Doktorsitesi.com

Omurga Kanal Daralması

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan
Prof. Dr. Mehmet Aydoğan
11 Nisan 2016233 görüntülenme
Randevu Al
  • Spinal stenoz, omurga kanalının doğuştan veya yaşlanmaya bağlı olarak daralması sonucu sinirlere baskı yapmasıyla oluşan bir durumdur.
  • En belirgin semptomu yürümekle artıp öne eğilmekle azalan ağrılar olup, ileri evrelerde idrar problemleri ve güç kaybı cerrahi müdahale gerektirebilir.
  • Tedavide ilaç ve enjeksiyon gibi yöntemler yetersiz kaldığında, kanalın cerrahi yöntemlerle genişletilmesi ve hastanın ideal kilosuna ulaşması iyileşme süreci için kritiktir.
Omurga Kanal Daralması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Spinal Stenoz (Omurga Kanal Daralması) Nedir?

Spinal stenoz, spinal kanalın sagittal çapının, lateral reseslerin ve sinir kökü kanallarının (foramen) belirli ölçülerde daralması durumudur. Bu daralma spinal kanalın bütününde görülebileceği gibi, sadece bir veya iki omur (vertebra) seviyesinde de gerçekleşebilir. Omurga kanal daralması doğumsal olabildiği gibi, yaşlanma ve travma gibi faktörlere bağlı olarak sonradan da gelişebilir.

Spinal Kanal Ölçümleri ve Tanı Kriterleri

Lomber (bel) bölgesinde spinal kanalın normal sagittal çapı 15-25 mm arasındadır. Spinal stenozda temel patoloji, kanal çapının yetersizliğidir. Tanı aşamasında şu ölçümler kritik öneme sahiptir:

DurumSagittal Çap Ölçüsü
Mutlak Stenoz10 mm'den az
Göreceli Stenoz10 - 13 mm arası

Lateral reses bölgesinde ise omur gövdesinin arka yüzü ile superior artikuler faset arasındaki mesafe 3-4 mm'den az olmamalıdır. Bu mesafenin 3 mm'den az olması lateral reses stenozu şüphesini doğururken, 2 mm'den az olması kesin tanı koydurucudur.

Spinal Stenoz Belirtileri ve Risk Faktörleri

Yaşlanma, travma, bağların (ligaman) kalınlaşması ve eklem değişiklikleri gibi yapısal bozulmalar nöral elemanlara baskı yapmadığı sürece hastalık asemptomatik (belirtisiz) kalabilir. Hastalık genellikle 50 yaşından sonra klinik bulgu vermeye başlar ve erkeklerde kadınlara oranla daha yaygın görülür.

En sık etkilenen bölgeler ve yaygın semptomlar şunlardır:

  • Sık Etkilenen Seviyeler: L3, L4 ve L5 omurları.
  • Ağrı Karakteri: Sinsi seyreden sırt, kalça, bacak ve baldır ağrısı.
  • Nörojenik Kladikasyo: Yürümek ve ayakta durmakla tetiklenen, öne eğilmekle veya oturmakla azalan özel bir ağrı tablosudur.
  • İleri Evre Belirtileri: Dinlenme halindeyken geçmeyen ağrılar, kalıcı uyuşukluk ve işeme problemleri.

Önemli Not: Acil idrara çıkma veya sık idrar yapma gibi şikayetler, cerrahi müdahale için kritik bir işaret kabul edilir.

Ayırıcı Tanı: Bel Fıtığı ve Damar Hastalıklarından Farkı

Spinal stenozun doğru teşhis edilmesi için benzer belirtiler gösteren diğer rahatsızlıklardan ayırt edilmesi gerekir.

  1. Bel Fıtığı (Disk Herniasyonu): Genellikle daha genç yaşlarda görülür, ağrı anidir ve oturmakla artar.
  2. Vasküler Kladikasyo (Damar Yetmezliği): Ağrı durup dinlenmekle geçer. Ayırıcı tanıda bisiklet testi ve periferik nabız muayenesi kullanılır.
  3. Periferal Nöropati: Duyu kayıpları ile karışabilir; ayırıcı tanıda EMG testi faydalıdır.

Tanı Yöntemleri

Teşhis sürecinde 4 yönlü lumbosakral grafi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve MR kullanılır. Hastaların %80'inde elektrofizyolojik değişiklikler saptanmaktadır.

Spinal Stenoz Tedavi Seçenekleri

Cerrahi Dışı Tedaviler

  • İlaç Tedavisi: Nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar ağrıyı azaltmada en sık başvurulan yöntemdir.
  • Epidural Steroid Enjeksiyonu: Cerrahiye uygun olmayan veya operasyonu geciktirilmesi gereken hastalarda denenebilir.
  • Fizik Tedavi: Ciddi stenoz vakalarında fizik tedavi etkisiz kalabilir, hatta bazen zararlı olabilir.

Cerrahi Müdahale ve Teknikler

İlaç tedavisinden fayda görmeyen, yürüme mesafesi kısalan veya nörolojik kayıpları (idrar kaçırma, güç kaybı) olan hastalarda cerrahi dekompresyon temel prensiptir.

  • Santral Kanal Dekompresyonu: Spinoz prosesler ve laminaların eksizyonu ile kanal genişletilir.
  • Lateral Reses Dekompresyonu: Sadece etkilenen tarafın dokuları temizlenerek sinir rahatlatılır.
  • Mikrocerrahi: İnstabilite riskini azaltmak için tercih edilen modern bir yöntemdir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Operasyon sonrası hastaların hastanede kalış süresi genellikle 1-3 gündür. İyileşme sürecini optimize etmek için şu takvime uyulması önerilir:

  • İlk 1 Hafta: Evde tam istirahat.
  • 1 - 20 Gün Arası: Ev dışı kısa yürüyüşler.
  • 20. Günden Sonra: Normal hayata dönüş.

Kritik Uyarı: Ameliyat başarısını en üst düzeye çıkarmak için hastanın ideal kilosuna dönmesi büyük önem taşımaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan

Prof. Dr. Mehmet Aydoğan

Doç. Dr. Mehmet AYDOĞAN, 1 Eylül 1972 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini bitirdikten sonra 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp fakültesinde tıp eğitimine başlamıştır. 1996 yılında eğitimini tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. 2000 yılında Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Asistan Doktor olarak görev yapmaya başlamıştır. 2004 yılında ise ihtisasını tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.