Doktorsitesi.com

Obsesif-kompulsif inançlar

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu
16 Temmuz 2015405 görüntülenme
Randevu Al
Obsesif-kompulsif inançlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompulsif İnançlar ve Bilişsel Süreçler

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), sadece klinik bir tanı olmanın ötesinde, bireylerin dünya algısını şekillendiren derin bir düşünce yapısını temsil eder. Birçok kişide tam bir OKB veya Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu tanısı bulunmasa dahi, bu spektrumdaki düşünce kalıplarına sıkça rastlanmaktadır. Çocukluk çağında temelleri atılan bu yapılar; kişilik, karakter ve mizaç gelişimiyle doğrudan ilişkilidir.

Zihnimizde öğrenme süreçleri yoluyla edindiğimiz düşünme biçimi biliş (kognisyon) olarak tanımlanırken, 1980'lerden itibaren literatüre giren metakognisyon (üstbiliş) kavramı bu süreçlerin değerlendirilmesini ifade eder. Metakognisyon; düşünme süreçlerinin ve inançlarının izlenmesi, düzenlenmesi ve analiz edilmesidir. Günümüzde OKB tedavisinde bu temele dayanan metakognitif terapi yöntemleri başarıyla uygulanmaktadır.

OKB’de 6 Temel İnanç Alanı (OCCWG)

1997 yılında kurulan Obsesif Kompulsif Kognisyonları Çalışma Grubu (OCCWG), obsesyon ve kompulsiyonlarla ilişkili inançları tanımlamak amacıyla 6 ana alan belirlemiştir. Bu inançlar yalnızca OKB’de değil; yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk ve sosyal fobi gibi rahatsızlıklarda da gözlemlenmektedir.

İşte obsesif kompulsif düşünce yapısını oluşturan o temel inançlar:

1. Düşünce-Eylem Kaynaşması

Kişinin zihninden geçen kötü bir düşüncenin, gerçek dünyada kötü bir sonuca yol açacağına dair duyduğu inançtır. Toplumdaki "hayra yormak" deyimi bu durumun bir yansımasıdır. Örneğin, trafikte kaza yapacağını düşünen birinin, bu düşüncenin kazayı tetikleyeceğine inanarak düşünceyi durdurmaya çalışması veya trafiğe çıkmaktan kaçınması bu duruma örnektir. Ayrıca, ahlaki kurallara aykırı bir düşünceye sahip olmayı, o eylemi gerçekleştirmekle eş değer tutmak da bu kapsamdadır.

2. Abartılmış Sorumluluk

Bireyin, olumsuz sonuçları önleme veya bunlara neden olma gücüne sahip olduğuna dair hissettiği aşırı yükümlülük duygusudur. Kişi, kontrolü dışındaki değişkenlerden bile kendini sorumlu tutar. Bu durum, olumsuzlukları engellemek için sürekli bir teyakkuz (uyanıklık) hali ve her gelişmeden emin olma arzusunu beraberinde getirir.

3. Düşüncelerin Kontrol Edilmesi

Bu inanç, kişinin kendi düşüncelerini ve zihinsel imajlarını tamamen kontrol etmesinin mümkün ve gerekli olduğu varsayımına dayanır. Oysa kalbin görevi kan pompalamak, midenin görevi sindirim yapmak olduğu gibi; zihnin görevi de düşünce üretmektir. Bu doğal süreci zorla kontrol etme çabası, kaygıyı artırır.

4. Mükemmeliyetçilik

Her sorunun mutlaka mükemmel bir çözümü olduğu ve her işin hatasız yapılabileceği inancıdır. Mükemmeliyetçi yapıdaki bireyler için küçük hatalar bile felaketle sonuçlanabilecek ciddi durumlardır. Bu inanç, zamanla yoğun kontrol mekanizmalarına ve başkalarına inisiyatif verememe sorununa dönüşür.

5. Abartılmış Tehdit Algısı

Olası bir zararın gerçekleşme ihtimalinin veya şiddetinin gerçek dışı bir şekilde yüksek tahmin edilmesidir. Örneğin; işleri birkaç gün durgun giden bir esnafın, bu durumu doğrudan "iflas edeceği" şeklinde yorumlaması abartılmış bir tehdit algısı örneğidir.

6. Belirsizliğe Tahammülsüzlük

En kritik inanç alanlarından biri olan bu durum; tamamen emin olma ve kesinlik gereksinimidir. Belirsiz durumlarda işlev gösterememe ve beklenmedik değişimlerle başa çıkamama şeklinde görülür. Örneğin, yoğun trafikte randevusuna yetişip yetişemeyeceği belli olmayan birinin yaşadığı yoğun kaygı, bazen agresyona (saldırganlığa) dönüşebilir.

İnanç AlanıTemel Özellik
Düşünce-Eylem KaynaşmasıDüşüncenin eyleme dönüşeceği korkusu
Abartılmış SorumlulukHer şeyden kendini sorumlu tutma
Düşünce KontrolüZihni tamamen yönetme isteği
MükemmeliyetçilikHatasızlık ve kusursuzluk arayışı
Tehdit AlgısıFelaketleştirme ve aşırı risk tahmini
Belirsizliğe TahammülsüzlükKesinlik ve netlik ihtiyacı

Sonuç olarak, mevcut bilimsel literatürdeki bu 6 madde, bazı uzmanlarca daha dar gruplara indirgenerek revize edilse de OKB'nin temelini anlamak için halen en güçlü referanslardır.

Dr. Sabri Burhanoğlu

Etiketler

Obsesif kompülsifTakıntılarObsesyonlarObsesif kompulsif bozukluk neden olurObsesif kompulsif düşünce yapısıObsesif kompulsif bozukluk hakkında

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Dr. Öğr. Üyesi Sabri Burhanoğlu

Yard. Doç. Dr. Sabri Burhanoğlu, tıp eğitimini 1996 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2002 yılında tamamlamış ve ardından aynı yıl Londra King's College Hospital, Luminal Gastroenterology Unitesinde gözlemci olarak görev yapmıştır. Uzmanlık eğitimine ise 2003 yılında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Genel Cerrahi bölümünde başlamış ancak bu alandaki eğitimini kendi isteği ile yarıda bırakmış ve 2004 yılında azi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Psikiyatri uzmanlığı eğitimine başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.