Vücuttaki kemik miktarının azalmasının fazla miktarda olmasına osteoporoz denir. Bazı yazarlar ise osteoporozu iskeletin yük taşıyan kısımlarında kırılmalara yol açabilecek kadar incelmesi ya da kemik kaybı olması olarak tanımlarlar. Bu yerler özellikle bel omurgaları ve femur kemiği boyun kısmıdır. Toplumda yaşlı insanlar arttıkça osteoporoz riski altındaki nüfus artacaktır. Menopozdan sonra kemik kaybı hızlanır. Ancak belirgin risk 80’li yaşlardan sonra ortaya çıkar.

Osteoporoz neden oluşur?

Osteoporozu oluşturan tek bir faktör yoktur. Birden çok faktör bulunur. Kemik dokusu yaşam boyunca yapım ve yıkım halinde bulunur. Yani kemik bir yandan yapılırken bir yandan da yıkılır. Genç yaşlarda yapım yıkımdan fazla iken ileri yaşlarda yıkım daha fazla olur ve kemik erimesi oluşur. İşte kemikte yıkımı artıran faktörler osteoporozun nedenlerini oluşturur.

Osteoporozun derecesi var mıdır?

Dünya Sağlık Örgütü kemik mineral densitometresi denen yöntemle kemik yoğunluğunun belirlenerek 20-35 yaş arası gençlerde ortalama değerleri bulmuştur. Bu değerler insanda kemik yoğunluğunun en yüksek değerleridir. 35-40 yaşlarından sonra yıkım daha fazla olur ve erime başlar. Genç yaşlara göre kıyaslama yapılarak standart sapmalar (normal ortalamadan uzaklaşma) hesaplanır. Eğer -1 SD ise bu normal kabul edilir. -1 ile -2,5 SD arası hafif erime ya da osteopeni, -2,5dan daha fazla uzaklaşmış ise osteoporoz denir. Hastada osteoporoz değerleri ve en az bir tane fizyolojik strese bağlı kırık olması durumundaşiddetli osteoporoz denir.

Osteoporozda risk faktörleri nelerdir?

* Yaş önemli risk faktörüdür. Her kadında 35’li yaşlardan sonra kemiklerinde erime başlar ve ömürleri boyunca devam eder. Menopozdan önceki yıllarda yıllık kayıp ortalama %1 iken menopoz sonrası tedavi olmayan hastalarda %5 e kadar yükselebilir.

* Genetik yapı diğer bir risk faktörüdür. Yapılan çalışmalar 30’lu yaşlardaki maximum kemik yoğunluğunun oluşmasında %80 genetik özelliklerin olduğunu göstermiştir. Ailelerinde özellikle annesinde düşmeye bağlı kalça kırığı olan kadınlar riskli olarak tanımlanırlar. Gebelik ve emzirmek osteoporoz riskini azaltır. Ancak çok nadir bir sendrom olan gebeliğe bağlı omurga kırığıerken doğum sonu dönemde görülen ve kesin nedeni bilinmeyen bir sendromdur. Günlük diyetle kalsiyum alımının azlığı riski artırır. Gelişme çağındaki çocuklar 1200-1400 mg/gün, doğurganlık çağında menopoza kadar 1000-1200 mg/gün ve menopozdan sonra 1500 mg/gün kalsiyum alımı önerilir.

* Kahve, çay, tuz, fosfat, kolalı (asitli içecekler), böbrekten kalsiyum atılımını arttırarak kemik erimesine neden olurlar.

* Sigara ve alkol pek çok nedenle kemik erimesine neden olur.

* Hareketsizlik, spor yapmamak, istemli veya istemsiz felçli olmak kemik erimesini artırır.

* Minyon yapılı olmak (58 kg↓) ya da vücut kütle endexi 19 kg/m2 den az olmak riski artırır.

* Erken menopoza girmek (kendiliğinden veya operasyon ile) özellikle 45 yaşından önce olduysa kemik erimesi riskini artırmaktadır. Geç adet görmeye başlamakta kemiklerin yoğunluğunun azalması ile beraberdir.

* Fazla proteinle beslenmek, vejeteryan diet, yaşam boyu kalsiyumu az almak osteporoza neden olan beslenme tipleridir.

* Bazı tıbbi hastalıklar ve ilaçlarda osteoporoz riskini artırırlar. Hipertiroidi, hiperparatiroidi (tiroid ve paratiroid bezlerinin fazla çalışması), erken yaşlarda başlayan diyabet, Cushing hastalığı, anoreksia nevroza (yememe hastalığı) osteoporoza neden olarak en başta gelen hastalıklardır.

Kortizon türü ilaçlar, heparin ve cumadin türü kan sulandırıcı ilaçlar, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları, menopoza sokan hormonal ilaçlar osteoporoz riskini artıran başlıca ilaçlardır.

Osteoporozun önlenmesi ve tedavisi

Osteoporozu nelerin arttırdığını bilip bu risk faktörlerinin azaltılması uzun dönemde riskleri belirgin ölçüde azaltır.

Osteoporozu önlemede sigara, alkol kullanılmaması, çay, kahve, tuz, fosfat alımının, asitli içeceklerin alımının azaltılması, yüksek oranda protein içeren dietlerden kaçınılması, günlük kalsiyum alımının artırılması, egzersizin (özellikle vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler) arttırılması yararlıdır.

Osteoporoz gelişmiş ise kırık risklerini azaltmak için tıbbi tedavileri diet ve egzersiz tedavileri vermek gerekir.

Osteoporotik ve kırık yaşamış hastalarda yeni kırıkları önlemek için yaşam koşulları gözden geçirilmeli, ev kazalarını önleyici tedbirler alınmalı ve yoğun ilaç tedavileri verilmelidir.


Ankara Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!