Doktorsitesi.com

Pankreas Fistülleri

Op. Dr. Vahit Mutlu
Op. Dr. Vahit Mutlu
1 Mart 2023174 görüntülenme
Randevu Al
Pankreas fistülleri, pankreasın cerrahisinin en yaygın komplikasyonudur. Sıklıkla panrea tektomilerden sonra görülmekle birlikte, pseudokistlerinin drenajı veya pankreatik tümörlerin lokal eksizyonları ve /veya biyopsilerin sonrasında görülebilmektedir. Çok daha seyrek olarak da komşu organlara yapılan cerrahi girişimler sonrasında ortaya çıkabilir. Patogenezinde, bilyopankreatik kanallardaki sfinkterler ve basınç farklılıkları önemli bir yere sahiptir. Yol açabileceği, sıvı-elektrolit kaybının yanında, metabolik asidoz, kanama, sekonder enfeksiyonlarla önem kazanmaktadır. Tedavisi, öncelikli olarak konservatif olmakla birlikte; inatçı vakalarda ERCP sfinkteroplasti, stent uygulaması ve hatta konvansiyonel cerrahi yöntemlerden yararlanılabilir.
Pankreas Fistülleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Pankreasın Fizyolojik Önemi ve Cerrahi Riskler

Pankreas, anatomo-fizyolojik özellikleri, eksokrin ve endokrin salgıları ile beslenme ve metabolizma süreçlerinde hayati bir role sahiptir. Organın anatomik lokalizasyonu, karmaşık vasküler yapısı ve eksokrin salgıdaki etkin rolü, klinik önemini artırmaktadır. Pankreatitler, tümörler ve bu durumların komplikasyonları en sık görülen patolojileri oluştururken; gerek travmatik gerekse cerrahi sonrası gelişen pankreas fistülleri, cerrahinin en ciddi sorunlarından biri olma özelliğini korumaktadır.

Özellikle farklı endikasyonlarla uygulanan pankreatikoduodenektomi operasyonları sonrasında görülen %15-25 oranındaki fistül ve kaçak riskleri, konunun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Pankreas fistülleri; hazırlayıcı anatomik etkenler, sıvı-elektrolit dengesinde yol açtığı bozulmalar ve beslenme üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle yönetimi zor bir komplikasyondur.

Pankreasın Cerrahi Anatomisi ve Varyasyonlar

Porta hepatis, ekstrahepatik safra yolları ve pankreatik anatomi, insan vücudunda anatomik anomalilerin en sık görüldüğü bölgeler arasındadır. Bu karmaşık yapı, tıp tarihi boyunca araştırmaların odak noktası olmuştur.

Tarihsel Gelişim ve Tanımlamalar

Distal koledoktaki genişleme (ampulla) ve koledoğun intramural parçasındaki sfinkter yapısı üzerine yapılan çalışmalar, tıp literatüründe önemli isimlerle anılmaktadır:

  • Abraham Vater ve Ruggero Oddi: Literatürde ampulla ve sfinkter yapılarına isimlerini vermişlerdir.
  • Edward Allen Boyden: 1957 yılında yayınladığı çalışmalarla, distal koledokopankreatik sfinkterin üç parçadan oluştuğunu kanıtlamıştır.
  • Sfinkter Yapısı: Papilla Vateri'deki kısım Oddi tarafından tarif edilirken, diğer iki kısım koledok ve Wirsung kanallarının birleşme noktalarında yer alır.

Pankreatik Kanal Sistemi

Pankreasın ana kanalı Wirsung, küçük kanalı ise Santorini olarak adlandırılır. Kanalların genişliği kuyruk bölgesinden baş bölgesine doğru ilerledikçe artış gösterir:

BölgeWirsung Kanal Çapı
Kuyruk0,9 - 2,4 mm
Gövde3 mm
Baş3,1 - 4,8 mm

Kanal yapılarındaki varyasyonlar şu şekildedir:

  • %60 oranında: Wirsung ve Santorini kanalları birleşerek duodenuma açılır.
  • %30 oranında: Kanallar birleşse de Santorini kanalı kör sonlanır.
  • %10 oranında: Santorini kanalının dominant olduğu farklı kombinasyonlar görülür.

Etiyopatogenez: Fistül Nedenleri ve Mekanizmaları

Pankreas fistüllerinin en yaygın sebebi pankreatektomi operasyonlarıdır. Diğer etkenler arasında travmalar, psödokist drenajları, lokal tümör eksizyonları veya biyopsiler yer alır. Nadiren komşu organ cerrahileri veya tümör perforasyonları da fistüle yol açabilir.

Cerrahi Sonrası Gelişen Fistüller

Modern cerrahi tekniklere rağmen, pankreatektomi sonrası fistül gelişme oranı %15-25 bandında seyretmeye devam etmektedir. Özellikle Boyden sfinkterinin çıkarıldığı cerrahi müdahalelerde (baş veya subtotal eksizyon) anastomoz kaçakları sık görülür. Bu durum genellikle cerrahi tekniğin yetersizliğiyle ilişkilendirilse de, duktal darlık olmadığı sürece bağırsak peristaltizminin oluşturduğu negatif basınç iyileşmeye yardımcı olabilir.

Travmatik Faktörler

Pankreasın lomber vertebra aksına dik ve retroperitoneal yerleşimi, onu travmalara karşı hassas kılar. Künt karın travmalarında, organın vertebral kolon üzerinde baskı altında kalması (blast etkisi) şu sonuçları doğurabilir:

  • Parenkim hasarı: Pankreatit gelişimi.
  • Kanal yaralanması: Koleksiyon, hemoraji, psödokist ve nihayetinde fistül oluşumu.

Klinik Bulgular ve Tanı Yöntemleri

Pankreatik fistüller, operasyon sonrası cerrahi yaradan veya drenden gelen berrak ve renksiz sıvı ile karakterizedir. Sıvı debisi günlük 10 ml'den 1000 ml'nin üzerine kadar çıkabilir. Tanıda en kritik kriter, dren sıvısındaki amilaz düzeyinin normal üst sınırın en az 3 katı (genellikle 10.000-50.000 Somogy ünitesi) olmasıdır.

Kesin tanı ve lokalizasyon için ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi) hem teşhis hem de tedavi aşamasında etkin bir yöntemdir.

Pankreas Fistüllerinin Başlıca Komplikasyonları

  1. Sıvı ve Elektrolit Kaybı: Yüksek debili fistüllerde dehidrasyon, hiponatremi ve metabolik asidoz gelişebilir.
  2. Enfeksiyon: Mikroorganizmaların etkisiyle doku nekrozu hızlanır.
  3. Kanama: Aktif hale geçen enzimlerin (elastaz, tripsin vb.) damar duvarlarını aşındırması sonucu ölümcül kanamalar oluşabilir.
  4. Fistülizasyon: Komşu organlara istenmeyen açılımların meydana gelmesi.

Etiketler

Pankreas

Yazar Hakkında

Op. Dr. Vahit Mutlu

Op. Dr. Vahit Mutlu

Op. Dr. Vahit Mutlu ;1989 yılında Erzincan Aydoğdu köyünde doğdu. İlk ve orta öğretimini Erzincan’da tamamladı. OMÜ Tıp Fakültesinde ünversite öğrenimine başladı. 1 yıllık İngilizce hazırlık döneminden sonra 6 yıllık tıp fakültesi öğrenimini tamamladı. Meslek hayatına başlamadan hemen öncesinde evlendi. Evli, 3 çocuk babası. Tıp fakültesi öğrenim süreci bittikten sonra 2013 yılında pratisyen hekim olarak Erzincan Mengücek Gazi Eğitim Araştırma Hastanesine atandı. Yaklaşık 2 yıllık pratisyen hekimlik sürecinde 44000den fazla hasta başvurusuna hizmet verdi. 2015 yılında mezunu olduğu OMÜ Tıp Fakültesinin genel cerrahi bölümüne asistan hekim olarak başladı. 5 yıldan uzun süren asistanlık sürecinde 2000den fazla vakada bulundu. Bu süreçte özelikle gastrointestinal cerrahi, hepatopankreatikobilier cerrahi ve bariatrik cerrahiye olan ilgisinii keşfetti. OMÜ tıp fakültesinde karaciğer nakli 2019 da yeniden başlatıldıktan sonra 40 civarında harvesting ve
20 civarında kadavreik nakilde bulundu. Tezini bariatrik cerrahi üzerine yazdı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.