşın ilerlemesi, genetik yatkınlık, hormonal değişimler ve diyet gibi çevresel faktörlerin etkisiyle gelişim gösterir. Bu durum, erkek yaşlandıkça doğal bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.

İstatistiksel verilere göre, 55 yaşındaki erkeklerin %50’sinde BPH gözlemlenirken, bu hastaların %30’u tedaviye ihtiyaç duymaktadır. 80 yaşına gelindiğinde ise erkeklerin %80-%90’ında prostat büyümesi görülmekte ve bu grubun %40’ı tıbbi müdahale gerektirmektedir. Bu veriler, yeterli süre yaşayan neredeyse tüm erkeklerde iyi huylu prostat büyümesi gelişeceğini kanıtlamaktadır.

Prostat Büyümesi Belirtileri Nelerdir?

Prostat bezinin büyümesi, idrar yoluna baskı yaparak çeşitli boşaltım sistemi sorunlarına yol açar. En sık karşılaşılan BPH belirtileri şunlardır:

  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacı ve gece idrar için uyanma,
  • İdrar yaparken zorlanma, kesik kesik veya damla damla idrar yapma,
  • İdrar kesesinin tam boşaltılamadığı hissi,
  • İdrar tutmada güçlük yaşama ve idrar akış gücünde belirgin azalma,
  • Ikınarak idrar yapma zorunluluğu.

BPH Tedavi Seçenekleri: İlaç ve Cerrahi Müdahale

İyi huylu prostat büyümeleri günümüzde ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale ile kontrol altına alınabilmektedir. Bilinmelidir ki, prostatı tamamen yok eden bir ilaç henüz mevcut değildir; ilaçlar yalnızca kullanıldıkları süre boyunca semptomları hafifletmede etkilidir. Kesin çözüm için cerrahi yöntemler ön plana çıkmaktadır.

Zamanında müdahale edilmeyen vakalarda mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşabilir. Özellikle aşağıdaki komplikasyonların görüldüğü hastalar cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir:

  • Böbrek yetmezliği veya böbreklerde genişleme,
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kesesinde taş oluşumu,
  • Kanlı idrar yapma veya hiç idrar yapamama durumu.

Kapalı Prostat Ameliyatında Altın Standart: Plazmavaporizasyon

Günümüzde cerrahi tedaviler açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Modern tıbbın altın standardı olarak kabul edilen kapalı prostat ameliyatı, herhangi bir kesi yapılmadan idrar borusundan girilerek gerçekleştirilir. Bu alandaki en gelişmiş tekniklerden biri olan Plazmavaporizasyon yöntemi, prostat dokusunu ağrısız bir şekilde buharlaştırarak veya küçük parçalar halinde temizleyerek dışarı çıkarır.

Plazmavaporizasyon Yönteminin Avantajları

Bu teknoloji, özellikle genel anestezi riski taşıyan kalp ve akciğer hastaları için lokal anestezi ile ameliyat imkanı sunar. Yöntemin sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:

ÖzellikPlazmavaporizasyon Avantajı
GüvenlikHasta üzerinden elektrik akımı geçmez, kalp hastalarında güvenle uygulanır.
Cinsel FonksiyonAmeliyat sonrası cinsel fonksiyon kaybı genellikle görülmez.
İyileşme SüreciKanama riski düşüktür, sonda süresi kısadır ve 1-2 günde taburcu imkanı sağlar.
Patolojik İncelemeDoku kömürleşmediği için kesin patolojik sonuç alınabilir (Lazerde bu mümkün değildir).
Uygulama Alanı150-200 gramlık büyük prostatlarda dahi güvenle uygulanabilir.
Risk Yönetimiİzotonik salin kullanıldığı için TUR sendromu riski yoktur; idrar kaçırma riski çok düşüktür.

Plazmavaporizasyon yöntemi, hem küçük hem de açık ameliyat gerektirecek kadar büyük prostatlar için bilinen en güvenilir ve kesin çözümdür. Günlük yaşamınıza en kısa sürede ve sağlıklı bir şekilde dönmek için bu modern tedavi yöntemi tercih edilmelidir.

Etiketler

Plazmavaporizasyon yöntemi nedirPlazmavaporizasyon yöntemi ne işe yarar

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Burak Hoşcan

Prof. Dr. Mustafa Burak Hoşcan

Doç. Dr. Mustafa Burak HOŞCAN, 1973 yılında Ankara'da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Tokat-Zile'de, liseyi ise 1992 yılında Kuleli Askeri Lisesi'nde  bitirmiştir. 1993 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 2000-2005 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü'nde yapmış ve Üroloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.