Doktorsitesi.com

Peeling,

Prof. Dr. Erol Koç
Prof. Dr. Erol Koç
16 Nisan 20151899 görüntülenme
Randevu Al
Peeling,
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Peeling Nedir ve Nasıl Çalışır?

Cildin en üst tabakasında zamanla ölü deri hücreleri, yağ tabakası, makyaj kalıntıları ve hava kirliliğine bağlı partiküller birikir. Özellikle yağlı ve sivilceye meyilli ciltlerde sivilce oluşumuna neden olan deri tıkacı ile lekeli ciltlerdeki renk hücrelerinin bir kısmı bu tabakada yer alır. Peeling, bu problemli üst tabakayı temizleyerek alttan yeni ve sağlıklı deri hücrelerinin gelişmesini sağlayan profesyonel bir cilt yenileme yöntemidir.

Peeling işlemi; solgun ve donuk görünümü gidermek, cildi canlandırmak, sivilce izlerini yok etmek ve cildi gençleştirmek amacıyla belirli kimyasal solüsyonların cilde uygulanmasıdır. Bu uygulama sayesinde cildin üst kısmı yeni hücrelerle kaplanarak cildin görünüşü önemli ölçüde iyileştirilir.

Peeling Çeşitleri ve Kullanılan Etken Maddeler

Peeling uygulamaları, işlemin derinliğine ve kullanılan materyale göre üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Bu yöntemler şu şekildedir:

  • Yüzeysel peeling
  • Orta derinlikte peeling
  • Derin peeling

İşlem sırasında tercih edilen birçok asit türü bulunmaktadır. Klinik uygulamalarda en sık başvurulan peeling asitleri şunlardır:

En Sık Kullanılan AsitlerDiğer Solüsyonlar
Glikolik AsitJessner Solüsyonu
Alfa Hidroksi Asitler (AHA)Kombinasyon Karışımlar
Salisilik Asit
Triklosetik Asit (TCA)

Kimyasal Peeling Uygulama Nedenleri ve Amaçları

Peeling yöntemi; güneş hasarları, yaşlanma belirtileri ve genetik faktörlerin ciltte oluşturduğu deformasyonlar üzerinde oldukça etkilidir. Aktif akne tedavisinde iyileşmeye yardımcı olurken, akne izlerinin düzeltilmesinde de önemli rol oynar. İşlem sonrası gelen yeni deri, çok daha düzgün ve homojen bir dokuya sahiptir.

Kimyasal peelingin temel uygulama nedenleri şunlardır:

  1. Düzensiz ve kuru cilt yapısının düzenlenmesi.
  2. İnce kırışıklıkların giderilmesi.
  3. Sivilce (akne) tedavisi.
  4. Leke problemlerinin çözümü.
  5. Yüzdeki ince çizgilerin azaltılması.
  6. Gebelik lekelerinin (melazma) giderilmesi.
  7. Ellerdeki yaşlılık ve güneş lekelerinin tedavisi.
  8. Ölü hücre birikiminin engellenmesi.
  9. Ciltteki nem tutma kapasitesinin (%60 oranında) artırılması.
  10. Cildin canlandırılması ve mat görünümün düzeltilmesi.

Uygulama Derinliğine Göre Peeling Yöntemleri

1. Yüzeysel Kimyasal Peeling

Bu yöntem, hafif kırışıklıklar, yüzeysel cilt lekeleri, kuruluk ve yaşlılık izlerini gidermek için kullanılır. Etken madde olarak genellikle meyve asitleri (alfa ve beta hidroksi asitler) tercih edilir. Hastayı günlük yaşamından alıkoymayan pratik bir uygulamadır.

2. Orta Dereceli Peeling

Güneş hasarının daha belirgin olduğu durumlarda, derin leke ve kırışıklıkların tedavisinde tercih edilir. Uygulama sonrasında kişinin bir süre günlük hayata ara vermesi gerekebilir.

3. Derin Peeling

Ağır güneş hasarı, derin kırışıklıklar, skar (yara) izleri ve dirençli lekeler için uygulanır. Bu işlem ameliyathane koşullarında ve anestezi eşliğinde gerçekleştirilir. İyileşme süreci tamamlanana kadar düzenli pansuman ve özel bakım gerektiren, nadir durumlarda tercih edilen bir yöntemdir.

Peeling ile Tedavi Edilemeyen Durumlar

Peeling işleminin cilt üzerindeki etkisi sınırsız değildir. Derideki gevşeme ve sarkmalar bu yöntemle düzeltilemez. Kimyasal peeling; yüz gerdirme, kaş kaldırma veya gözkapağı düşüklüğünü giderme işlemlerinin alternatifi değildir. Derin çukurlarda sınırlı bir iyileşme sağlarken, küçük çukurlar ve izlerde ise yüksek başarı oranına sahiptir.

İşlem Sonrası Oluşabilecek Durumlar

Uygulamanın derinliğine bağlı olarak ciltte farklı reaksiyonlar gözlemlenebilir. Yüzeysel peeling sonrası 1-5 gün süren hafif kızarıklık ve soyulmalar yaşanır. Derin peeling uygulamalarında ise ciltte ödem, gerginlik ve kahverengi bir tabaka oluşumu normaldir; bu tabaka genellikle 7-10 gün içerisinde kendiliğinden soyularak yerini yeni cilde bırakır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erol Koç

Prof. Dr. Erol Koç

Prof. Dr. Erol KOÇ, 17 Ekim 1968 tarihinde Kayseri' de doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamlamıştır. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından GATA Askeri Tıp Fakültesi' nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1994-1997 yılları arasında GATA Dermatoloji Anabilim Dalı' nda tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler