Doktorsitesi.com

Okul Fobisini Etkileyen Faktörler!

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın
31 Mart 2016134 görüntülenme
Randevu Al
Okul Fobisini Etkileyen Faktörler!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Okul Fobisi ve Ayrılık Anksiyetesi Arasındaki İlişki

Okula gitmeyi reddetme durumu, her zaman tek bir nedene bağlı değildir; bazen ciddi bir ayrılık anksiyetesi neticesinde oluşabilir. Öte yandan, klinik olarak belirgin bir anksiyete veya depresyon kanıtı olmaksızın da okul fobisi gelişebilmektedir. Bu iki durumun ayrımını yapmak, çocuğun psikolojik sağlığını anlamak açısından büyük önem taşır.

Okul Fobisini Etkileyen Temel Faktörler

Okul fobisinin gelişiminde çevresel ve ailevi pek çok unsur rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalar doğrultusunda, bu süreci etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

  • Bebeklik döneminde geceleri bebek bakıcısı kullanımı,
  • Çocuk eve geldiğinde annenin evde bulunmaması,
  • Evdeki sorumluluklara ve vazifelere babanın katılım sağlamaması,
  • Çocuğun evle ilgili görevlerde yer almaması,
  • Erken çocukluk evresinde arkadaş yokluğu,
  • Ailenin komşularıyla çok nadir temas kurması.

Okul Devamsızlığı ve Ailesel Özellikler

Obondo (1990) tarafından yapılan çalışmada, okul devamsızlığı ile doğrudan ilişkili olan aile karakteristikleri belirlenmiştir. Bu çalışmaya göre; anne-babada nörotizm (neuroticism), evlilik çatışmaları, uygun olmayan aile içi ilişkiler, çocuktan beklenen yüksek akademik performans ve yoksulluk, okul reddini tetikleyen unsurlar arasındadır.

Ebeveyn Tutumlarının Okul Fobisine Etkisi

Okul fobisi genellikle karşılıklı bağımlılığın olduğu, patolojik anne-çocuk ilişkisi zemininde gelişir. Bu tabloda sıklıkla aşırı koruyucu anneler ve duygusal olarak uzak duran babalar görülür. Bazı durumlarda ise ebeveynler çocuklarına aşırı düşkündür ve onlardan ayrılmayı kendileri göze alamazlar.

Ebeveynlerin kendi nörotik yapıları ve güvensizlikleri, çocuğun başına kötü bir şey geleceği korkusunu tetikleyerek çocuğu evde tutmaya çalışmalarına neden olabilir. Bu durumda çocuk, evden uzaklaştığında ebeveynine veya kendisine zarar geleceği endişesiyle panik yaşar ve evde kalmakta ısrar eder.

Genetik ve Fonksiyonel Bulgular

Berstein (1988), ciddi okul fobisi olan çocukların birinci derece akrabalarında depresyon ve anksiyete bozukluğu oranlarının daha yüksek olduğunu saptamıştır. Aile değerlendirme ölçekleri; bu ailelerin iletişim, rol performansı, duygusal ifade ve kontrol gibi temel fonksiyonlarında bozukluklar olduğunu ortaya koymaktadır.

Ayırıcı Tanı: Ayrılık Anksiyetesi ve Diğer Bozukluklar

Ayrılık anksiyetesi, Yaygın Gelişimsel Bozukluklar, Şizofreni veya diğer Psikotik bozuklukların bir parçası olarak ortaya çıkabilir. Eğer belirtiler bu bozuklukların seyri sırasında gelişirse, ayrıca bir ayrılık anksiyetesi tanısı konulmaz. Tanı sürecinde dikkat edilmesi gereken diğer ayırıcı unsurlar şunlardır:

Bozukluk TürüAyrılık Anksiyetesi ile Farkı
Yaygın Anksiyete BozukluğuKaygı sadece evden veya bağlanılan kişiden ayrılma odaklıdır.
Panik BozukluğuAnksiyete, panik atağın getirdiği güçsüzlükten ziyade ayrılık temalıdır.
Davranım BozukluğuOkuldan kaçma görülür ancak çocuk eve dönmek yerine evden uzaklaşır.
Sosyal FobiErgenlikte okul reddinin nedeni ayrılık değil, sosyal kaygılardır.

Klinik Değerlendirmede Dikkat Edilmesi Gerekenler

Psikotik bozukluklardaki halüsinasyonların aksine, ayrılık anksiyetesinde yaşanan algısal değişimler gerçek bir uyaranın yanlış yorumlanmasına dayanır. Bu durum genellikle gece vakti gibi belirli koşullarda oluşur ve bağlanılan kişi geri geldiğinde kaybolur. Klinik değerlendirmede, çocuğun normal gelişimsel ayrılık korkusu ile patolojik anksiyete bozukluğu arasındaki fark, klinik olarak belirgin olan anksiyete düzeyiyle ayırt edilmelidir.

Etiketler

Yaygın gelişimsel bozukluklarOkul fobisini etkileyen faktörlerAyrılma anksiyetesiYetişkinlerde ayrılma anksiyetesi bozukluğuPsikotik bozukluklar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

Klinik Psikolog Mehmet Emin Kızgın

1968 yılının baharında köy evinde  dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Tutak Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nda okudum. 8 yıllık eğitimimden sonra okul birincisi olarak girdiğim Devlet Parasız Yatılı okul sınavları sonucunda Diyarbakır Çevre Sağlığı Meslek Lisesini kazandım.1987 yılında mezuniyetimin ardından Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünde Çevre Sağlık Teknisyeni olarak devlet memurluğu görevime başladım.1988 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimde Psikolojik Hizmetler (Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ) bölümünü kazanarak 1992 yılında mezun oldum. Aynı süreçte Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Tuzluçayır Sağlık Ocağı’nda da devlet memurluğu görevimi sürdürdüm.
1994 yılında ikinci defa girdiğim üniversite sınavı sonucunda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümünü kazandım. Eğitim sürecimde Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık  memurluğu görevimi sürdürdüm.
2003 yılında Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne psikolog olarak atandım ve 17 yıl aynı hastanede olmak üzere toplamda 32 yıl devlette görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.