Doktorsitesi.com

Obezite ve kanser

Op. Dr. İbrahim Çolhan
Op. Dr. İbrahim Çolhan
18 Ağustos 2015279 görüntülenme
Randevu Al
Obezite ve kanser
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite ve Kanser Arasındaki Kritik Bağlantı

Obezite, günümüzde birçok kanser türünün gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalar; özefagus (yemek borusu), pankreas, kolon-rektum, meme (menopoz sonrası), endometrium (rahim içi), böbrek, tiroid ve mesane kanserleri ile obezite arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir. Özellikle rahim ve yemek borusu kanserlerinde, obeziteye bağlı risk artış oranının yüzde 40 seviyelerine ulaştığı görülmektedir.

Gelecek Projeksiyonları ve İstatistiksel Veriler

Amerika Ulusal Kanser Enstitüsü'nün 2007 verilerine göre, obezite kaynaklı 34.000 yeni erkek ve 50.500 yeni kadın kanser vakası tespit edilmiştir. Sağlık ve ekonomi odaklı araştırmalar, obezite artışının bu hızla devam etmesi durumunda 2030 yılında topluma 500.000 yeni kanser vakasının ekleneceğini öngörmektedir.

KriterÖngörülen Etki
2030 Yılı Tahmini Yeni Vaka Sayısı500.000
VKİ'de %1'lik Azalma (Yaklaşık 1 kg)100.000 vakanın engellenmesi
En Yüksek Riskli Kanser TürleriRahim ve Yemek Borusu (%40)

Obezitenin Kanser Gelişimine Etki Mekanizmaları

Obezitenin kanser riskini artırması, vücutta meydana gelen karmaşık biyolojik süreçlerle açıklanmaktadır. Bu süreçler şu şekilde tanımlanmıştır:

  • Hormonal Değişimler: Yağ dokusu vücutta östrojen salgısını artırarak meme ve rahim kanseri riskini tetikler.
  • İnsülin Direnci: Obez bireylerde görülen hiperinsülinemi ve artmış IGF-1 (insülin benzeri büyüme hormonu) seviyeleri, tümör oluşumunda etkin rol oynar.
  • Adipokin Salınımı: Yağ hücreleri (adipokinler) hücre büyümesini etkiler. Obezitede hücre çoğaltan Leptin artarken, kontrolsüz çoğalmayı engelleyen Adiponektin azalır.
  • Tümör Büyütücü Faktörler: Yağ hücreleri, mTOR ve AMP-aktif protein kinazlar gibi tümör büyütücü faktörler üzerinde doğrudan bozucu etkiye sahiptir.
  • Bağışıklık Sistemi ve Oksidatif Stres: Bağışıklık hücrelerinin kontrolsüz salınımı ve antioksidan mekanizmaların yetersiz kalması kanser riskini artırır.

Obezite ve Meme Kanseri İlişkisi

Postmenopozal (menopoz sonrası) dönemdeki obezite, meme kanseri riskini belirgin şekilde artırmaktadır. Bu risk, özellikle hormonal tedavi görmeyen bireylerde ve östrojen-progesteron reseptörü pozitif tümör tiplerinde daha yüksektir. Menopoz sonrası overlerin hormon üretimi durduğunda, yağ dokusu ana östrojen kaynağı haline gelerek kanser oluşumunu potansiyel olarak destekler. 18-50 yaş arasındaki kilo artışı, bu riskin en önemli belirleyicilerinden biridir.

Obezite ve Endometrial (Rahim) Kanser İlişkisi

Fazla kilo ile rahim kanseri arasında tutarlı ve güçlü bir bağ bulunmaktadır. Obez kadınlarda rahim kanseri görülme sıklığı, normal kilolu kadınlara oranla 2 ile 4 kat daha fazladır. Bu durumun temelinde fazla östrojen salınımı, diyabet ve kısıtlı fiziksel aktivite gibi faktörlerin yattığı düşünülmektedir.

Obezite ve Kolorektal Kanser İlişkisi

Yüksek Vücut Kitle İndeksi (VKİ), özellikle erkeklerde kolorektal kanser riskini artırır. Burada en kritik faktör abdominal obezite yani bel çevresi ölçümüdür. Kadınlarda da bel çevresi yağlanması risk artışıyla ilişkilidir ancak bu ilişki erkeklere oranla daha zayıf seyredebilmektedir.

Obezite ve Yemek Borusu Kanseri İlişkisi

Obezite, yemek borusunun adenokanser tipi riskini sağlıklı bireylere göre iki kat artırmaktadır. İlginç bir şekilde, yemek borusu kanserinin diğer türü olan skuamöz kanserlerde obeziteye bağlı bir risk artışı gözlemlenmemiş, hatta bazı çalışmalarda risk azalması saptanmıştır.

Kilo Kaybı Kanser Riskini Azaltır mı?

Kilo kontrolü ve bilinçli kilo kaybı, kanser riskini azaltmada stratejik öneme sahiptir. Gözlemsel çalışmalar; yetişkinlikte düşük kilo alımının kolon, meme ve rahim kanseri riskini düşürdüğünü kanıtlamaktadır.

Özellikle bariatrik cerrahi (obezite cerrahisi) geçiren hastalar üzerinde yapılan araştırmalar, kalıcı kilo kaybının obeziteyle ilişkili kanser oranlarını ciddi şekilde düşürdüğünü göstermektedir. Yaşam tarzı müdahaleleri genellikle %7-10 oranında kilo kaybı sağlarken, bariatrik cerrahi ile bu oran %30 seviyelerine çıkmakta ve daha kalıcı sonuçlar sunmaktadır.

Kaynak: http://www.cancer.gov/cancertopics/factsheet/Risk/obesity

Etiketler

Özefagus kanseriSleeve gastrektomiTüp mideObezite ve kanserObezite ve meme kanseri

Yazar Hakkında

Op. Dr. İbrahim Çolhan

Op. Dr. İbrahim Çolhan

Op. Dr. İbrahim ÇOLHAN, 1980 yılında Adana'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini Adana'da  tamamlamasının ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu tıp eğitimini 2005 yılında tamamlamıştır. 2006 yılında ise Türkiye’nin köklü kliniklerinden biri olan Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Genel Cerrahi Kliniği'nde ihtisas eğitimine başlamıştır. İhtisas eğitimini süresince özellikle onkolojik cerrahi, laparaskopik cerrahi ve meme cerrahisi üzerine yoğun bir cerrahi eğitim sürecinden geçmiştir. 2012 yılında hedef hücreli tedaviler üzerine yapmış olduğu "Ratlarda kolon anostomoz modelinde Sunitinib'in anastomoz iyileşmesine etkisi" başlıklı deneysel uzmanlık tezi ile genel Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.