Daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkan ve hayatı olumsuz anlamda etkileyen omurga kırıkları şiddetli bel, göbek veya kalça ağrısıyla kendini belli ediyor. Korse ve cerrahi tedavi yöntemlerinin yanında halk arasında çimento olarak tanımlanan dolgu yöntemiyle omurga kırıkları kısa sürede düzeltilebiliyor.

Küçük kazalar bile omurganızı kırabilir

Omurgada yaşanan kırıklar her yaşta görülebilmekle birlikte kadınlarda menopoz dönemi sonrası erkeklerde ise 65 yaştan sonra daha fazla ortaya çıkmaktadır. Vücuttaki kalsiyum dengesini bozan bazı metabolik hastalıklar da omurga kemiğinin direncinin azılmasına yol açarak kırık yaşanmasına neden olabilmektedir. Altında yatan birçok neden olmakla birlikte omurga kırıklarının asıl nedeni travmalardır. Omurganın ağır yüke maruz kaldığı şiddetli travmaların yanında özellikle kalsiyum dengesinin bozulduğu durumlarda; düşme, lavaboda eğilerek yüz yıkama, koltuk itme, poşet taşımak veya otomobil tekerinin çukura girmesiyle yaşanan küçük bir sarsıntı bile omurgada kırık oluşturabilmektedir.

Fıtık ağrısıyla karıştırmayın

Omurga kırıkları, daha fazla yüke fazla maruz kalan bel bölgesinde sıklıkla yaşanmaktadır. Fıtıklarda görülen vücudun sağ ve sol tarafına yayılan ağrılardan farklı olarak kırılan kemiğin bulunduğu bölgeye göre ağrılar oluşmaktadır. Kalça, göbeğe yayılan ağrılarla birlikte şiddetli bıçak batmasını andıran bel ağrısı omurga kırıklarının ortak belirtisidir.

Kemik yoğunluğu ölçümünü ihmal etmeyin

Omurga kemiklerinde yaşanan kırıklar, kol veya bacak kemiklerinden farklı olarak çökme şeklinde olmaktadır. Dışardan bakarak fark edilmeyen bu kırıklar MR gibi radyolojik tetkiklerle kolaylıkla belirlenebilmektedir. Genç yaşlarda çökme tarzı kırıklar iyileşebilse de ileri yaşlarda çökmeler kaynamayarak ilerleyebilmektedir. Müdahale edilmeyen kırıklar hastayı sosyal yaşamdan uzaklaştırırken tedavi seçeneklerini de kısıtlamaktadır. Kırıklar yaşanmadan önce kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmak alınması gereken önlemlerin başında gelmektedir.

1 günde sosyal yaşamınıza dönebilirsiniz

Omurga kemiğindeki çökme belli bir mesafeyi aşmadıysa istirahat ve korse tedavisi uygulanabilmektedir. Ancak aylar süren bu tedavi hastayı hareketsizliğe iterek sosyal yaşamdan neredeyse tamamen koparmaktadır. Tamamen parçalanmamış kırıklarda halk arasında çimento olarak tanımlanan dolgu tedavileri olumlu sonuçlar vermektedir. Ameliyathane şartlarında ve lokal anestezi altında gerçekleştirilen dolgu uygulamasında polimetil metal metakrilat maddesi kırılan kemiğe enjekte edilmektedir. 20-25 dakika süren işlem sonrasında 1 gün istirahat ettirilen hasta hiçbir sorun yaşamadan normal yaşantısına devam edebilmektedir. Omurilik ve büyük damarların bulunduğu bölgede gerçekleştirilen uygulamanın uzman ellerde yapılması hayati önem taşımaktadır.

Betondan daha sert

Birden fazla omurga kırığında rahatça kullanabilen dolgu uygulamasında kemiği enjekte edilen madde yaklaşık 10 dakika içinde betondan daha sert bir hale gelmektedir. Kırıkların sinirlere baskı yapıp yapmadığı cerrahi ya da dolgu tedavisinde belirleyicidir.

Sinirlere baskı yapan kırıklarda

Tamamen parçalanmış omurga kırıklarında

Omurga kanalı içini işgal eden kırıklarda

Yan yana birden fazla omurga kırıklarında

Tümör nedeniyle yaşanan omurga kırıklarında dolgu tedavisi yerine cerrahi seçenek değerlendirilmelidir.

Büyük bir çoğunluğu kemik erimesi sorunu yaşayan bu hastalarda vidalama yöntemi sağlam olan kemiklerde sorun yaşanmasına neden olabileceği için tercih edilmemelidir.

Dolgu tedavisinin avantajları;

Yapılan dolguda ileride sorun yaşanma ihtimali yok denecek kadar azdır.

Kısa süren işlemde hastalar entübe edilmemektedir.

Uyutulmadan yapılan işlemde kesi bulunmamaktadır.

İyileşme süresi çok kısadır.

Ameliyata uygun olmayan yaşlı yatan hastalarda kısa sürede olumlu sonuçlar vermektedir.

.


İstanbul Beyin Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!