Doktorsitesi.com

Penil Protez: Nedir, Nasıl Çalışır ve Kimler İçin Uygundur?

Prof. Dr. Coşkun Şahin
Prof. Dr. Coşkun Şahin
6 Nisan 20267 görüntülenme
Randevu Al
İlaç tedavisinin işe yaramadığı erektil disfonksiyon vakalarında penil protez, hasta kontrolünde aktive edilebilen ve yüksek memnuniyet oranlarıyla öne çıkan kalıcı bir cerrahi çözümdür.
Penil Protez: Nedir, Nasıl Çalışır ve Kimler İçin Uygundur?

Erektil disfonksiyon tedavisinde yolculuk genellikle ilaçlarla başlar. PDE5 inhibitörleri olarak bilinen bu ilaçlar pek çok erkekte etkili sonuçlar verirken bir kısım hastada yeterli yanıt alınamaz. Diyabet, radikal prostatektomi, Peyronie hastalığı veya damarsal nedenlerden kaynaklanan erektil disfonksiyonda ilaç tedavisinin etkinliği önemli ölçüde sınırlanabilir. İşte bu noktada penil protez, gerçek bir çözüm olarak masaya gelir.

Penil Protez Nedir?

Penil protez, penisin ereksiyondan sorumlu süngerimsi dokularının içine cerrahi olarak yerleştirilen medikal bir implantdır. Dışarıdan görünmez, idrar yapmayı etkilemez ve doğru yerleştirildiğinde son derece doğal bir his sağlar. İki temel tipi bulunur. Semirijid (yarı sert) protezler bükülebilir çubuk yapısındadır; basit ve dayanıklıdır. Şişirilebilir (inflatable) protezler ise skrotuma yerleştirilen küçük bir pompa aracılığıyla istenen an aktive edilir ve kullanılmadığında tamamen doğal bir görünüm sunar. Üç parçalı şişirilebilir modeller bugün altın standart olarak kabul edilmektedir.

Kimler Aday Olabilir?

Penil protez her erektil disfonksiyon hastasına önerilmez. Öncelikle ilaç tedavisi, vakum cihazı ve intrakavernozal enjeksiyon gibi konservatif yöntemlerin denenmesi gerekir. Ancak bu yöntemlerden yanıt alınamayan, Peyronie hastalığına bağlı ciddi kurvatür ve sertleşme sorunu yaşayan ya da radikal prostatektomi sonrası iyileşme süreci tamamlanmış hastalarda protez en etkili seçenek haline gelir. Diyabetik erkeklerde de dikkatli hasta seçimi ve enfeksiyon önleme protokolleriyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Memnuniyet Oranları Neden Bu Kadar Yüksek?

Penil protez literatürde hasta ve partner memnuniyeti en yüksek ürolojik cerrahi prosedürler arasında yer alır. Bunun temel nedeni beklentilerin net biçimde yönetilmesidir. Protez spontan bir ereksiyon sağlamaz; ancak hasta kontrolünde, istenen an aktive edilebilen, güvenilir ve tekrarlanabilir bir sertlik sunar. Bu öngörülebilirlik, uzun süreli erektil disfonksiyonun yarattığı kaygı ve belirsizliği ortadan kaldırdığından yaşam kalitesi üzerinde derin bir etki bırakır.

Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her cerrahi girişimde olduğu gibi enfeksiyon, mekanik arıza ve erozyon gibi komplikasyonlar penil protez ameliyatında da göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak deneyimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda bu oranlar oldukça düşük seyretmektedir. Antibiyotik kaplı modern implantların kullanıma girmesiyle birlikte enfeksiyon riskleri önemli ölçüde azalmıştır.

Sonuç olarak penil protez, erektil disfonksiyonun son durağı değil; doğru hastada doğru zamanda uygulanan, yaşam kalitesini köklü biçimde değiştirebilen bir tedavi seçeneğidir. Bu konuyu bir üroloji uzmanıyla açıkça konuşmak, pek çok erkeğin düşündüğünden çok daha fazla seçeneğinin olduğunu gösterebilir.

Etiketler

penil protezerektil disfonksiyonerkek cinsel sağlığıpenile implantşişirilebilir protezprostatektomi sonrasıPeyronie hastalığıcerrahi tedavi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Coşkun Şahin

Prof. Dr. Coşkun Şahin

Prof. Dr. Coşkun ŞAHİN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gülhane Askeri Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1988 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Gata Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Üroloji Uzmanı olmuştur. İhtisas eğitimi sonrasında 7 yıl boyunca Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi'nde Üroloji Servisi Şefliği olarak çalışmalarını sürdürmüş ve 2002 yılında Taksim Gümüşsuyu Asker Hastanesi'nde Üroloji Servis Şefliği'ni yürütmüştür.

2004 Yılında ''Doçent Doktor'' 2013 yılında ''Profesör Doktor'' unvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.