Doktorsitesi.com

Osteoporoz (Kemik Erimesi) nedir?

Prof. Dr. Mustafa  Şehsuvar Gökgöz
Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar Gökgöz
31 Ekim 2018143 görüntülenme
Randevu Al
Osteoporoz (Kemik Erimesi) nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Osteoporoz Nedir? Kemik Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Osteoporoz, vücudumuzdaki kemiklerin sertliklerinin azalıp kalitelerinin bozulması sonucunda daha zayıf ve kırılabilir hale gelmesiyle ortaya çıkan sistemik bir iskelet hastalığıdır. Ortalama yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte, günümüzde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Uzmanlar, bu sinsi ilerleyen hastalıktan korunmanın en etkili tedavi yöntemi olduğunu vurgulamaktadır.

İstatistiksel veriler, 50 yaş üzerindeki her 3 kadından birinin ve her 5 erkekten birinin hayatının bir döneminde osteoporoza bağlı kırık yaşayacağını göstermektedir. Bu durum, hastalığın sadece bireysel değil, toplumsal bir sağlık problemi olduğunu kanıtlamaktadır. Erken teşhis ve önleyici tedbirler, kemik kalitesini korumak adına hayati önem taşımaktadır.

Osteoporoz Neden Önemli Bir Sağlık Sorunudur?

Osteoporoz, dünya genelinde en sık görülen kemik hastalığı olarak kabul edilmektedir. Yaşlanan dünya nüfusuyla birlikte, osteoporoza bağlı kırıkların görülme sıklığı ciddi bir artış göstermiştir. Günümüzde bu hastalık, hem ekonomik hem de sosyal açıdan yönetilmesi gereken büyük bir problem haline gelmiştir.

Hastalığın ciddiyetini anlamak için aşağıdaki kritik veriler incelenmelidir:

  • Farkındalık Eksikliği: ABD’de osteoporozlu veya düşük kemik yoğunluğuna sahip hastaların yaklaşık yarısı durumunun farkında değildir.
  • Kırık İstatistikleri: Yalnızca ABD'de yılda 1.5 milyon kırık meydana gelmektedir (300 bin kalça, 700 bin omur, 250 bin el bileği).
  • Hayati Risk: Kalça kırığı yaşayan hastaların yaklaşık %20’si ilk bir yıl içinde hayatını kaybetmekte, %30’dan fazlası ise sakat kalmaktadır.
  • Gelecek Projeksiyonu: 1990’lı yıllarda 1.7 milyon olan dünya genelindeki kalça kırığı sayısının, 2050 yılında 6.3 milyona ulaşması beklenmektedir.

Osteoporoz Sadece Kadınlarda mı Görülür?

Genel kanının aksine osteoporoz sadece kadınları değil, erkekleri de etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Hastalığın bilinen en temel risk faktörü yaşlanmadır. Tıp dünyasındaki gelişmeler yaşam süresini uzatsa da, yaşla birlikte artan osteoporoz vakaları sağlık gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam etmektedir.

Günümüzde kalça kırıklarına bağlı ölümler; kalp hastalıkları ve kanser kaynaklı ölümlerden sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Bu durum, erkeklerin de kemik sağlığı konusunda en az kadınlar kadar dikkatli olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Erkekler ve Kadınlar İçin Tarama Takvimi

Uzmanlar, 65 yaşın üzerindeki tüm kadınların rutin osteoporoz taramasından geçmesini önermektedir. Genel olarak 45-50 yaş aralığında ilk kemik yoğunluğu ölçümünün yapılması tavsiye edilir. Ayrıca, risk faktörü taşıyan veya menopoz sonrası dönemde olup kırık hikayesi bulunan kadınlar daha erken yaşta taranmalıdır.

Erkeklerde ise tarama süreci için resmi bir protokol bulunmasa da güncel çalışmalar belirli kriterlere işaret etmektedir:

  1. 65 Yaş Üstü Erkekler: Erken dönemde kırık hikayesi olan erkeklerde rutin kemik mineral yoğunluğu testi yapılmalıdır.
  2. 80 Yaş Üstü Erkekler: Kırık hikayesi olup olmadığına bakılmaksızın tüm erkeklerin rutin teste alınması gereklidir.
  3. Düşük Verimlilik: Osteoporozun erkeklerde dolaylı tıbbi maliyetleri ve iş gücü kaybı yarattığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Kemik Kaybı Ne Zaman Başlar?

Kemikler, yapım ve yıkım faaliyetleriyle sürekli yenilenen canlı dokulardır. Kadınlarda bu süreç 30 yaşına kadar dengeli ilerlerken, bu yaştan itibaren denge yıkım lehine değişmeye başlar. Doruk kemik kütlesinin oluştuğu 30 yaşından sonra, kadınlarda yıllık %0.5 oranında geri dönüşümsüz kemik kaybı başlar.

Bu kayıp süreci özellikle menopoz dönemiyle birlikte hız kazanmaktadır. Menopoz sonrasında kaybedilen kemik dokusu miktarı, bireyin ileride kemik kırığı yaşayıp yaşamayacağını belirleyen en temel unsurdur.

Osteoporozun En Çok Etkilediği Bölgeler

Osteoporoz tüm iskelet sistemini etkilese de, özellikle vücudun yükünü taşıyan bölgelerde daha yıkıcı sonuçlar doğurur. Hastalığın vücuttaki dağılımı ve etkileri şu şekildedir:

Etkilenen BölgeGörülme Sıklığı (%)Sonuçlar
Omurlar%47Boy kısalması, çökme kırıkları
Kalça%20Ölümcül olabilen ağır kırıklar
El Bileği%13Düşme sonrası fonksiyon kaybı
Diğer Kemikler%20Çeşitli iskelet hasarları

Osteoporozun Sosyal ve Fiziksel Sonuçları

Osteoporozun en ciddi sonucu, kırıklar ve buna bağlı gelişen kalıcı sakatlıklardır. 50 yaşın üzerindeki bireylerde kalça, omur ve el bileği kırılma riski kadınlarda %40, erkeklerde ise %13 seviyesindedir. Bu veriler, her 10 hastadan 4'ünün ciddi bir kırık riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

Özellikle ileri yaşlarda omurlardaki çökme kırıkları boy kısalmasına neden olurken, kalça kırıkları yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmektedir. Kırık sonrası gelişen komplikasyonlar ve sosyal izolasyon, hastalığın maliyetini ve bireysel yükünü artıran en önemli faktörler arasındadır.

Etiketler

Osteoporoz risk faktörleriOsteoporoz belirtileriOsteoporoz tanıOsteoporoz tedavisiOsteoporozKemik erimesiosteoporoz neden önemlidir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa  Şehsuvar Gökgöz

Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar Gökgöz

Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar GÖKGÖZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1988 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1988 - 1994 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

1994 - 2003 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ''Öğretim Görevlisi, Yardımcı Doçent Doktor ve Doçent Doktor'' unvanları ile görev almış olan Prof. Dr. Mustafa Şehsuvat GÖKGÖZ, 2003 - 2005 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Doçent Doktor ve Profesör Doktor unvanları ile hasta kabulü yapmıştır.

1996 yılında Cambridge Üniversitesi Addenbrooke’s Hastanesinde Plastik Cerrahi Fellow, 1997 yılında Philadelphia Thomas Jefferson Üniversitesi’nde Kolon ve Rektum Cerrahisi Bölümünde Visiting Fellow, 2000 yılında Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrin Cerrahi Bölümünde Research Fellow, 2006 yılında Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkolojik Cerrahi Meme Ünitesi Visiting Proffesor, olarak eğitimlerini tamamlamış olan Prof. Dr. Mustafa Şehsuvar GÖKGÖZ, mesleki çalışmalarına Bursa'da bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.