Doktorsitesi.com

Obsesif kompulsif bozukluğu (okb) / takıntı zorlantı hastalığı hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
1 Kasım 2019133 görüntülenme
Randevu Al
Obsesif kompulsif bozukluğu (okb) / takıntı zorlantı hastalığı hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB); halk arasında “takıntı zorlantı” veya “saplantı zorlantı” hastalığı olarak bilinen psikiyatrik bir tablodur. Bu rahatsızlık, kişinin zihnine iradesi dışında gelen, saçma bulmasına rağmen uzaklaştıramadığı yineleyici saplantılı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı yoğun kaygıyı gidermek amacıyla gerçekleştirdiği tekrarlayıcı eylemlerden (kompulsiyonlar) oluşur. Bu eylemler zihinsel, sözel veya davranışsal olabilir ve bireyin günlük yaşamında ciddi bir zaman kaybına yol açar.

Saplantı ve Zorlantıların Temel Özellikleri

Her birey zaman zaman takıntılı düşüncelere sahip olabilir; ancak OKB’de bu düşüncelerin yorumlanma biçimi farklıdır. Hastalar, yanlış otomatik düşüncelerin yarattığı tehlike algısını kendi sorumluluğu veya suçu olarak görme eğilimindedir. Bu durum, kişinin işlevselliğini ve sosyal ilişkilerini bozacak seviyeye ulaşır.

Saplantı ve zorlantıların ortak özellikleri şunlardır:

  • Tamamen irade dışı ortaya çıkarlar.
  • Hastalar başlangıçta bu duruma direnç gösterse de zamanla bu direnç kırılabilir.
  • Korku ve suçluluk duygusunu azaltmak için zorlantılar bir savunma mekanizması olarak kullanılır.
  • Hastalar, eylemlerin doğruluğu veya başarısıyla ilgili hiçbir zaman tam bir güven ve inanç kazanamazlar.

Sık Görülen Takıntı ve Zorlantı Türleri

Klinik gözlemlerde takıntılar ve zorlantılar genellikle bir arada görülür. Bu durumlar zaman içinde yer değiştirebilir veya birden fazla tür aynı anda seyredebilir. Aşağıdaki tabloda yaygın görülen OKB türleri ve bunlara eşlik eden davranışlar özetlenmiştir:

Takıntı TürüZorlantı (Kompulsiyon) Örnekleri
Kirlenme TakıntısıAşırı el yıkama, banyo yapma, dışarıda yemek yememe, temastan kaçınma.
Düzenleme TakıntısıEşyaları simetrik dizme, sürekli hizalama, nesneleri sınıflandırma.
Dinsel TakıntıTekrar tekrar abdest alma, tövbe etme, dinsel mekanlardan kaçınma.
Zarar Verme TakıntısıKesici aletlerden uzak durma, ürünlerin son kullanma tarihlerini aşırı kontrol etme.
Cinsel TakıntıSosyal ortamlardan ve cinsel içerikli sohbetlerden kaçınma.
Biriktirme TakıntısıGereksiz nesneleri atamama, çöp toplama ve saklama.
Kontrol EtmeKapı, doğalgaz veya kilitlerin kapalı olduğundan emin olmak için defalarca bakma.

OKB’de Yanlış Otomatik Düşünceler

OKB hastalarında bir eylemi düşünmek, o eylemi gerçekleştirmekle eş değer algılanır. Bu durum suçluluk duygusunu ve sorumluluk algısını artırır. Hastaların sıklıkla yaşadığı yanlış düşünce kalıpları şunlardır:

  • "Kötü bir şey düşünürsem, bu kesinlikle gerçekleşecek."
  • "Eğer önlem almazsam, sevdiklerimin başına geleceklerden tamamen ben sorumluyum."
  • "Her şey %100 mükemmel değilse rahatlayamam."
  • "Olasılık düşük olsa bile, kötü olay mutlaka benim başıma gelecek."

OKB Nedenleri ve Görülme Sıklığı

Toplumda görülme sıklığı ortalama %2-3 olan bu hastalık, kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür. Genellikle ergenliğin son dönemlerinde tetiklenen OKB'nin gelişiminde şu faktörler rol oynar:

  1. Genetik yatkınlık,
  2. Biyolojik etmenler,
  3. Çevresel faktörler,
  4. Yaşamdaki stresör olaylar.

Tedavi Yöntemleri

Takıntı zorlantı hastalığı, tekrarlayıcı doğası ve depresyonu tetikleme riski nedeniyle profesyonel müdahale gerektirir. Tedavi sürecinde en etkili yaklaşım, ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıdır. Antidepresan kullanımı ile eş zamanlı yürütülen psikoterapi seansları, hastanın yaşam kalitesini artırmada ve semptomları kontrol altına almada en başarılı sonuçları vermektedir.

Psikiyatrist Uzm. Dr. Zengibar Özarslan

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Öğretim Üyesi Dr. Zengibar Özarslan

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.