Doktorsitesi.com

Obezite Cerrahisinden Önce ve Sonra Psikolojik Desteğin Önemi

Op. Dr. Murat Üstün
Op. Dr. Murat Üstün
20 Ocak 2016168 görüntülenme
Randevu Al
Obezite Cerrahisinden Önce ve Sonra Psikolojik Desteğin Önemi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezitenin Psikolojik Boyutları ve Eşlik Eden Rahatsızlıklar

Obezite, fizyolojik etkilerinin yanı sıra depresyon, kaygı bozukluğu ve özgüven problemleri gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıklarla birlikte seyreden kronik bir hastalıktır. Bilimsel veriler, bireylerdeki obezite derecesi arttıkça, bu duruma eşlik eden psikolojik sorunların görülme sıklığının ve şiddetinin de paralel olarak arttığını göstermektedir.

Sosyal Dışlanma ve Beden İmajı Algısı

Obezite ile mücadele eden bireyler, sadece fiziksel görünümlerinden duydukları memnuniyetsizlikle değil, aynı zamanda toplum tarafından uygulanan dışlanma ve ayrımcılıkla da karşı karşıya kalmaktadır. Olumsuz beden imajı algısı ve üst üste gelen başarısız kilo verme denemeleri; kişide öfke, çaresizlik ve depresyon duygularının derinleşmesine neden olmaktadır.

Ameliyat Öncesi Psikolojik Hazırlığın Kritik Önemi

Kilo verme sürecinde cerrahi müdahale aşamasına gelindiğinde, hastaların psikolojik durumu operasyonun başarısını doğrudan etkilemektedir. Psikolojik problemlerle ameliyata giren hastaların, operasyon sonrasında da depresif semptomlar ve beden algısı memnuniyetsizliği yaşama olasılığının %50 oranında devam ettiği bilinmektedir.

Ameliyat Sonrası Memnuniyeti Belirleyen Faktörler

Hastaların cerrahi sonrası memnuniyet düzeylerinde; yaşam tarzları, ameliyata yükledikleri anlam ve beklentilerinin ne kadar gerçekçi olduğu belirleyici olmaktadır. Ayrıca, ameliyat öncesi motivasyon düzeyleri, kaygı ve depresyon seviyeleri, sürecin kalıcı başarısı için kritik unsurlar arasında yer almaktadır.

Psikolojik Değerlendirme Sürecinde İncelenmesi Gereken Hususlar

Ameliyat öncesinde hastaların psikolojik açıdan ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi şarttır. Bu değerlendirme sürecinde özellikle aşağıdaki maddeler üzerinde hassasiyetle durulmalıdır:

  • Yeme davranış bozuklukları (özellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu) varlığı,
  • Depresif veya psikotik bir bozukluğun ya da madde kullanım öyküsünün bulunması,
  • Ameliyatın tüm sosyal ve duygusal sorunlara kesin çözüm olacağına dair gerçek dışı inançlar,
  • Ameliyat sürecindeki zorlukların bilinmemesi veya inkâr edilmesi,
  • Obsesif kompulsif kişilik yapısına sahip olunması,
  • Sosyal destek ağının yetersiz kalması,
  • Aile ve sosyal çevrenin ameliyat sonrası sürece yönelik tutumları,
  • Cinsellikle ilgili karmaşalar,
  • Düşük motivasyon veya kararın çevre baskısıyla alınmış olması.
Değerlendirme AlanıDikkat Edilmesi Gereken Risk Faktörleri
Psikolojik DurumDepresyon, Kaygı, Psikotik Bozukluklar
Yeme AlışkanlıklarıTıkınırcasına Yeme, Davranış Bozuklukları
BeklentilerGerçek dışı hedefler, Zorlukların inkârı
Sosyal DestekYetersiz çevre desteği, Aile tutumları

Yazar Hakkında

Op. Dr. Murat Üstün

Op. Dr. Murat Üstün

Op. Dr. Murat ÜSTÜN, 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Tıp Fakültesi eğitimini 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise SSK Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 1996 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Bu dönemde Türkiye’de yeni yeni başlayan laparoskopik cerrahi konusunda alanında uzman doktorlarla çalışması bu alandaki ilgisini arttırmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.