Perianal abse

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Perianal ve Perirektal Abse Nedir?
Perianal ve perirektal abseler, anal bölgede ağrı ve yüksek ateşin eşlik ettiği, kitle formasyonu ile karakterize olan ciddi iltihabi durumlardır. Anal kanal, rektum ve perirektal alanlarda abse oluşumu klinik pratikte sıkça karşılaşılan bir durumdur. Enfeksiyon süreci genellikle internal sfinkter ile longitudinal intersfinkterik kas lifleri arasında konumlanan anal bezlerden başlar.
Bu enfeksiyon odağı; aşağıya, yukarıya, laterale veya çevresel olarak farklı perianal ve perirektal boşluklara yayılım gösterebilir. Anal bölgedeki bu enfeksiyonlara ayrıca şu faktörler de neden olabilmektedir:
- Pilonidal abse
- Hidradenitis süpürativa
- İnfekte sebase kist ve follikülit
- Periprostatik abse ve Bartolin bezleri absesi
- Ender vakalarda aktinomikoz ve tüberküloz
Perirektal Abse Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Perirektal akıntısı bulunan hastalarda en belirgin semptomlar; şiddetli ağrı, palpe edilebilen (elle hissedilen) inflamatuar kitle ve yüksek ateştir. Perianal ve iskiorektal abselerde tanı koymak nispeten kolayken, kitle oluşumunun belirgin olmadığı diğer abse türlerinde tanı süreci zorlaşabilir. Bu tür durumlarda rektal muayene oldukça ağrılı geçse de, ele gelen kitlenin tespiti teşhis için kritiktir.
Abse Türlerine Göre Klinik Görünüm
Absenin yerleşim yerine göre hastada görülen klinik tablo değişiklik gösterebilir:
| Abse Türü | Temel Belirtiler ve Özellikler |
|---|---|
| Atnalı Abse | Enfeksiyon posterior orta hattan başlayarak perineal bölgenin her iki tarafına yayılır. |
| İntersfinkterik Abse | Ağrı perianal bölgede değil, doğrudan rektal bölgede hissedilir. |
| Supralevator Abse | Lokal bulgu olmaksızın nedeni bilinmeyen ateş görülür; perfore appendisit ile karışabilir. |
Supralevator abselerin tanısında, intraabdominal patolojileri ayırt etmek amacıyla bilgisayarlı tomografi (BT) kullanımı tanıya yardımcı olur.
Perianal ve Perirektal Abse Tedavisi
Perianal ve perirektal abselerin primer tedavisi insizyon ve drenajdır. Antibiyotik kullanımı tedavide yardımcı bir rol oynasa da, asla cerrahi drenajın yerini tutacak bir primer tedavi yöntemi olarak düşünülmemelidir. Birçok abse drenajı lokal anestezi altında ayaktan gerçekleştirilebilir.
Cerrahi Yaklaşım ve Fistül Riski
Başarılı bir drenaj işleminin ardından birçok vaka fistülleşmeden iyileşir; ancak hastaların %50'sinde fistül gelişmesi beklenmektedir. Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
- Fistülotomi: Nüks eden vakalarda, ikinci bir cerrahiyi önlemek adına drenajla aynı seansta fistülotomi yapılmalıdır.
- İskiorektal ve Atnalı Abseler: Primer açıklık bulunamayacağı için ilk aşamada tedavi sadece drenaj ile sınırlandırılmalıdır.
- İntersfinkterik Abseler: Abse alanından yapılacak internal sfinkterotomi en uygun tedavi yöntemidir.
- Supralevator ve Pelvirektal Abseler: Bu vakalar genel anestezi altında rektum yoluyla drene edilmelidir.
Tekrarlayan abselerde, altta yatan Diabetes Mellitus (şeker hastalığı) veya Crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalıklarının mutlaka araştırılması ve ekarte edilmesi hayati önem taşır.

