Outcomes of nerve-sparing laparoscopic sacropexy on one hundred fifteen cases

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Pelvik Organ Prolapsusu (POP) ve Cerrahi Yaklaşımlar
Pelvik organ prolapsusu (POP); üriner, genital ve anorektal fonksiyonları olumsuz etkileyebilen, kadınlarda yaşam kalitesinin düşmesine ve sosyal izolasyona yol açabilen kritik bir sağlık sorunudur. Yapılan araştırmalar, kadınların yaklaşık %10'unun yaşamları boyunca POP nedeniyle cerrahi bir müdahaleye ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu vakaların tedavisinde, izole anterior ve posterior defektler için vajinal yol tercih edilirken, apikal prolapsusların cerrahi tedavisinde abdominal veya vajinal yaklaşımlar uygulanmaktadır.
Sakrokolpopeksi: Altın Standart Tedavi Yöntemi
Abdominal yol ile uygulanan en yaygın cerrahi teknik olan sakrokolpopeksi, ilk kez 1962 yılında tanımlanmış ve 1992 yılından itibaren laparoskopik olarak uygulanmaya başlanmıştır. Kanıtlanmış etkinliği ve güvenilirliği sayesinde bu yöntem, apikal prolapsus tedavisinde rutin cerrahi standart haline gelmiştir. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin artışına paralel olarak, laparoskopik ve robotik cerrahi yaklaşımlar yaygın bir şekilde tercih edilmektedir.
Sinir Koruyucu Tekniğin Önemi ve Pelvik Pleksus
Retroperitoneal bölgenin diseksiyon zorluğu nedeniyle, sakropeksi sırasında pelvik pleksusta iatrojenik denervasyon (sinir hasarı) riski bulunmaktadır. Mesane, rektum ve cinsel fonksiyonlar üzerinde hayati öneme sahip olan parasempatik ve sempatik sinirlerin korunması, modern cerrahinin en önemli odak noktalarından biri haline gelmiştir. Çalışmalar, sinir koruyucu sakrokolpopeksi prosedürlerinde komplikasyon oranlarının anlamlı derecede düşük olduğunu göstermektedir.
Araştırma Metodolojisi ve Hasta Profili
Bu çalışma, Mart 2012 ile Mayıs 2017 tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde laparoskopik sinir koruyucu sakrokolpopeksi veya sakroservikopeksi uygulanan 115 hastanın verilerini kapsamaktadır. Çalışma, Başkent Üniversitesi Etik Kurulu'nun KA16/381 proje numaralı onayı ile gerçekleştirilmiştir.
Araştırma grubundaki hastaların demografik dağılımı ve uygulanan prosedürlere göre yaş ortalamaları şu şekildedir:
| Hasta Grubu | Ortalama Yaş |
|---|---|
| Tüm Çalışma Popülasyonu | 58 ± 11.3 |
| Geçirilmiş Histerektomi Grubu | 60.4 ± 8.2 |
| Servikosakrokolpopeksi Grubu | 41.4 ± 2.7 |
| Sakrokolpopeksi Grubu | 62.8 ± 7.3 |
Bulgular ve Klinik Başarı Oranları
Operasyonel süreçte 73 vakada eş zamanlı laparoskopik histerektomi ile sakrokolpopeksi uygulanırken, daha önce histerektomi öyküsü olan hastalarda doğrudan sakrokolpopeksi prosedürü yürütülmüştür. Sinir koruyucu sakropeksi tekniği, hem orta vadeli takipteki yüksek anatomik başarı hem de düşük intraoperatif ve postoperatif komplikasyon oranları ile POP cerrahisinde en uygun teknik olarak öne çıkmaktadır.
Literatürde laparoskopik sakrokolpopeksi sonrası anatomik başarı oranları %77 ile %91 arasında bildirilmektedir. Bu çalışmada elde edilen %90.4'lük orta vadeli anatomik başarı oranı, literatürdeki en üst sınır değerlerine yakınlığıyla dikkat çekmektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Laparoskopik sinir koruyucu sakrokolpopeksi, apikal prolapsuslu hastaların tedavisinde fonksiyonel sonuçları iyileştiren ve anatomik bütünlüğü yüksek başarıyla sağlayan bir yöntemdir. Özellikle pelvik sinirlerin korunması, operasyon sonrası mesane ve bağırsak fonksiyonlarının korunmasında kritik rol oynamaktadır. Bu teknik, minimal invaziv cerrahinin sunduğu avantajlarla birleştiğinde hastalar için güvenilir bir tedavi seçeneği sunmaktadır.




