Doktorsitesi.com

Periodontal Hastalıklar Nedir?

Dt. Onur Küçükkağnıcı
Dt. Onur Küçükkağnıcı
2 Ocak 20268 görüntülenme
Randevu Al
Periodontal hastalıklar, dişetleri ve diş çevresindeki destek dokularda meydana gelen iltihabi durumlar olarak tanımlanmaktadır. Bu sorunlar çoğu zaman kendini çok belli etmeden başlar ve ilk evrede genellikle dişetlerinde kızarıklık, şişlik ve fırçalama sırasında kanama gibi belirtiler görülür. Bu belirtiler, genellikle gingivitis adı verilen erken dönem dişeti hastalığının habercisidir. Tedavi edilmediğinde ise, enfeksiyon daha derine inerek kemik dokusuna ulaşabilir. Bu da dişlerin destek yapısında kayba, zamanla dişlerde gevşeme ve hatta kayıplara neden olabilir.
Periodontal Hastalıklar Nedir?

Konya Beyaz Meram Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği olarak, bu hastalıkların erken teşhis
edilmesinin hem tedavi sürecini kolaylaştırdığını hem de daha ciddi sonuçların önüne
geçtiğini biliyoruz. Bu yüzden, hastalarımızı bu konuda bilinçlendirmeyi ve düzenli ağız
bakımının önemini her yazımızda anlatıyoruz. Bu yazımızda da sizlere, periodontal
hastalıkların sistemik hastalıklar ile olan ilişkisini anlatacağız. İyi okumalar dileriz.
Sistemik Hastalıklar Nelerdir?
Sistemik hastalıklar, vücudun birden fazla organını veya işlevini etkileyen, genellikle kronik
seyirli rahatsızlıklardır. Diyabet, hipertansiyon, tiroid bozuklukları ve otoimmün hastalıklar
(romatoid artrit, lupus gibi) bu grubun öne çıkan örnekleridir. Örneğin, diyabet insülin direnci
veya eksikliği nedeniyle kan şekerini kontrol edememe durumudur ve kalp, böbrek, sinir
sistemi gibi organlarda hasara yol açabilir. Hipertansiyon ise damar duvarlarına uzun vadeli
baskı yaparak kalp krizi, inme gibi ciddi komplikasyonlarla ilişkilidir.
Sistemik hastalıkların ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkileri de göz ardı edilmemelidir.
Özellikle diyabet, diş eti iltihabı (gingivitis) ve diş eti kanaması riskini artıran önemli bir
faktördür. Yüksek kan şekeri seviyeleri, bağışıklık sistemini zayıflatarak bakteriyel
enfeksiyonlara karşı direnci düşürür. Bu durum, diş etlerinde kızarıklık, şişlik ve kanama gibi
belirtilerle kendini gösteren diş eti hastalıklarına zemin hazırlar. Kontrolsüz diyabet
hastalarında, periodontal dokuların iyileşme süreci de yavaşlar, bu da tedaviyi güçleştirebilir.
Benzer şekilde, otoimmün hastalıklar da ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir. Romatoid artrit
gibi rahatsızlıklar, eklemlerdeki iltihabın yanı sıra diş etlerinde de enflamasyonu tetikleyebilir.
Ayrıca, sistemik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (örneğin, tansiyon ilaçları)
ağız kuruluğuna neden olarak diş çürükleri ve diş eti iltihabı riskini artırabilir.
Diş eti kanaması, genellikle diş eti hastalıklarının erken bir uyarı işaretidir. Ancak bu belirti,
bazen sistemik bir rahatsızlığın da habercisi olabilir. Örneğin, kanama bozuklukları veya
lösemi gibi hastalıklar, diş etlerinde nedensiz kanamalarla kendini gösterebilir. Bu nedenle,
tekrarlayan diş eti kanaması durumunda sistemik bir değerlendirme yapılması önemlidir.
Sonuç olarak, sistemik hastalıklar ve ağız sağlığı arasında iki yönlü bir ilişki vardır. Kötü ağız
hijyeni, diş eti hastalıklarını tetikleyerek sistemik sorunları ağırlaştırabilirken; diyabet veya
kalp hastalıkları gibi durumlar da diş eti sağlığını bozabilir. Bu nedenle, düzenli diş hekimi
kontrolleri ve sistemik hastalıkların kontrol altında tutulması, genel sağlık için büyük önem
taşır.

Hangi Periodontal Hastalıklar, Hangi Sistemik Hastalıkların Habercisi Olabilir?
Periodontal hastalıklar, yalnızca ağızla sınırlı kalmaz. Aslında vücudun genel sağlığını
etkileyen, uzun süreli iltihap temelli rahatsızlıklardır. Son yıllarda bu konuda yapılan bilimsel
araştırmalar, dişeti hastalıklarının kalp-damar hastalıkları, diyabet, solunum yolu
enfeksiyonları gibi pek çok sistemik rahatsızlıkla bağlantılı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Bu ilişki ise, çoğunlukla çift yönlü işler. Yani bir yandan diyabet ya da bağışıklık sistemiyle
ilgili problemler dişetlerini savunmasız hale getirebilirken, diğer yandan ilerlemiş periodontal
hastalıklar da bu gibi sistemik hastalıkların kontrolünü zorlaştırabilir ya da seyrini
kötüleştirebilir. Bu nedenle ağız sağlığını yalnızca dişlerin görünümüyle sınırlı düşünmemek
gerekir. Dişetlerinde ortaya çıkan sorunlar, vücudun daha geniş bir dengesini bozabilecek
kadar etkili olabilir.
Kardiyovasküler Hastalıklar: Ağız sağlığı, yalnızca çürüklerden ya da dişeti kanamasından
ibaret değildir. Özellikle periodontitis gibi ilerlemiş dişeti hastalıkları, vücutta daha büyük
sorunların habercisi olabilir. Kalp hastalıkları ile periodontitis arasında kurulan bağ, son
yıllarda daha net anlaşılmaya başlamıştır.
Dişeti iltihabı sırasında ağızda biriken bakteriler, iltihaplı dokulardan kana karışarak dolaşım
sistemi üzerinden damarlara ulaşabilir. Bu bakteriler, damar duvarlarında birikerek zamanla
damarların sertleşmesine (ateroskleroz) neden olabilir. Böyle bir süreç, kalp krizi ya da inme
riskini arttırabilir.
Bununla birlikte, periodontitisin yol açtığı sürekli düşük düzeydeki inflamasyon da kalp
sağlığını etkileyebilir. Vücut bu duruma bir bağışıklık tepkisi geliştirir, bu da damar sağlığını
olumsuz yönde etkileyerek kalp hastalıklarının ilerlemesine katkı sunar. Bu nedenle ağız
sağlığı ile genel sağlık arasında güçlü bir ilişki bulunur. Dişeti problemleri yalnızca ağız
içinde sınırlı kalmaz, kalp dahil olmak üzere birçok sistem üzerinde etkili olabilir.

Diyabet: Diyabetle mücadele eden bireyler için ağız sağlığı, genellikle gözden kaçan ama
oldukça önemli bir konudur. Periodontitis ve diyabet arasında güçlü ve çift yönlü bir ilişki
bulunur. Kan şekeri kontrolü iyi sağlanamayan diyabet hastalarında, dişeti iltihapları daha
hızlı ilerleyebilir ve daha şiddetli seyredebilir.
Ayrıca, ağızda uzun süre devam eden iltihaplı bir durum olan periodontitis de kan şekeri
dengesini olumsuz etkileyebilir. Bu durum, vücudun insüline verdiği yanıtı zayıflatabilir ve
şeker düzeylerinin kontrolünü daha da zorlaştırabilir.
Şunu söylememiz gerekir ki, periodontal tedavi sayesinde diyabetli bireylerde glisemik
kontrol daha sağlıklı bir düzeye çekilebilir. Dişeti sağlığının korunması, sadece ağız içi değil,
genel vücut dengesi açısından da büyük önem taşır. Bu yüzden diyabetle yaşayan kişilerin
düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemesi, yaşam kalitelerini doğrudan etkiler.
Solunum Yolu Hastalıkları: Ağız sağlığı, solunum sistemini düşündüğümüzde çoğu zaman ilk
akla gelen konu olmaz. Oysa periodontal hastalıklar, yalnızca dişetlerini etkilemekle kalmaz,

bazı sistemik hastalıkların gelişiminde de pay sahibi olabilir. Bunlardan biri de solunum yolu
enfeksiyonlarıdır.
Ağızda biriken zararlı bakteriler, özellikle hijyenin yetersiz olduğu durumlarda, nefes alırken
akciğerlere taşınabilir. Bu durum, pnömoni (zatürre) gibi ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Bu
risk, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, ileri yaş grubunda olanlarda ve bakım evlerinde
kalanlarda daha belirgin hale gelir. Periodontal hastalıkların, sadece ağız içinde sınırlı
kalmayıp sistemik hastalıklarla da doğrudan bağlantılı olması, bu konunun ne kadar önemli
olduğunu ortaya koyuyor.
Gebelik Komplikasyonları: Hamilelik sürecinde anne adaylarının sağlığı, sadece kendileri
için değil, bebeklerinin gelişimi açısından da büyük önem taşır. Periodontal hastalıklar da bu
süreçte göz ardı edilmemesi gereken bir risk faktörüdür.
Dişeti iltihapları, vücutta sistemik bir inflamasyona yol açabilir. Bu iltihaplanma durumu,
plasentanın işleyişini etkileyebilir ve sonucunda erken doğum ya da bebeğin düşük kilolu
doğması gibi ciddi gebelik komplikasyonlarına neden olabilir.
Bu yüzden hamilelik döneminde ağız sağlığına özen göstermek, yalnızca estetik ya da
konfor açısından değil, bebeğin sağlıklı gelişimi açısından da önemlidir. Düzenli diş hekimi
kontrolleri, dişeti sorunlarının erken fark edilmesini sağlar ve olası riskleri azaltır.

Nörolojik Bozukluklar: Son yıllarda yapılan araştırmalar, ağız sağlığıyla beyin sağlığı
arasında göz ardı edilemeyecek bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle periodontal
hastalıkların, Alzheimer gibi bazı nörolojik bozukluklarla ilişkili olabileceği düşünülüyor.
Ağız içinde biriken zararlı bakteriler, iltihaplı dişeti dokularından kan dolaşımına karışarak
beyne ulaşabilir. Bu durum, beyinde iltihabi bir tepkiye neden olabilir. Sürekli devam eden bu
inflamasyonun, zaman içinde beyin hücrelerine zarar vererek sinir sistemi üzerinde olumsuz
etkiler oluşturabileceği, bazı çalışmalarda ifade ediliyor.
Elbette bu alandaki araştırmalar hâlâ devam ediyor ancak eldeki bulgular, ağız sağlığının
yalnızca dişlerimizle sınırlı olmadığını net biçimde gösteriyor. Periodontal hastalıkların,
sistemik sağlık üzerindeki etkilerini küçümsememek gerekiyor.
Sonuç olarak, periodontal hastalıklar yalnızca dişetlerini ya da dişleri etkileyen lokal bir sorun
değildir. Ağızda başlayan bu iltihabi süreç, zamanla tüm vücut sağlığını etkileyebilecek
sistemik rahatsızlıklarla bağlantılı hale gelebilir. Bu yüzden hem bireysel sağlığımız hem de
yaşam kalitemiz için ağız sağlığını önceliklendirmek gerekir.
Beyaz Meram Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak, hastalarımızın sadece tedavi sürecine
değil, ağız hijyeninin korunmasına yönelik bilinçlenmesine de önem veriyoruz. Düzenli diş
hekimi kontrolleri, dişeti hastalıklarının erken evrede fark edilmesini sağlar ve ilerlemeden
önüne geçilmesine yardımcı olur. Aynı zamanda bu kontroller, sistemik hastalıkların riskini
de azaltma konusunda destekleyici bir rol oynar.

 

Yazar Hakkında

Dt. Onur Küçükkağnıcı

Dt. Onur Küçükkağnıcı

Dt. Onur Küçükkağnıcı, Konya’da ağız ve diş sağlığı alanında hizmet veren, modern diş hekimliği uygulamalarını hasta odaklı bir yaklaşımla sunan bir diş hekimidir. Diş hekimliği eğitimini İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde tamamlamış, mesleki kariyeri boyunca hem estetik hem de fonksiyonel tedaviler üzerine yoğunlaşmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.