An analysis of 635 consequetive laparoscopic hysterectomy patients in a tertiary referral hospital

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Laparoskopik Histerektomi: Minimal İnvaziv Cerrahide Güncel Yaklaşımlar
Laparoskopik histerektomi, dünya genelinde en sık uygulanan jinekolojik cerrahi prosedürlerden biridir. Günümüzde histerektomi operasyonları; abdominal, vajinal, laparoskopik, laparoskopi destekli vajinal ve robotik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Hızlı iyileşme süreci ve başarılı kozmetik sonuçları nedeniyle minimal invaziv yaklaşımlar, cerrahi tercihlerde öncelikli hale gelmiştir.
Histerektomi Yöntemlerinde Değişen Trendler ve Güvenilirlik
Benign (iyi huylu) jinekolojik endikasyonlar söz konusu olduğunda, total laparoskopik histerektomi oranlarının dünya genelinde artış gösterdiği gözlemlenmektedir. Birleşik Krallık'ta yapılan güncel bir çalışma, son 7 yıl içerisinde laparoskopik histerektomi oranının %16'dan %47'ye yükseldiğini, abdominal histerektomi oranının ise %73'ten %46'ya gerilediğini ortaya koymuştur.
Endometrium kanseri tedavisinde laparoskopik cerrahinin güvenilirliği, çok merkezli randomize çalışmalarla desteklenmiştir. Bu çalışmaların sonuçlarına göre:
- Laparoskopik ve açık cerrahi arasında genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım oranları benzerlik göstermektedir.
- FDA'nın morselasyon sonrası malign hastalığın evre atlama riskine dair bildirisinin ardından, minimal invaziv cerrahi oranlarında %5.8'lik hafif bir düşüş kaydedilmiştir.
- Japonya'da yapılan ulusal bir çalışma, laparoskopik histerektominin postoperatif komplikasyon oranını %2.3 olarak raporlamıştır.
Araştırmanın Amacı ve Metodolojisi
Bu retrospektif gözlemsel çalışmanın temel amacı, benign endikasyonlar ve endometrium kanseri nedeniyle uygulanan laparoskopik histerektomi vakalarının özelliklerini analiz etmektir. Çalışma kapsamında operasyon süresi, postoperatif komplikasyon oranları, kan transfüzyon ihtiyacı ve hastanede yatış süreleri; endikasyon türüne ve hastaların Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerlerine göre karşılaştırılmıştır.
Materyal ve Yöntem
Eylül 2012 ile Aralık 2017 tarihleri arasında opere edilen hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Tıbbi kayıtlardan hastaların yaşı, VKİ değerleri, tıbbi geçmişleri, operasyon endikasyonları, patoloji raporları ve hemoglobin değerleri titizlikle incelenmiştir. Çalışmada kullanılan Vücut Kitle İndeksi (BMI) sınıflandırması şu şekildedir:
| VKİ (BMI) Aralığı | Sınıflandırma |
|---|---|
| < 19 | Zayıf |
| 19 – 25 | Normal |
| 25 – 30 | Fazla Kilolu |
| ≥ 30 | Obez |
Operasyonların tamamı, alanında deneyimli 5 cerrah tarafından gerçekleştirilmiştir.
Klinik Bulgular ve İstatistiksel Sonuçlar
Kurumumuzun jinekolojik onkoloji departmanında Eylül 2012 - Aralık 2017 tarihleri arasında toplam 635 laparoskopik histerektomi prosedürü uygulanmıştır. Hastaların genel yaş ortalaması 52 ± 9.6 olarak belirlenmiştir.
Gruplar arası yaş ve BMI dağılımı şu şekildedir:
- Yaş Dağılımı: Benign grubunda ortalama yaş 50.7 iken, malign grubunda bu değer 58.3 olarak saptanmıştır (p:0.000).
- Vücut Kitle İndeksi: Verilerine ulaşılan 528 hastanın ortalama VKİ değeri 30.1 ± 6.5'tir.
- Grup Bazlı VKİ: Benign jinekolojik hastalık grubunda ortalama VKİ 29.3 iken, malign grubunda bu oran 32.8 olarak kaydedilmiştir.
Tartışma ve Değerlendirme
Minimal invaziv cerrahi teknikler, hem benign hem de malign jinekolojik operasyonlarda yaygın olarak tercih edilmektedir. Güncel literatür, laparoskopinin histerektomi için en çok tercih edilen cerrahi yol olduğunu doğrulamaktadır. Merkezimizde de özellikle benign endikasyonlarda laparoskopik yaklaşım lider cerrahi yöntem konumundadır.
Yapılan incelemeler sonucunda, yüksek VKİ değerine sahip hastalarda laparoskopik histerektomi sırasında operasyon süresi ve perioperatif komplikasyon oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, cerrahi planlamada hasta profilinin ve BMI değerlerinin kritik bir öneme sahip olduğunu göstermektedir.



