Doktorsitesi.com

OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) HAKKINDA

Op. Dr. Şahap İnmez
Op. Dr. Şahap İnmez
18 Nisan 2018178 görüntülenme
Randevu Al
OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) HAKKINDA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Menopoz ve Kemik Sağlığı Arasındaki İlişki

Menopoz, kadın hayatında hem ruhsal hem de fiziksel açıdan önemli değişimlerin yaşandığı kritik bir dönemdir. Bu sürecin temelinde, yumurtalıklardan salgılanan östrojen hormonunun azalması yer almaktadır. Östrojen seviyesindeki bu düşüş, vücut genelinde pek çok sistemi etkilediği gibi özellikle kemik dokusunun kalitesini de doğrudan tehdit etmektedir.

Menopoz dönemine giren kadınlar, yaşamlarının geri kalan kısmında osteoporoza bağlı kemik kırığı riskiyle %50 oranında karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle belirli risk faktörlerini taşıyan bireylerde, kemik dokusu kısa sürede kalitesini kaybedebilmektedir. Günümüzde insan ömrünün uzamasıyla birlikte osteoporoz, ülkemizde de ciddi bir sağlık sorunu haline gelmiştir.

Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemiğin mineral içeriğinin azalması sonucu dayanıklılığının zayıflaması ve kalitesinin düşmesidir. Vücudumuzda iki temel kemik yapısı bulunmaktadır:

  • Kortikal Kemik: Tüm vücut kemiklerinin %80'ini oluşturur.
  • Trabeküler Kemik: Arı peteği yapısında, yüzey alanı geniş bir dokudur.

Trabeküler kemik, özellikle omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında bulunur. Bu dokunun yapım-yıkım hızı, kortikal kemiğe oranla 4 ila 8 kat daha hızlıdır. Bu yüksek hız, trabeküler kemikleri osteoporoza bağlı kırılmalara karşı çok daha hassas hale getirmektedir.

Menopoz Döneminde Kemik Kaybı Süreci

Kadınlarda 40 yaşına kadar kemik yapım ve yıkım süreci dengeli bir şekilde ilerler. Ancak bu yaştan itibaren yıllık %0.5 oranında geri dönüşümsüz bir kemik kaybı başlar. Menopozla birlikte bu süreç ivme kazanır; menopozdaki bir kadın her yıl trabeküler kemiklerinin %5'ini, toplam kemik dokusunun ise %1-1.5'ini kaybeder.

Bu hızlı kayıp dönemi yaklaşık 10-15 yıl sürer ve ardından yavaşlar. Bu süreçte kaybedilen miktar, ileride kırık yaşanıp yaşanmayacağını belirleyen en temel unsurdur. Öyle ki, bu aşamaya kadar trabeküler kemiğin %50'si, kortikal kemiğin ise %30'u kaybedilmiş olabilir.

Osteoporoz En Çok Hangi Kemikleri Etkiler?

Osteoporoz, öncelikle vücudun yükünü taşıyan ve trabeküler yapıda olan bölgeleri hedef alır. Hastalığın vücuttaki dağılım oranları şu şekildedir:

BölgeGörülme Sıklığı (% )
Omurlar (Omurga)%47
Kalça (Uyluk kemiği başı)%20
Bilekler%13
Diğer Kemikler%20

Bu durumun sonucu olarak, ileri yaşlarda omurlardaki çökme kırıklarına bağlı 15-20 cm'ye varan boy kısalmaları görülebilir. Ayrıca hafif düşmelerde veya kendiliğinden gelişen, hayatı tehdit eden kalça kırıkları meydana gelebilmektedir.

Osteoporoz Risk Faktörleri Nelerdir?

Osteoporoz riski yaşla birlikte artmakla beraber, kadınlarda erkeklere oranla daha sık gözlemlenir. Başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Genetik Yatkınlık: Ailede kemik kırığı veya boy kısalması öyküsü bulunması.
  • Erken Menopoz: 45 yaşından önce doğal yollarla veya cerrahi müdahale ile menopoza girilmesi.
  • Hormonal Düzensizlikler: Uzun süreli adet görememe veya hipertiroidi gibi hastalıklar.
  • Beslenme ve Yaşam Tarzı: Kalsiyumdan fakir beslenme, hareketsiz yaşam, sigara ve aşırı alkol kullanımı.
  • İlaç Kullanımı: Kortizon ve benzeri ilaçların uzun süreli kullanımı.
  • Fiziksel Yapı: İnce kemik yapısına sahip olmak.

İstatistiklere göre, 70 yaş üzeri kadınların %21'inde radyolojik olarak kırık belirtileri izlenirken, 90 yaşındaki bir kadının kalça kırığı geçirme olasılığı %20'dir. Bu kırıkların %15'i ilk üç ayda ölümle sonuçlanabilmekte, %50'si ise sakatlığa yol açmaktadır.

Osteoporoz Tanısı: DEXA ve T-Skoru

Klasik röntgen filmleriyle osteoporoz tanısı koymak yanıltıcı olabilir. Günümüzde en güvenilir yöntem DEXA (kemik yoğunluğu ölçümü) ve kemik tomografisidir. Bu yöntemlerle uyluk başı, omurlar ve kol kemikleri hassas bir şekilde incelenir.

T-Skoru Değerlendirme Tablosu:

T-Skoru DeğeriTanı
-1'den yüksekNormal
-1.5 ile -2.5 arasıOsteopeni (Kemik İncelmesi)
-2.5'tan düşükOsteoporoz (Kemik Erimesi)

Hiçbir şikayeti olmasa dahi, her kadının menopoza girdiğinde bir kez, sonrasında ise ikişer yıllık aralıklarla kemik ölçümü yaptırması önerilmektedir.

Kemik Erimesi Tedavi Yöntemleri

Kaybedilen kemik dokusunu tamamen geri getirmek zor olsa da, mevcut süreç çeşitli tedavilerle büyük oranda durdurulabilir ve kırık riski azaltılabilir.

1. Östrojen ve Progesteron Tedavisi

Östrojen tedavisinin süreci yavaşlattığı kanıtlanmıştır. En az 5 yıllık kullanımda; kol ve kalça kırıklarında %50-60, kalsiyum desteğiyle birlikte omurga kırıklarında %80 oranında azalma sağlanabilir. Tedavi bırakıldığında kayıp eski hızıyla devam eder.

2. Kalsiyum Desteği

Yaşla birlikte azalan kalsiyum emilimi, menopoz sonrası daha kritik hale gelir. Östrojen tedavisine ek olarak, gıdalar veya takviyelerle günlük 1000 mg kalsiyum alımı hedeflenmelidir.

3. Alendronat ve Kalsitonin

Östrojen tedavisinin uygun olmadığı durumlarda veya kombine tedavilerde etkinliği kanıtlanmış ilaç seçenekleridir.

4. Aktif Vitamin D3

Özellikle kalsiyum emilimini artırdığı için 60 yaş üzeri hastalarda kemik erimesi tedavisinde hayati bir öneme sahiptir.

5. Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Haftada 3 kez, günde en az 30 dakika yapılan hafif sporlar, kemik mineral miktarını iyileştirir. Sigara ve alkolün bırakılması, kalsiyum odaklı dengeli bir diyet uygulanması şarttır.

6. Tiroid Kontrolü

Hipotiroidi (tiroid eksikliği) kemik erimesine yol açabileceği için bu durum araştırılmalı; gerekirse tiroid hormon ilaçları veya uygun beslenme programları uygulanmalıdır.

Etiketler

Osteoporoz risk faktörleriOsteoporoz nedirOsteoporozKemik erimesiOsteoporoz hastalığı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Şahap İnmez

Op. Dr. Şahap İnmez

Op. Dr. Şahap İNMEZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise aynı fakülte'de yaparak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.