Doktorsitesi.com

Ozon terapi nedir? Uygulama Yöntemleri Nelerdir?

Doç. Dr. Kenan Şener
Doç. Dr. Kenan Şener
26 Nisan 2021201 görüntülenme
Randevu Al
Ozon terapi nedir? Uygulama Yöntemleri Nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ozon Terapi Nedir? Ozon Gazının Özellikleri ve Kullanım Alanları

Ozon (O3); üç oksijen atomundan oluşan, renksiz, kokusuz ve havadan daha ağır bir gazdır. Doğada atmosferin üst katmanlarında konumlanarak dünyamızı zararlı ultraviyole ışınlarından koruma görevi üstlenir. Sahip olduğu güçlü oksitleme ve dezenfektan özellikleri sayesinde içme sularının temizlenmesinde, atık su arıtımında ve gıda sanayinde mikrop öldürücü olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Tıbbi amaçlarla kullanılan ozon gazı, medikal ozon cihazı aracılığıyla saf oksijenden üretilmektedir. Tıpta geniş bir kullanım yelpazesine sahip olan bu yöntem, herhangi bir yan etkisinin bulunmaması ve ilaçlarla etkileşime girmemesi nedeniyle güvenle tercih edilir. Bu avantajları sayesinde ozon tedavisi, birçok farklı tedavi protokolü ile kombine edilerek uygulanabilmektedir.

Ozon Tedavisi Uygulama Yöntemleri

Ozon terapisi, hastanın ihtiyacına ve rahatsızlığın türüne göre farklı tekniklerle gerçekleştirilir. Başlıca uygulama yöntemleri şunlardır:

  • Majör Yöntem: En yaygın tercih edilen tekniktir. Kişiden alınan yaklaşık 100 ml kanın, belirlenen dozda ozon gazı ile karıştırılarak damar yoluyla geri verilmesi işlemidir.
  • Minör Yöntem: Kişiden alınan 3-5 ml kanın ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilmesi yöntemidir.
  • Rektal Uygulama: Damar yolu açılmasının zor olduğu durumlarda ozon gazının makat yoluyla verilmesidir.
  • Lokal Uygulama: Ozon gazının doğrudan kas, eklem, disk, tendon, deri içine veya vücut boşluklarına enjekte edilmesidir.
  • Torbalama: Özellikle kol ve bacaklardaki enfeksiyonlar, diyabetik yaralar ve iyileşmeyen ülserler için özel bir torba yardımıyla uygulanan yöntemdir.

Ozon Terapisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Ozon tedavisi, vücudun savunma mekanizmalarını destekleyerek ve doku oksijenlenmesini artırarak pek çok kronik ve akut rahatsızlıkta etkin rol oynar. Kullanıldığı başlıca alanlar şunlardır:

Hastalık KategorisiKullanım Alanları
Genel SağlıkKronik yorgunluk, fibromiyalji, depresyon, bağışıklık güçlendirme
Kas ve EklemBel ve boyun fıtığı, romatizmal hastalıklar, iltihaplı eklem hastalıkları
Dolaşım ve MetabolizmaVaris, venöz yetmezlik, hipertansiyon ve şeker hastalığı komplikasyonları
Nörolojik ve OrganikAlzheimer, Parkinson, demans, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozuklukları
Dermatolojik ve YaralarEnfekte yaralar, cilt lezyonları, mantar ve virüs hastalıkları
DiğerAlerjik hastalıklar, zayıflama, anti-aging, vertigo ve tinnitus

Bunlara ek olarak ozon terapisi, kanser tedavisinde kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmak amacıyla da destekleyici tedavi olarak tercih edilmektedir.

Uygulama Sıklığı ve Seans Süreçleri

Ozon terapisinin uygulama sıklığı, hastanın genel sağlık durumuna ve hastalığın şiddetine göre değişkenlik gösterir. Genel prosedür kapsamında 10-12 seans uygulanması önerilir. Seanslar genellikle haftada 2 kez olacak şekilde, 2-5 gün aralıklarla planlanır. İstenen terapötik etki sağlandıktan sonra, elde edilen iyileşmeyi korumak amacıyla ayda bir seans koruma tedavisi yapılması tavsiye edilir.

Ozon Terapi Kimlere Uygulanamaz?

Ozon tedavisi oldukça güvenli bir yöntem olsa da bazı özel durumlarda uygulanması sakıncalıdır. Aşağıdaki durumlara sahip kişilere ozon terapi yapılamaz:

  1. Favizm hastalığı olanlar (Halk arasında bakla yiyememe hastalığı olarak bilinen enzim eksikliği),
  2. Aşırı kanama sorunu yaşayanlar,
  3. Şiddetli ve aşırı kansızlığı (anemi) olanlar,
  4. Uygulama döneminde aşırı alkol tüketenler.

Bu kriterler dışında kalan ve uzman hekim onayı alan kişiler, sağlıklı yaş alma (anti-aging) ve hastalıklarla mücadele süreçlerinde ozon terapisinden faydalanabilirler.

Etiketler

Ozon terapiozon terapi faydalarıozon terapi uygulaması

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Kenan Şener

Doç. Dr. Kenan Şener

1971 yılında Eskişehir’de doğdum. İlk ve ortaokulu İstanbul’da, liseyi Eskişehir’de tamamladım. Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Kıbrıs’ta kıt’a tabibi olarak mecburi hizmetimi tamamladım. GATA Tıbbi Mikrobiyoloji AD.’da uzmanlık, Tıbbi Viroloji BD.’da yandal uzmanlık eğitimi aldım. 2011 yılında  Üniversite doçenti ünvanı aldım. Akademik çalışmalarım esnasında annemin kırık sonrası oluşan diz problemine cerrahi dışında çözümler ararken geleneksel ve tamamlayıcı tıbba (GETAT) ilgi duymaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.