Doktorsitesi.com

ÖĞRETMENLERE PSİKOLOJİ EĞİTİMİ ŞART!

Pedagog Adalet Ömeroğlu
Pedagog Adalet Ömeroğlu
27 Aralık 201998 görüntülenme
Randevu Al
ÖĞRETMENLERE PSİKOLOJİ EĞİTİMİ ŞART!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ev Ödevlerinde Sorumluluk Paylaşımı ve Temel İlkeler

Ev ödevleri, esasen öğretmen ve öğrenci sorumluluğunda yürütülmesi gereken akademik faaliyetlerdir. Mevcut eğitim sisteminde ödevlerin aile yaptırımı veya ebeveyn eşliği ile tamamlanması beklentisi, sürecin doğasına aykırıdır. Standart eğitim modelinin en çok eleştirilen yönlerinden biri olan niteliksiz ve abartılı ev ödevleri, amacından saparak öğrenme sürecine zarar veren bir boyuta ulaşmıştır. Sınıf ortamında gerçekleşmesi gereken öğrenme ve test etme süreçlerinin ödevlere devredilmesi, öğrenim maliyetini gereksiz yere değersizleştirmektedir.

Pasif Öğrenme ve Test Odaklı Ödevlerin Olumsuz Etkileri

Öğrenmeyi öğrenmenin doğasına ters düşen geleneksel ödev yöntemleri, öğrencilerin yeni bilgilere karşı olan ilgisini köreltmektedir. Pasif öğrenme dayatmasının bir sonucu olan ve genellikle test içerikli pratiklerden oluşan ödevler, öğrencinin gerçek potansiyeli hakkında yeterli veri sunmamaktadır.

Özellikle test tasarımlı ödevler, bilginin ne kadar işlendiği veya kalıcılığı konusunda sağlıklı bir ölçüm yapılmasına imkan tanımaz. Ürünü yalnızca ezbere öğrenme çıktısına dayanan bu tarz yöntemlerle güvenilir bir değerlendirme yapmak neredeyse imkansızdır. Bu durum, öğrenmenin doğal akışına aykırı bir yapı oluşturmaktadır.

Ev Ödevlerinde Ailenin Rolü ve Sınırları

Ev ödevleri, genellikle gün içinde kavranamayan konuların evde ebeveyn iştirakıyla çözülmeye çalışıldığı birer kaygı unsuru haline gelmiştir. Ancak öğrenme, tasarlanmış zaman dilimlerinde ve bir uzman (öğretmen) rehberliğinde gerçekleştirilmelidir. Öğretmen, bu sürecin tek yöneticisi ve değerlendirme yetkisine sahip otoritesidir.

Sürece ailenin dahil edilmesi, sorumluluk alanlarını karıştırarak yanlış ölçümlere yol açabilmektedir. Gün boyu okulda olan öğrenci, evde niteliği belirsiz ödevler nedeniyle aile çatışmasına maruz kalmaktadır. Bu noktada tarafların rolleri şu şekilde ayrışmalıdır:

Rol SahibiSorumluluk Alanı
ÖğretmenSürecin yöneticisi, rehberi ve tek değerlendirme otoritesidir.
ÖğrenciÖdev sorumluluğunu kendi başına üstlenen taraftır.
EbeveynSürecin katılımcısı değil, yalnızca gözlemcisi olmalıdır.

Öğrencilerin Ödev Yapmaktan Kaçınma Nedenleri

Öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun ödevden kaçınmasının temelinde, okulda maruz kaldıkları bilgi bombardımanı yatmaktadır. Henüz tam olarak öğrenilememiş veya pratik yapma becerisi kazanılmamış konuların, dinlenme vaktinde tek başına çözülmesinin beklenmesi direnç oluşturur.

Öğrencilerin ödevden uzaklaşma nedenleri şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Sınıf içi eksikliklerin evde "şişirilmiş öğrenmelerle" giderilmeye çalışılması.
  • Öğrenme hızındaki bireysel farklılıkların göz ardı edilmesi.
  • Her ders alanında verilen sayıca abartılı ödevler.
  • Okul sonrası kişisel zamanın ve aile vaktinin işgal edilmesi.

Sonuç: Öğrenme Süreci ve Ödev İlişkisi

Hangi yaş grubunda olursa olsun, bilgi zihinde tam olarak yerleşmediği ve işlevsel basamaklar tamamlanmadığı sürece ödev yapmak istenmedik bir eyleme dönüşür. Ödevini yapmak istemeyen öğrenciler, aslında öğrenme sürecini henüz tamamlayamamış bireyler olarak değerlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki; her öğrencinin anlama hızı farklıdır ve her ödevin aynı sürede, tam öğrenilmiş şekilde tamamlanması her zaman mümkün değildir.

Etiketler

PsikolojiEğitimPsikolojik danışmaneğitim psikolojisieğitimci psikolojisi

Yazar Hakkında

Pedagog Adalet Ömeroğlu

Pedagog Adalet Ömeroğlu

Pedagog Adalet Ömeroğlu, Erzurum'da doğmuştur. Atatürk Üniversitesi Kazım Eğitim Fakültesi Almanca Öğretmenliğinden 2003 yılında mezun olmuştur.Aynı bölümde Yüksek Lisans Eğitimini tamamlamıştır.Halen aynı Üniversitenin sosyoloji bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.